Geri Dön   Forum Ti > Genel Konular > Kadınca > Aile ve Çocuk
Üye Ol Üye Listesi Takvim Forumları Okundu İşaretle

Cevap
 
Konu Araçları
Eski 02.04.2008   #1 (permalink)
 
Asbey  Görüntü Resmi
 
Katılma Tarihi: Mayıs 2007
Nereden: Sürgün |||||||||||||||||||||||
Mesajlar: 1,569
Varsayılan Evlenince "geçer" Demeyin!

Evlenince "geçer" Demeyin!

Sevdiğiyle geleceğe dair büyük umutlar besleyerek evlenen birçok kişi ilk aylardan itibaren hayal kırıklığı yaşıyor. Evliliğe ve evlendiği kişiye ne kadar çok anlam yüklerse hayal kırıklığı o kadar fazla oluyor.



Sonuçta herkesin eksik ve kusurlu bir insan olduğunu görmek canını yakıyor ve büyü bozuluyor yavaş yavaş. Bu tükenişin kökü aslında evliliğin öncesine dayanıyor. Düğün günü yaşanan mutluluğun ömür boyu devam edebilmesi için ondan önce cevap verilmesi gereken iki soru var:



Çocuklarını evlendirmeye karar veren anne-babalar 'Evladım evliliğe hazır mı?', evlenmek isteyen genç de 'Neden evleniyorum?' sorusuna cevap bulmalı. Kişisel Gelişim ve Davranış Bilimleri Uzmanı Fatma Taş, ailelerin sadece yaşına bakarak 'vakit geldi, geçiyor' diye çocuklarını evliliğe zorladığını belirtiyor.



Bilgi, akıl, fizik yapı ve maddî imkânlar açısından evlilik sorumluluğunu üstlenip üstlenemeyeceği çok fazla hesaba katılmıyor.



Çoğu gencin neden evlendiğini tam olarak düşünmediğini söyleyen Fatma Taş, 'Gençler neden evleniyor?' sorusuna şu cevabı veriyor: "Gençler genellikle sevdiği kişiyle mutlu ve huzurlu bir hayat sürme niyetiyle evlendiğini söyler. Rahat etmek, aile baskısından kaçmak, istemediği biri yerine daha makul bulduğu birini seçmek için evlenenler de var. Bazı gençler neden evlendiğinin farkında bile değil. Yaşın geçti, artık evlen, diye ısrar edildiği için etraftan birini seçip evleniyorlar."



Evliliğe hazır olduğuna kanaat getirdikten sonraki en önemli aşama ise eş seçimi. Fatma Taş'a göre, gençler sevdiği kişinin dış görünüşüne, ses tonuna bakıp, iç dünyasını çok fazla anlamaya çalışmadan evlenmeye karar veriyor.



Oysa evlenmeden önce müstakbel eşlerin, hayattan ne beklediğini, yuva deyince ne anladığını, eş olmanın sorumlulukları hakkında ne düşündüğünü, aile içinde hangi görevleri üstleneceğini karşılıklı oturup konuşmaları gerekiyor. Ayrıca, eş olarak birbirlerinin beklentilerine uygun olup olmadıklarını da düşünüp paylaşmaları önemli.



Fatma Taş, birbirini tanıma aşamasında da, evlendikten sonra da çiftlerin sürekli iletişim halinde olmalarının mutlu bir yuva kurmak için çok değerli olduğunu vurguluyor.



'Evlenince geçer' demeyin



İlk günlerde samimi bir iletişim kurulmazsa bir ömür boyu sorun yaşanabileceğini ifade eden Fatma Taş şöyle konuşuyor: "Evlenmeden önce birbirine çok yakın bir ilişki oluyor. Gençler, karşısındakini kırmamak için onun veya ailesi hakkındaki gerçek düşüncelerini söylemekten çekiniyor.



Evlendikten sonra bakıyor ki hayat böyle gitmiyor. Kendini de ifade etmek istiyor. O zaman hayal kırıklığı yaşanmaya başlanıyor. Evlenirken sevgiyle birlikte mantık da olmalı. 'Gerçekten bu insanla evliliği yürütebilir miyim, böyle söyledi; ama ileride arkasından başka bir şey çıkabilir mi, böyle davranıyor; ama buna sürekli tahammül edebilir miyim?' diye sorgulamalı.



'Olsun, evlenince geçer, sonra hallederim' deyip normalde tahammül edemeyeceği durumları kapatan kişi kesinlikle kendisini kandırıyordur. Evlenmeden önce veya sonra bir anlaşmazlık varsa anında konuşarak tedavi yöntemine gidilmeli. Konuşarak halledilmiyorsa büyüklerden bilen kişiden destek alınmalı. Aksi halde zaman içinde birikir ve hiç umulmadık bir anda patlar, yuva dağılır."



Evlenirken önce farklılıklar kabullenilmeli



Herkesin birey olarak kendine has bir dairesi var. Öncelikle oraya sahip çıkmalı, kendini saymalı ve Yaratan'dan dolayı değerli olduğunu bilmeli. Kendine sahip çıkan eşine sahip çıkabilir. Çünkü eşi de yaratıldı ve bu haliyle değerli. Hepimiz farklı karakterlerde dünyaya geldik. Ailemiz, çevremiz farklı.



Evli çiftlerin öncelikle bunu hazmetmesi, saygı göstermesi gerekiyor. Önce o farklılığı kabul etmek gerekiyor; çünkü karşı tarafın da bir doğrusu var. Onun doğrusu sana yanlış gelebilir; ama buna da saygı gösterilmeli. Bu durumda oturup konuşmalı, orta noktayı bulmaya çalışmalı.



Şemsinur Özdemir
__________________

Powered By SerKaN
Asbey Şuanda Forumda Değil   Alıntı yaparak cevapla
Cevap


Şu Anda Konuyu İnceleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları



Şu anki forum saati: 08:17.


cnt hizmet sağlayan firma
ForumTi.com'un yapımı ve yayınlanması CNT'ye aittir.
Sitedeki içerikleri foruma ücretsiz şekilde üye olabilen ziyaretçiler oluşturur. Bu içeriklerin sorumluluğu yazana aittir.
Eğer yasak ve aykırı içerik tespit edilirse site yöneticilerine bu konular bildirilir ve kaldırılır. Site yönetimi haberdar edildiğinde sonuç alınamaz ise servis sağlayıcı CNT'ye bildiride bulunabilirsiniz.
vBulletin® v3.7.2, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd. Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265