|
|
#1 (permalink) |
|
Hαkkıм∂α ßiLqin Yoxα.. Fikяinde OLмαsıη!
![]() Katılma Tarihi: Şub 2007
Nereden: SewnHill =)
Yaş: 20
Mesajlar: 3,203
|
Soru : Birçoğumuzun bütün gün, bâzılarımızın da sadece namaz sonlarında ellerimizde bulundurduğumuz iplere dizili tanelere tesbih diyoruz. Tesbihin doğru adı (Sübha)’dır. Yâni kendisiyle tesbih edilen taneler demektir. Sübha, galat-ı meşhuruyla tesbih, Resûlüllah Aleyhisselâm zamanında mevcut değildi. Bu itibarla, Resûl-i Ekrem Hazretleri iplere dizili şekilde tesbihlerden kullanmamış; zamanında böyle bir tesbih yapımı da gelişmemiştir. Bunu sahih hadîs kitaplarında geçen kayıtlardan açıkça anlamaktayız... O hâlde tesbih neden, nasıl doğmuştur? Cevap : Âyet-i kerîmede, sabah ve akşam Rabbimizi tesbih etmemiz emredilmektedir. Hadîs-i şerifte ise her namazdan sonra otuz üçer defa tesbih, tahmid ve tekbir etmemiz tavsiye edilmektedir. Demek ki, mü’minler için bir zikir sayısı bahis mevzuudur. Otuz üçer defa Rabbini tesbih, tahmid ve tekbirle yâd edeceklerdir. Bu sayı nasıl bilinecek, ne ile tesbit edilecektir? Bunun cevabını hadîs kitaplarında bulabilmekteyiz. Ebû Dâvud, Tirmizî, Nesâî ve Hakîm’in kaydına göre Resûl-i Ekrem Efendimiz bu zikirlerini parmak eklemleriyle yapardı. Yâni sağ elinin parmaklarını, tesbih sayısını tesbit için kullanırdı. Nitekim muhacir bir kadına tesbihlerini sayma hususunda fikir veren Efendimiz: — Parmaklarının eklemleriyle tesbihlerini say. Çünkü parmaklar âhirette ne iş yaptıklarından sual olunacaklar, onlar da tesbih ettiklerini söyleyeceklerdir, buyurmuştur. Demek ki Resûl-i Ekrem Efendimiz parmakları tesbih esnasında kullanmış, böyle tavsiyelerde de bulunmuştur. Ancak yine sahih eserlerin kaydından anlamaktayız ki, ashabtan birçoğu zeytin çekirdeği, ufak taşlar gibi maksada yardım eden şeyleri ceplerine, keselerine doldurup tesbih sayısını tesbitte kullanmışlar, Resûl-i Ekrem Hazretleri de bunları menetmemiştir. Nitekim Hazret-i Ebû Hüreyre’nin bir ipe birçok düğüm düğümleyip tesbih yerine kullandığı, Hazret-i Safiyye validemizin bir zenbil içine çakıltaşları koyup zikir ve tesbih için kullandığı Resûl-i Ekrem Efendimiz’in bilgisi dahilinde olmuş, bunlara mani olmamıştır. Demek ki Müslümanlar baştan tesbih yerine parmaklarını, yahut çakıltaşlarını veya ipe sarılmış düğümleri kullanmışlar. Bu hâl, ikinci hicrî asra kadar devam etmiştir. ikinci asır başlarında ise bugünkü tesbihlerin geliştirilerek kullanılmaya başlandığını görmekteyiz. Uzun tesbihlerden bahseden o günkü Arab şâiri Ebû Nüvas hapishanede yazdığı şiirinde “tesbih kolumda, mushaf boynumda” diyerek tesbihlerin kullanılmaya başlandığını anlatmaktadır. Nitekim üçüncü asrın velîsi Cüneyd-i Bağdadî’ye tesbih kullanma sebebini sormuşlar : — Sen bunca fazîlet ve meziyetlerine rağmen tesbih kullanıyorsun, bu nasıl olur? Şöyle cevap vermiş: — Bu tesbih, beni Rabbime ulaştıracak zikrimin vesilesinden başka bir şey değildir. (Risâle-i Kuşeyriyye). Yine aynı zamanın velîlerinden Ebû Müslim Havlânî’nin de tesbih kullandığı, âlimlerin buna ses çıkarmadıkları anlaşılmaktadır. Müslümanlar arasında beşinci asırda şâyi olan tesbih kullanma âdetinde şu iki şıkkı hatırlamalıyız: 1 — Resûl-i Ekrem Efendimiz tesbih ve zikirlerini parmaklarıyla yapmış, bunu tavsiye buyurmuştur. Ama diğerlerini menetmemiş, mani olucu beyanda bulunmamıştır. 2 — Parmakların yaptıklarından sual olunacaklarını da bildirmiştir. Böylece tesbih çeken parmaklar, yine gayelerine uygun hareket etmiştir. Zira eldeki tesbih kendiliğinden dönmez, parmakların döndürmesi gerekir. Tesbihi çeken parmaklar vazifelerini yine ifa etmiş olurlar. Demek ki, isteyen, şaşırmayan parmaklarıyla tesbih ve zikrini yapar, dileyen de tesbih kullanır; ipe dizili tanelerle ibadetini kolaylaştırır.
__________________
CooLmanJR Copyright © 2005-2008 ²¹°¹ ³²¹³ °¹²¹³ ¹³ I'm Not SuperMan, He Is MyBrother! Gülünç Olmaya Başladı Burası (= Buyrun Buradan Yakın ; Destek Yok Köstek War (: Ne Mutlu TÜRK'üm Diyene!..
|
|
|
|
| Bu mesaj için CoolmanJr kişisine teşekkür edenler: |
maniac1071 (18.05.2007)
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Ziyaretçi
Mesajlar: n/a
|
yemek , içmek, ilişkiye girmek bütün dilerde var. Ne alaka diyebilirsin ama şöyle diyeyim Araba tüm insanlar için lazım birşeydir bunun dinle alakası olmaz.
Bilgisayar her inanca aittir bunun içinde ataist ,hindu, kerkumist, hristiyan, yahudi müslüman falan filan. bu kadarınıda anladınmı. Rakamlar her insan için gereklidir çünkü sayı sayarız bir.,iki,üç falan bunları saymanın belli kuralı vardır 1den üçe atlayamazsın buraya kadarınıda anladın. Allah bize bir akıl vermiş ve demişki beni zikir edin her namazxdan sonra 33 defa sırası ile SübhanallahElhamdülilllah,Allahu Ekber deriz lakin bunları derken 33 geldiğimizde şaşırabiliriz ne tekim onumu zikir edecez hem zikir edip hemde beynimizi saymak içinmi kullanacağız hayır bu vesile ile sayımızı unutmamak için tesbihleri kullanırız bunu diğer dinlerde kullanabilir. Bunu buraya yazmanın hiç manası ve gereği yok . Mesela onlarda Allah'a inanır lakin Dinleri değiştirilmiştir. Onlarla ortak yanlarımız mutlaka olmalı , İtikat hariç |
|
![]() |
| Şu Anda Konuyu İnceleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Digital haçlı seferi nasıl başladı | CoolmanJr | Tarih | 1 | 10.09.2007 09:29 |
| dvd çekme:S | nerde | TAMindir Tam Destek | 6 | 29.04.2007 13:54 |
| Tesbih çekmek sünnettir | The Answer | İslamiyet | 0 | 12.03.2007 17:02 |
| Osmanlı’da kayık ve kürek yarışları, ne zaman, nasıl başladı? | The Answer | Tarih | 0 | 24.01.2007 09:17 |
| format çekme | BASHiBOSH | Donanım | 0 | 19.02.2006 12:57 |