Geri Dön   Forum Ti > Kültür Sanat > Tarih > Atatürk
Üye Ol Üye Listesi Takvim Forumları Okundu İşaretle

Cevap
 
Konu Araçları
Eski 24.06.2007   #31 (permalink)
Sadece Ben.....
 
Duygusuz  Görüntü Resmi
 
Katılma Tarihi: Mar 2006
Nereden: Görmek istediğin yerde :)
Mesajlar: 2,921
Varsayılan

ALMANYA GEZİSİNDEN BİR ANISI
Aralık 1917
...
Alsas'ta bir gece Vali'nin evine davet edildik. Güzel, geniş bir salondayız; Vahdettin, vali ile bir masada oturuyor ve konuşuyor gibiydi. Ben salondakileri inceleyerek geziniyordum. Bir aralık Vahdettin beni bulunduğu masaya davet etti, gittim. Vali Vahdettin'e bir soru sormuş. Vahdettin bazı cevaplar vermiş, fakat verdiği cevapları benim tarafımdan teyit ettirmeye lüzum görerek demiş ki:

- Cephelerde bulunmuş, memleketi tanıyan bir kumandan yanımdadır, isterseniz onu da dinleyiniz.

- Veliahda söz konusu meselenin ne olduğunu sordum:

- Ermeniler! dedi.

Alman Valisi, Ermenilerin çok iyi niyet sahibi olduğundan, Türklerin Ermenilere karşı feci tecavüzlerde bulunduğundan, fakat Ermenilerin bu tarzda harekete müstahak olmadığından bahsetmiş. Misafiri olduğumuz dost ve müteffik Almanya milletinin yüksek bir valisinin, müstakbel Türkiye padişahı ile kemali ciddiyetle bu konu üzerine konuştuğunu anladığım zaman hayrette kaldım. Naci Paşa, Vahdettin ağzından:

- Bu kumandan temas ettiğiniz konuları iyi bilir, sizi aydınlatacak cevaplar verecektir, dedi.
Valiye dedim ki:

- Türkiye'nin veliahdı ile Almanya'nın, mutena bir bölgede kıymetli olduğuna şüphe etmediğim bir valisinin bulabildiği konuşma zemini beni hayrete düşürdü. Evvela sizden şunu anlamak istiyorum: Müttefikiniz olan ve ittifak uğrunda maddi manevi tekmil mevcudiyetini mahveden Türkiye'ye karşı, tarihin bilmem hangi devrinde mevcut olduğunu iddia eden ve bu mevcudiyeti ihya etmek için dünyayı aldatmaya çalışan Ermeniler lehine konuşmak fikri size nereden geliyor?

Bize dair pek eksik bilgi sahibi olduğunu anladığım ve bütün fedakârlıklarımıza karşılık, halâ Türkiye topraklarında bir Ermeni hakkı olabileceği zehabında bulunan bu Vali ile alay edercesine konuşmaktan kendimi alamamıştım. Muhatabım, derhal bütün söylediklerinin en nihayet işittikleri olduğundan ve dava sahibi olmaktan uzak bulunduğundan bahsederek beni tatmine kalkıştı. Konuşmayı bitirmek için kendisine:

- Veli hazretleri, dedim, biz cepheler dolaşan bir heyetiz; buraya Ermeni meselesi konuşmak için değil, fakat müttefikimiz olan ve kendisine dayanmakta olduğumuz Alman ordusunun hakiki vaziyetini anlamaya geldik; onu anladık, kâfi bir vukuf ile memleketimize dönüyoruz.
Vali Vahdettin'i ve bizi sofraya davet etti.
...
__________________
...Anladım ki;
Kelimelerin bittiği yerde sen başlıyordun





Duygusuz Şuanda Forumda Değil   Alıntı yaparak cevapla
Bu mesaj için Duygusuz kişisine teşekkür edenler:
Babacandeniz (24.06.2007)
Eski 30.06.2007   #32 (permalink)
Genel Yönetici
 
Babacandeniz  Görüntü Resmi
 
Katılma Tarihi: Mayıs 2006
Nereden: Başkent
Mesajlar: 3,621
Varsayılan

“BEN EĞİLMEM”
Mustafa Kemal’in çocukluk arkadaşı Asaf İlbay, okula devam ettiği günlere ait iki anısını şöyle anlatır:
“Evimizin bahçesi büyüktü. Sık sık mahalle arkadaşları toplanır ve o zamanlar Selanik’de pek moda olan “mancık” oyunu oynardık. Bu bir çeşit “birdirbir” oyunu idi. Bir kişi eğiliyor, diğerleri sıra ile üzerinden atlıyorlardı. O, oyuna katılmazdı, ama seyrine de bayılırdı. Hele içimizde düşenler filan olursa, keyfine son olmazdı. Bir gün kararlaştırdık. Yaka paça zorla oyuna soktuk. Sıra ile hepimizin üzerinden atladı ve sıra kendisine gelince, eğilmeden dimdik durdu ve:
- Haydi atlayın! dedi.
Biz başını yere doğru eğmesi için ısrar ettikçe o:
- “Ben eğilmem” böyle atlarsanız atlayın, diyordu.
Bir türlü razı edemedik.
__________________

Kavgadan kaçmış militan gibi
İnkarcıyım artık

Sesimi bırak
Öfkem sıtmalı saatlere
Arka sokaklarımda sana yer yok
Suskun içimdeki şehirler

Ağır geliyor aklım
Ayaklarım taşımıyor içimi
Bir kadeh rakı, iki gözyaşı
Seni tüketiyoruz
Şerefe
Şerefe
şerefe


Satın alacağın silahla vuracağın ilk kişi belki o silahı tasarlayandır;

Savaşta öldüreceğin ilk düşman belki hayatında görüp göreceğin en şahane insandır.
Babacandeniz Şuanda Forumda Değil   Alıntı yaparak cevapla
Eski 30.06.2007   #33 (permalink)
Genel Yönetici
 
Babacandeniz  Görüntü Resmi
 
Katılma Tarihi: Mayıs 2006
Nereden: Başkent
Mesajlar: 3,621
Varsayılan

SÖYLEDİĞİNİ YAPARDI!..
Kurtuluş savaşına başladığı sırada Atatürk’e dediler ki :
- Nasıl mümkün olur? Ordu yok!
Atatürk hemen cevap verdi:
- Yapılır!
- İyi ama, bunun için para lazım... O da yok ?
- Bulunur!..
- Diyelim ki bulduk, düşmanlarımız hem büyük, hem de çok!
- Olsun, yenilir!..
O, dediklerinin hepsini yaptı . Yapamayacağı şeyi asla vadetmedi. Bir devlet şefinin kendisini millete sevdirebilmesi için belki ilk şart bu değil midir?
__________________

Kavgadan kaçmış militan gibi
İnkarcıyım artık

Sesimi bırak
Öfkem sıtmalı saatlere
Arka sokaklarımda sana yer yok
Suskun içimdeki şehirler

Ağır geliyor aklım
Ayaklarım taşımıyor içimi
Bir kadeh rakı, iki gözyaşı
Seni tüketiyoruz
Şerefe
Şerefe
şerefe


Satın alacağın silahla vuracağın ilk kişi belki o silahı tasarlayandır;

Savaşta öldüreceğin ilk düşman belki hayatında görüp göreceğin en şahane insandır.
Babacandeniz Şuanda Forumda Değil   Alıntı yaparak cevapla
Eski 30.06.2007   #34 (permalink)
Genel Yönetici
 
Babacandeniz  Görüntü Resmi
 
Katılma Tarihi: Mayıs 2006
Nereden: Başkent
Mesajlar: 3,621
Varsayılan

KENDİNE GÜVEN
Yıl: 1921, batı cephesinde: Mustafa Kemal’le görüşmede;
Yunan ordusu kocaman bir canavar gibi Ankara’ya yaklaşmış gözüküyordu. Buna paralel olarak Sakarya’nın doğusunda Türk ordusu da kıvrılarak bu canavarın Ankara’yı yutmasına engel olmaya çalışıyordu. Siyah canavar o kadar kocamandı ki, insana umutsuzluk veriyordu.
- Eğer Ankara’ya gider de bizi geride bırakırsa, ne yaparız? diye sordum.
Korkunç bir kaplan gibi güldü.
- Arkalarından vurarak onları yok ederim.
__________________

Kavgadan kaçmış militan gibi
İnkarcıyım artık

Sesimi bırak
Öfkem sıtmalı saatlere
Arka sokaklarımda sana yer yok
Suskun içimdeki şehirler

Ağır geliyor aklım
Ayaklarım taşımıyor içimi
Bir kadeh rakı, iki gözyaşı
Seni tüketiyoruz
Şerefe
Şerefe
şerefe


Satın alacağın silahla vuracağın ilk kişi belki o silahı tasarlayandır;

Savaşta öldüreceğin ilk düşman belki hayatında görüp göreceğin en şahane insandır.
Babacandeniz Şuanda Forumda Değil   Alıntı yaparak cevapla
Eski 30.06.2007   #35 (permalink)
Genel Yönetici
 
Babacandeniz  Görüntü Resmi
 
Katılma Tarihi: Mayıs 2006
Nereden: Başkent
Mesajlar: 3,621
Varsayılan

EFKARI YOKLAMAK
Bir gün sohbetin ilerlediği bir zamanda, Atatürk bir ara şu suali sordu:
- "Ben artık cumhurbaşkanlığından çekilmek, parti başkanı olarak çalışmak istiyorum.
Siz ne dersiniz?"
Ata bu soruyu sorarken etrafında bulunanların teker teker yüzüne bakıyordu. Herkes sorunun kendisine yöneltildiğini sanmış; şaşkınlık içine düşmüştü, rahmetli Rıfat Bey'de böyle sanarak cevabın akıbetini hiç düşünmeden;
- "Muvafık efendim" deyi verdi.
Birden yüzündeki yumuşak ifade silinen Atatürk sert bir şekilde ona doğru baktı ve sonra merhum Ziya Bey'e döndü onun cevabını bekledi. Fakat Ziya Bey;
- "Efendimiz bilir!" diyerek işin içinden sıyrıldı. İmtihan sırası bana gelmişti.
- "Henüz göreviniz bitmemiştir. İnkılâplar tamam olmamıştır. Tamam olunca biz size (artık çekil, istirahat et) deriz, inkılâp yarım bırakılmaz!" cevabını verdim. Gülümsedi.
- "Zaten ben de bunun için henüz bırakmak istemiyorum" dedi. Maksadı efkarı yoklamaktı.
Babacandeniz Şuanda Forumda Değil   Alıntı yaparak cevapla
Eski 02.07.2007   #36 (permalink)
Kovuldu
 
Katılma Tarihi: Şub 2007
Nereden: istanbul
Yaş: 21
Mesajlar: 109
Varsayılan Sabiha Gökçen'den bir hatıra..

Gazi, çiftliğinde dolaşıp hava alırken oldukça yaşlı bir kadına rastladı.
Atatürk attan inerek bu ihtiyar kadının yanına sokuldu.
- Merhaba nine.
Kadın Ata'nın yüzüne bakarak hafif bir sesle;
- Merhaba dedi.
- Nereden gelip nereye gidiyorsun?
Kadın şöyle bir duralayıp,
- Neden sordun ki, dedi. Buraların saabısı mısın? Yoksa bekçisi mi?
Paşa gülümsedi.
- Ne sahibiyim ne de bekçisiyim nine. Bu topraklar Türk milletinin malıdır.
Buranın bekçisi de Türk milletinin kendisidir. Şimdi nereden gelip nereye gittiğini söyleyecek misin? Kadın başını salladı.
- Tabii söyleyeceğim, ben Sincan'ın köylerindenim bey, otun güç bittiği, atın geç yetişdiği, kavruk köylerinden birindeyim. Bizim muhtar bana bilet aldı trene bindirdi, kodum Angara'ya geldim.
- Muhtar niçin Ankara'ya gönderdi seni?
- Gazi Paşamızı görmem için. Başını pek ağrıttım da... Benim iki oğlum gavur harbinde şehit düştü. Memleketi gavurdan kurtaran kişiyi bir kez görmeden ölmeyeyim diye hep dua ettim durdum. Rüyalarıma girdi Gazi Paşa. Bende gün demeyip mıhtara anlatınca, o da bana bilet alıverip saldı Angaraya, giceleyin geldimdi. Yolu neyi de bilemediğimden işte ağşamdan belli böyle kendimi ordan oraya vurup duruyom bey.
- Senin Gazi Paşa'dan başka bir isteğin var mı? Kadının birden yüzü sertleşti.
- Tövbe de bey, tövbe de! Daha ne isteyebilirim ki... O bizim Vatanımızı gurtardı. Bizi düşmanın elinden kurtardı.Şehitlerimizin mezarlarını onlara çiğnetmedi daha ne isteyebilirim ondan?Onun sayesinde şimdi istediğimiz gibi yaşıyoruz. Şunun bunun gavur dölünün köpeği olmaktan onun sayesinde kurtulmadık mı?Buralara bir defa yüzünü görmek, ona sağol paşam! Demek için düştüm.Onu görmeden ölürsem gözlerim açık gidecek. Sen efendi bir adama benziyon, bana bir yardım ediver de Gazi Paşayı bulacağım yeri deyiver. Atatürk'ün gözleri dolu dolu olmuştu, çok duygulandığı her halinden belliydi.
Bana dönerek,
- Görüyorsun ya Gökçen, işte bu bizim insanımızdır... Benim köylüm, benim vefalı Türk anamdır bu. Attan indim. Yaşlı kadının elini tuttum anacığım dedim, sen gökte aradığını yerde buldun, rüyalarını süsleyen, seni buralara kadar
koşturan Gazi Paşa yani Atatürk işte karşında duruyor. Köylü kadın bu sözleri duyunca şaşkına döndü. Elindeki değneği yere fırlatıp, Atatürk'ün ellerine sarıldı. Görülecek bir manzaraydı bu.Ikisi de ağlıyordu. Iki Türk insanı biri kurtarıcı, biri kurtarılan, ana oğul gibi sarmaş dolaş ağlıyorlardı. Yaşlı kadın belki on defa öptü atanın ellerini. Ata da onun ellerini öptü. Sonra heybesinden kücuk bir paket çıkarttı. Daha doğrusu beze sarılmış bir köy peyniri. Bunu Atatürk'e uzattı;
- Tek ineğimim sütünden kendi ellerimle yaptım Gazi Paşa, bunu sana hediye getirdim. Seversen gene yapıp getiririm. Paşa hemen orada bezi açıp peyniri yedi. Çok beğendiğini söyledi. Sonra birlikte köşke kadar gittik.
Oradakilere şu emri verdi;
"Bu anamızı alın burada iki gün konuk edin. ( "***** da al git" diyenler var artık zamanımızda )
Sonra köyüne götürün. Giderken de kendisine üç inek verin benim
armağanım olsun."
togephi Şuanda Forumda Değil   Alıntı yaparak cevapla
Eski 04.07.2007   #37 (permalink)
 
Katılma Tarihi: Mar 2007
Nereden: İŞTE BURADAN
Yaş: 31
Mesajlar: 31
Varsayılan


Çanakkalede ne işin var



Cumhuriyet'in ilânindan sonra, Istanbul'da bir resepsiyon verilir.
Tüm dunya ülkelerinin elçileri ve ataşeleri de davet edilir.
Davet guzel bir sekilde devam etmektedir, fakat İngiliz ataşesi olan Binbaşının bakışları Mustafa Kemal'in gözünden kaçmaz. Bütün davet boyunca kendisine dik dik bakmıştır ve bakmaya devam etmektedir. Ne olduğunu öğrenmek için yaverini gönderir.
Yaver Mustafa Kemal'e şöyle der:

- Paş**; kendisine neden ters bir tavır takındığını sordum, o da bana Mustafa Kemal'in Çanakkale'de babasını öldürdüğünü söyledi.
Bunun uzerine Mustafa Kemal şöyle der:
- GİT SOR BAKALIM BABASININ ÇANAKKALE'DE NE İŞİ VARMIŞ ?
__________________
Atın iyisine DORU,
Yiğidin iyisine DELİ derler.


Bu mesajı en son Babacandeniz düzenledi . Düzenleme zamanı: 25.11.2007... 22:06. Sebep: reklam yapma dimi:)
kelleci39 Şuanda Forumda Değil   Alıntı yaparak cevapla
Cevap


Şu Anda Konuyu İnceleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Atatürk= staticiation Atatürk 2 16.06.2007 01:36
Atatürk... simyaci66 Video Klipler 1 22.08.2006 21:10
Atatürk Bard Video Klipler 2 22.08.2006 16:43
1 Atatürk resminde 2500 Atatürk fotografı GeCKo Atatürk 0 28.05.2006 20:15


Şu anki forum saati: 22:17.


cnt hizmet sağlayan firma
ForumTi.com'un yapımı ve yayınlanması CNT'ye aittir.
Sitedeki içerikleri foruma ücretsiz şekilde üye olabilen ziyaretçiler oluşturur. Bu içeriklerin sorumluluğu yazana aittir.
Eğer yasak ve aykırı içerik tespit edilirse site yöneticilerine bu konular bildirilir ve kaldırılır. Site yönetimi haberdar edildiğinde sonuç alınamaz ise servis sağlayıcı CNT'ye bildiride bulunabilirsiniz.
vBulletin® v3.7.2, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd. Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259