30.06.2007
|
#34 (permalink)
|
|
Genel Yönetici
Katılma Tarihi: Mayıs 2006
Nereden: Başkent
Mesajlar: 3,649
|
KENDİNE GÜVEN Yıl: 1921, batı cephesinde: Mustafa Kemal’le görüşmede;
Yunan ordusu kocaman bir canavar gibi Ankara’ya yaklaşmış gözüküyordu. Buna paralel olarak Sakarya’nın doğusunda Türk ordusu da kıvrılarak bu canavarın Ankara’yı yutmasına engel olmaya çalışıyordu. Siyah canavar o kadar kocamandı ki, insana umutsuzluk veriyordu.
- Eğer Ankara’ya gider de bizi geride bırakırsa, ne yaparız? diye sordum.
Korkunç bir kaplan gibi güldü.
- Arkalarından vurarak onları yok ederim.
__________________
Kavgadan kaçmış militan gibi
İnkarcıyım artık
Sesimi bırak
Öfkem sıtmalı saatlere
Arka sokaklarımda sana yer yok
Suskun içimdeki şehirler
Ağır geliyor aklım
Ayaklarım taşımıyor içimi
Bir kadeh rakı, iki gözyaşı
Seni tüketiyoruz
Şerefe
Şerefe
şerefe
Satın alacağın silahla vuracağın ilk kişi belki o silahı tasarlayandır;
Savaşta öldüreceğin ilk düşman belki hayatında görüp göreceğin en şahane insandır.
|
|
|