21 Aralık 1963, yani “Kanlı Noel” bunun en açık ifadesidir. Noel demek Hırıstiyan inancına göre Hz.İsa’nın Doğumunun kutlanması demektir.
Hırıstiyanlık kan dökmeyi, katliam yapmayı emretmiyor. Ama Rumlar tıpkı bir vampir misali liderleri Papaz Makarios’un öncülüğünde Hz.İsa’nın bile doğum yıldönümünde bile insanlık dışı bir davranışla kan döküyorlar.
Araştırmalara göre tarihi kaynaklara göre; “Kıbrıs'ta dinamiti patlatan ilk kıvılcım, 4 Aralık 1963'te Lefkoşe'deki EOKA eylemcisi Markos Dragos'un heykeline konulan bomba oluyor. EOKA bombayı Türkler'in koyduğunu ileri sürüyor. Ardından iki Türk öldürülüyor. Artık ok yaydan çıkmıştır... 24-25 Aralık’taki acı katliama işte böyle başlanıyor.”
Rumlar bu tarihte saldırıya geçerek, Türkler üzerinde müthiş bir soykırıma giriştiler. Sırada Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alay doktoru Elazığlı Binbaşı Nihat İlhan’ın evi de vardı. Eli silahlı gözü dönmüş Rumlar gecenin bir vaktinde evin kapısına dayandılar.
Binbaşı Nihat İlhan, evde yoktu…
18 Aralık günü evden çıkarak Alay’a gitmişti. Günlerce gecelerce eve dönememiş, Gönyeli ve Küçükkaymaklı’daki yaralı Türklerin yaralarını sarıyor, onlara sevgi, şefkat ve şifa dağıtıyordu. Nihat İlhan 6 ay önce Amerika’dan Türkiye’ye dönmüş, Haydarpaşa Askeri Hastanesinde göreve başlamış, çok geçmeden de tayini Kıbrıs’a çıkmıştı. Geldikten 2,5 ay sonra da çocuklarını yanına aldırmış, güvende olsunlar diye Kıbrıslı Türk Ailelerin yanındaki bu evi tutmuştu.
Rumlar kapıya dayandığında, sokaktan gelen yüksek sesteki Rumca konuşmaları duyan Mürüvvet İlhan, çocukları Murat, Kutsi ve Hakan’ı yanına alarak, evin banyosundaki küvetin içine girerler. O sırada evde bulunan ev
sahibi Ferdiye Gudum adlı yaşlı kadın da tuvalete saklanır.
Evin sokak kapısı açılmayınca silahlı caniler tarafından kırılır. İçeri giren Rumlar Binbaşı’nın ailesini banyodaki küvetin içerisinde kurşun yağmuruna tutarlar. Ev sahibi kadını da tuvalette tararlar. Bu baskın sırasında Rifle otomatik mavzerlerle 15, Storn otomatik tabanca ile 12, mavzerlerle 6 olmak üzere toplam 33 el ateş edildiği, şehitlerin vücutlarındaki yaralardan ve duvarlarda hala yeri belli olan kurşunların izlerden anlaşılmaktadır.
Eşinin ve çocuklarının şehit edildiğini Binbaşı Nihat İlhan, ancak 4 gün sonra öğrenecektir.
NİHAT İLHAN ( açıklamaları )
Baba, Binbaşı Nihat İlhan’a bir türlü söylenemiyordu o evde neler yaşandığı.Sonunda kötü haberi alan Nihat İlhan eşini ve çocuklarını son kez
cenazelerini yıkarken gördü…
Daha sonra kendisiyle yapılan bir söyleşide, “ Mürrüvet Hanımın yüzünde buruk bir tebessüm vardı, eşimin ve çocuklarımın vücudundaki kurşun yaralarından hala kan sızıyordu.Ellerimle oralara pamuk tıkadım.Onları ben
yıkadım” diyordu.
Cenazeleri alıp Türkiye’ye gelen Binbaşı İlhan bir daha dönmedi Kıbrıs’a.
Aradan 44 koca yıl geçti.
Nihat İlhan'ın 44 Yıl Sonra Evini Ziyareti
izlemek için
küvetteki resim için
resimi forumda yayınlamak istemedim siz kendiniz oradan bakın