|
|
#1 |
![]() Katılma Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 429
Puanı: 18
Rep Puanı: 628
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Astroloji ölçülebilen zaman kadar eskidir. Astroloji kelimesi Astra ve Logos Yunan kelimelerinden türemiştir; yıldız anlamındaki astra ve mantık veya sebep anlamındaki logos. Tam anlamı yıldızlar ve gezegenler tarafından konan öğreti ve kanunları içerir.Evrenimiz çeşitli türden ilginç enerjiler ile doludur. Astroloji bu enerjileri yorumlamamıza yardımcı olur. Astroloji bir din değildir, bundan dolayı da bir şeye karşı inancımızı bırakmak ya da başka bir inanca sahip olmak gibi bir şey yoktur. Astrolojinin çalışması için ona inanmamıza da gerek yoktur aslında. Astroloji; bilim, ön sezi, sihir, matematik, dönüşler ve sembollerin karışımıdır. Gezegenler ve dönemleri üzerinde durmaktadır ve gezegenler gerçektir. Aslında o kadar gerçeklerdir ki tüm hareketleri sabit ve kayıt edilebilirdir. Astroloji sayesinde göksel yörüngeler ve Dünyadaki olaylar arasında paraleller çizebiliriz. Kendi “gelgitli haritalarımız” veya “gezegensel gök günlüklerimize” bakarak kozmik dalgalarda sörf yapmamızı sağlar ve en yolunda olan gelgitten en iyi sonucu nasıl alabileceğimizi gösterir. Önsezilerimizi kuvvetlendirir ve şimdiye kadar bildiklerimizi destekler. Astroloji bir dil ve sembol kümesidir, dünyayı, yaşamı ve kozmosu anlamamıza yardımcı olur. Astrolojik haritanız veya [Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...] doğum günü ve saatinizde, doğum yerinizden gökyüzüne bakış ile hazırlanan kişisel bir haritanızdır. Bu bilgilerden dairesel, saat şeklinde bir diyagram çizilir, bunun içerisinde tüm gezegenler, yıldızlar, küçük gezegenler ve sosyal yaşantınızı etkileyen kuyrukluyıldız bulunmaktadır. Haritanız, tam olarak sizin perspektifinizden evrenin çerçevesini donduran kozmik bir fotoğraf çekimidir. Bu perspektifi hayatınız boyunca taşırsınız. Doğum haritanız sizin ayrıntınızdır – sizin kozmik belgenizdir, bu hayat için “alet kutunuz” içersine konan kullanım kılavuzunuzdur ve bu hayatı en iyi ne şekilde kullanacağınızı öğretir. Dışarıda neler olduğunu görmeniz için yolunuzu renklendiren dairesel lenslerdir. Herkesin bir tane doğum haritası vardır ve ilginç olan şu ki hiç biri bir diğeri ile aynı değildir. Bu bir harita olduğundan dolayı herkeste her şeyden birer tane bulunmaktadır. Profesyonel astrologlar göksel etkileşim teorileri üzerinde durmazlar. Modern astrologlar bunun yerine ortak bir mekanı ve zamanı paylaşan gökyüzünü ve Dünyayı bir olarak tutar ve yorumlar. Etrafımızda büyük kozmik veya göksel olaylar meydana gelmektedir ve Dünyanın ötesinde olanlar (tutulmalar, olaylar dizini vs.) Dünya üzerinde meydana gelen SEBEP yaratan olaylar olarak görülmemektedir, ama bu büyük olaylar AYRICA Dünya üzerinde de meydana gelmektedir. Diğer bir deyişle, Dünyada “sonuç” yaratan hiçbir gökyüzü “sebebi” yoktur. Bunun yerine hem gezegensel hem de dünyevi olaylar sürekli meydana gelmektedir ve bunlar karşılıklı olarak birbirlerini etkilemektedirler. Hiçbiri bir diğerinin sebebi değildir, her ikisi de zamanın ürünüdür, biri yukarıda gökyüzünde meydana gelir diğeri de aşağıda Dünyada. Özetlemek gerekir ise, astroloji gökyüzü dönüşlerinin ve kozmik olayların dünyaya yansıtılmasını ve dünyadaki olayların da gökyüzüne yansıtılmasını inceleyen bir çalışmadır. Astrologlar kozmik gidişatları gezegenlerin ritmik hareketleri olarak görmektedir, bunların günlük yaşamlarımızın karmaşasını aydınlatan büyük yardımları vardır. Astrologların aklı gökyüzünde olabilir ama bunu sadece Dünyada ayaklarını daha sağlam yere basabilmek için yaparlar ASTROLOJİ TARİHİ Astroloji sistemlerinin hepsi ziraat için sabit bir takvim yapma ihtiyacı ile ortaya çıkmıştır; daha sonra zirai “yılın” kendisi dini festivaller ile vurgulanmaya başlamıştır. Bu festivaller yılın en önemli günleri haline gelmiştir, örneğin ekime başlama zamanı veya hayvanları daha yüksek veya alçak yerlere götürme zamanı gibi. Avrupa, Orta Doğu ve Hindistan şu an Irak’ta bulunandan türeyen sistemleri geliştirmişlerdir. Batı astrolojisi Irak’tan Mısır’a, oradan da Yunanistan ve Roma imparatorluğuna geçmiştir. Çin astrolojisi Sarı Nehir etrafından ilerlemeye başladı. Merkezi Amerikan astrolojisi de Maya ve Toltek insanlarından yayıldı ve daha sonra Aztekler tarafından geliştirildi; bunlardan bazıları Yerli Amerikan astrolojisine sızdı, yerli mitler ve yerli gökyüzü gözlemlerinin de Yerli Amerikan geleneği içerisinde rolü büyüktür. Afrika astrolojisi de kumlu veya yumuşak topraklar üzerine yapılmış hayvan işaretleri ile ilgili Mısır ve Güney Afrika çalışmalarını ve ayrıca gökyüzü gözlemlerini de kullanmaktadır. Nors ve Keltik astrolojisi pagan mitlerinin ve güneş hareketlerinin ölçümlerinin bir karışımıdır. Eski insanlar gezegensel hareketlerin sel, iyi ve kötü hasat veya komşu kabileler ile savaş gibi olayların sinyallerini verdiğine inanırdı, bundan dolayı da ardından astrolojinin kehanet özelliği gündeme geldi. Eski astrologlar ufuk üzerinde yükselen veya gökyüzünün üzerinde bulunan gezegenlerin konumunun kişinin potansiyel karakteri ve kaderi üzerinde etkili olduğuna inanırdı. Bu türde bir düşünüş hiçbir zaman “sıradan insanlara” uygulanmadı, sadece kraliyet ailesine ait bebekler veya askeri, dini veya siyasi liderlerin oğullarında kullanıldı. Astrologların günümüze kadar gelen ünü de bu asil burçlardan gelmektedir. 1930 yılında bir İngiliz astrolog ulusal bir gazetede yayınlanacak bir makale için Prenses Margaret’ın doğum haritasını çıkardı ve yorumladı. Bu makale çok ilgi gördü ve editör astrologa halk için de böyle bir şey yapıp yapamayacağını sordu. Yaptı ve gazetedeki astroloji çok tutuldu. Asıl makale de astrolojinin daha detaylı şekilde ilgi çekmesini sağladı. ASTROLOJİNİN ANAHTAR KAVRAM ve TANIMLARI Astrolojinin bütününün tam olarak anlaşılması, aşağıdaki tanımların kişi tarafından tam olarak anlaşılmasına bağlıdır: [Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...] Elementler deneyimin enerji öğeleridir. [Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...] Burçlar temel enerjilerdir ve deneyimlerin belirli özelliklerini vurgulamaktadırlar. [Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...] Gezegenler enerji akışını düzenler ve deneyimlerin boyutlarını temsil ederler. [Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...] Evler, belirgin enerjilerin en kolay şekilde ifade edildiği ve en direkt şekilde uygulandığı deneyim alanlarını temsil etmektedir. [Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...] Görünümler dinamizmi, deneyimlerin yoğunluğunu ve ayrıca bireysel anlamda enerjilerin nasıl etkileşim içerisinde olduğunu açığa çıkarır. Bu sayılan beş unsur detaylı kozmik psikolojiyi etkilemektedir ve astroloji adı verilen enerji dilinde sonuç veren kombinasyonların sanatıdır. Bu faktörler şu şekilde birleştirilmektedir: Deneyimin belirli bir boyutu (belirli bir gezegen ile belirtilmektedir) bireyin doğum haritasında herhangi bir değişme olmadan burcun işareti ile renklenmektedir. Bu kombinasyon sonucunda kişisel ifade ve önemli ihtiyaçlar dile getirilmektedir. Gezegenin ev konumu ile gösterilen deneyim alanındaki boyut ile kişi yüz yüze gelecektir. Ve her ne kadar belirli bir gezegen-burç kombinasyonu olan birinde ortaya çıkan deneyimin boyutunu ifade etme veya yerine getirme söz konusu olsa da o gezegen ile ilgili görünümler kişinin ne kadar kolay ve uyumlu şekilde kendini ifade edeceğini ve ihtiyaçlarını karşılayacağını açığa çıkaracaktır. DOĞUM HARİTASI Doğum haritası, doğum anında Dünyamız etrafındaki alanı haritalama yöntemidir. Doğum haritası, doğum anında çekilmiş kozmos resmidir, bir nevi kozmos portresidir. Her şeyin hareket halinde olduğunu biliriz. Gezegenler Güneşin yörüngesinde farklı hızlarda yavaşça hareket ederler, bunun yanında Dünya da 24 saatlik süre içerisinde kendi etrafında bir dönüşünü tamamlar. Bir gün içerisinde Dünyanın dönüşü esnasında bizler de 360°’lik Zodyak’a ([Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...]) tabii oluruz. Doğum haritası da kozmik saati durduran ve zaman durmuşçasına evreni yakalayan bir diyagram ya da resimdir.Doğum haritası sizin bireysel kozmik portreniz ya da kimliğinizdir. Kim olduğunuz ve ne olacağınız konusunda evrenin size söyledikleridir. Geleceğin tohumları her zaman şimdiki zamanda gizlidir, ama onları okuyabiliyor muyuz? Bu tamamen astroloji çalışması ile ilgilidir: yani zamanın burçlarının okunması ve bizler ile ilgili olarak bugün ve gelecek hakkında söylediklerinin dinlenmesi. Sizin kozmik portreniz herhangi bir zamanda hep hazırdır. Doğumunuz esnasında Güneşin bulunduğu burç (örneğin; Koç, Boğa veya İkizler) profesyoneller tarafından aranılan faktörlerden sadece birisidir. Doğum günü ve yılınıza ilave olarak pek çok profesyonel doğum saatini ve yerini de kullanmaktadır. Doğum tarihi, yılı, saati ve yeri doğru zaman ve yerde hesaplamaların yapılması için gereklidir. Bu bilgilerin verilmesi ile bir astrolog doğum haritası denen haritayı (horoskop) hazırlayabilmektedir. Doğum haritalarının her birinde Güneş, Ay ve [Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...] (Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün ve Pluto) kesin konumları bulunmaktadır. Bu gezegenler daha sonra doğum kartı denen dairesel diyagramlara yerleştirilmektedir. Bu kart, sizin doğum anınızda doğduğunuz yerden görünen gökyüzünün minyatür bir diyagramıdır. Haritanın veya MC’nin (Başucunun) en üstünde tam üstteki Zodyak bölümüdür, haritanın veya IC’nin (Ayakucu) alt kısmı da ayağınızın altındaki ve Dünyanın diğer tarafındaki bölümdür. Kartın en sol tarafındaki yükselen veya yükselen burçtur – doğum anında ufukta beliren veya yükselen Zodyak bölümü. Karşısında, haritanın sağ tarafında alçalan bulunmaktadır. Bu Zodyak'ın yerleştiği yerdir. Bu dört nokta – yükselen ( ), alçalan ( ), başucu ( ) ve ayakucu ( ) – astrologlar için çok önemlidir. Bunlar çok hassas noktalardır.AY ASTROLOJİSİNİ ANLAMAK Yaşamın merkezi ve kaynağı olan Güneş Dünyada iken, aslında sadece Güneş ışığının ve ısısının yansıması yalnız başına ayın etkisine cevap veren değişim ve gelişimi tetiklememektedir. Günlük yaşantılarımızda astrolojik bilgilerin kullanılması bizi geliştirecek ve destekleyecektir, buna Dünyadaki tüm yaşayan canlıların gelişimini destekleyen ay dönüşlerini de ekleyin. Yaşamın başlangıcından beri Dünyanın gökyüzünde iki eşi bulunmaktadır; Güneş ve Ay – bugüne kadar devam eden iki farklı ritim oluşturmuşlardır: ısı ve ışık dokusu ve mevsimlerin oluşturulması ile Güneş; suları alçaltan ve yükselten ve hayatın beslendiği Ay. Günlük yaşamlardaki ay dönüşleri ve korelasyonları, Ay Astrolojisinin temelini oluşturmaktadır. Ay Evreleri ![]() Yeniay (Birinci Çeyrek)Birinci çeyrek Yeniay ile başlar, Güneş ve Ay birleşmiştir (Güneş ve Ay aynı Zodyak işaretinin aynı derecesinde bulunmaktadır). Ay ilk bakışta fark edilemez çünkü Güneş ile birlikte yükselmektedir. Yeniay süreci; gelişimleri destekleyen, faaliyetlerin gerçekleştirildiği ve fikirlerin üretildiği yeni başlangıçlar zamanıdır. İlk çeyrek aynı zamanda olayların filiz verdiği ve ortaya çıktığı zamanlardır; başlangıçlar zamanı ve zahiren faaliyete yönelim. ![]() İlkdördün (İkinci Çeyrek)İkinci çeyrek, Yeniay ve Dolunay arasındaki yolunda yarısında başlar, Güneş ve Ay birbirlerinden doksan derece uzaklıktadır. Yarım Ay öğlen saatlerinde yükselmeye başlar ve gece yarısında yerini bulur, bundan dolayı da gecenin ilk yarısında batı semalarında rahatlıkla görülmektedir. İkinci çeyrek; yükseliş, gelişim ve mevcut olan varlıkların yerlerinden oynama zamanıdır. ![]() Dolunay (Üçüncü Çeyrek)Üçüncü çeyrek Dolunay ile başlar, Güneş Ay’ın tam karşısındadır ve tüm ışığı Ay’ın tüm yüzeyi üzerinde parlamaktadır. Dolunay, gün batımında doğu semalarında yükselmeye başlar ve her akşam biraz daha yükselir. Dolunay; aydınlatma, gerçekleştirme, tamamlama, iç planlama, kargaşa ve duygusal anlatımları desteklemektedir. Üçüncü çeyrek; ifadelerin bütünlüğünün olgunlaştığı, gerçekleştiği ve fark edildiği zamandır. ![]() Sondördün (Dördüncü Çeyrek)Dördüncü çeyrek Dolunay ve Yeniay arasındaki yolun yarısında başlar, Güneş ve Ay arasında tekrar doksan derecelik veya kare açı bulunmaktadır. Bu alçalan Ay gece yarısında yükselir ve gecenin ilk yarısında doğu semalarında görülebilmektedir, Güneşin doğuşu gibi tepe noktasına ulaşır. Dördüncü çeyrek; parçalanma, tekrar yapılanma ve yansıma zamanıdır.
__________________
Bilginin efendisi olmak istersen, çalışmanın kölesi olmalısın. ![]() (Honore de Balzac) |
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| astrolojiye, giriş |
| Şu Anda Konuyu İnceleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|