24.06.2007
|
#10 (permalink)
|
|
Genel Yönetici
Katılma Tarihi: Mayıs 2006
Nereden: Başkent
Mesajlar: 3,601
|
NAZIR BİRAZ BEKLESİN
Atatürk Anafartalar ve Arıburnu zaferlerinden sonra İstanbul'a gelmişti. Ata, Hariciye Nazırını (Dışişleri Bakanı) ziyaret ederek son durum hakkında konuşmak, mütelalarını bildirmek istiyordu. Nezaret binasına gelerek nazır beye haber gönderdi.
- Beklesinler... Buyrulmuş
Atatürk bir hayli beklemiş. Bir aralık kendisinden sonra gelenlerin de kabul edildiklerini farkedince müsteşar muavinine:
- Beyefendi hazretleri galiba beni unuttular, demiş. Müsteşar muavini tekrar içeri girerek Mustafa Kemal'i hatırlatmış ve yine:
- Beklesinler, cevabını almış.
Atatürk ikinci "beklesinler" üzerine dayanamamış ve muavine:
- Sizin nazırınız bütün zamanlarını hep böyle manasız ziyaretler kabul ederek mi geçirir?
Muavin tabii buna bir cevap verememiş, biraz sonra başka bir mevzu açılmış ve konuşmaya başlamışlar. Mevzunun en hareketli anında salon kapısı açılarak bir hademe:
- Mustafa Kemal Bey buyursunlar deyince, Atatürk:
Nedir o? diye sormuş. Nazır beyefendinin kabul edeceğini söylemiş. Mustafa Kemal hademeye:
- Beklesinler... Diyerek dönmüş. Muavin ile olan muhaveresine devam etmiş.
__________________
Kavgadan kaçmış militan gibi
İnkarcıyım artık
Sesimi bırak
Öfkem sıtmalı saatlere
Arka sokaklarımda sana yer yok
Suskun içimdeki şehirler
Ağır geliyor aklım
Ayaklarım taşımıyor içimi
Bir kadeh rakı, iki gözyaşı
Seni tüketiyoruz
Şerefe
Şerefe
şerefe
Satın alacağın silahla vuracağın ilk kişi belki o silahı tasarlayandır;
Savaşta öldüreceğin ilk düşman belki hayatında görüp göreceğin en şahane insandır.
Bu mesajı en son Babacandeniz düzenledi . Düzenleme zamanı: 24.06.2007... 10:33.
|
|
|