Geri Dön   Forum Ti > Eğitim > Liseler
Üye Ol Üye Listesi Takvim Forumları Okundu İşaretle

Liseler Ödevleriniz, E-Kitap Arşivi Ve Soru Bankası...

Cevap
 
Konu Araçları
Eski 14.03.2007   #1 (permalink)
The Answer
Ziyaretçi
 
Mesajlar: n/a
Red face Başarı Klavuzu

Etkin dinleme

Öğrendiklerimizin yaklaşık % 10 'unu işiterek öğrendiğimizi biliyor muydunuz? Acaba bu rakam ne ifade ediyor? Önceki sayfalarda okuyarak öğrenmeden bahsetmiştim. En fazla öğrenmenin bu kanalla (görme yoluyla) elde edildiğini (yaklaşık % 80) ifade etmiştim. Buradan hareketle okumadan sonra en fazla bilgi elde edilen kanalın işitme olduğu görülüyor. Bu nedenle bilgi edinmede bu kadar önemi olan dinleme faaliyetinin nasıl olması gerektiği konusu üzerinde duracağım.
Dinleme yoluyla bilgi elde etme organizmayı diğer yollara göre fazla yormaz. Hiç kimsenin müzik dinlemekten şikayetçi olduğunu veya yorulduğunu duymamışsınızdır. Aksine insanlar dinlenmek amacıyla müzik dinlerler. Kitap okurken yorulan bir insan, başkasından dinlerken aynı seviyede yorulmaz. Bütün bunlar öğrenmek için kulakların çok önemli bir kanal olduğunu göstermektedir.
Anlatılacak konuya daha önceden bir ön hazırlık yapılmış olması (ön okuma) derse olan ilgiyi artıracaktır. Bunlarla beraber önceki bilgilerle, öğretmenin anlattıklarını birbiriyle karşılaştırma, bilgiyi zenginleştirme ve bilginin kalıcılığını sağlamada sizin için avantaj sağlayacaktır.
Dinlemenin başlangıcında, uygun bir beden duruşu çok önemlidir. Bedensel açıdan rahatsız olan bir kişinin dinleme yaparken dikkati sık sık dağılır. Göğüs kafesi içeri çökmemiş, omuzlar dik, nefes alıp vermeye uygun beden duruşu derse hazır olmayı ifade eder.
Bir başka dikkat edeceğiniz nokta, bir kişiyi dinlerken ona yakın olmaya çalışmanız. Çünkü konuşana yakın olma, ilginin dağılmasını engeller. Zaten genelde sınıfta arka sıralarda oturanlar (herhangi bir boy problemi yoksa) derse pek ilgi duymayan öğrencilerdir. (Özellikle de yazılılarda arka sıralar daha bir revaçtadır.) Arka sırada oturan bir öğrencinin dikkati, ön sıralardaki hareketlerden, seslerden dolayı sık sık dağılır. Bu nedenle uygun beden duruşunun ardından, ders dinlerken uygun konum da çok önemlidir.
Dersi dinlerken, konuşanın mimiklerine, davranışlarına ve vurgularına dikkat etmek gerekir. Çünkü bu vurgular ve mimikler, konuda hangi noktalar önemli, sınavda soru olarak gelme ihtimali daha yüksek olan kısımlar nerelerdir gibi problemleri cevaplayıcı niteliktedir. Bunun yanında, görsel malzeme olarak sizde bilginin daha kalıcı olmasını sağlayacaktır.
Sadece dersi dinleme de öğrenmenin tam olarak gerçekleşmesi açısından yeterli değildir. Dinlemenin yanında not tutma, bilgiyi bize ait kılacak ve bilginin daha kalıcı olmasını sağlayacaktır. Çok bilinen bir söz vardır. "Alim unutur, kalem unutmaz" diye.
Kesinlikle pasif bir dinleyici olmayın. Sorularla, verdiğiniz örneklerle, öne sürdüğünüz görüşlerle konuya aktif olarak katılın. Böylece hem dersi zenginleştirmiş hem de ilginizi diri tutmuş olursunuz.
Düşünme hızımız, bilgi toplama hızımızdan (dinleme) daha fazla. Bu nedenle beyin boşluk bulduğunda başka şeylere yönelir. Genelde hayal kurar. Bu durum ister istemez derse olan dikkati ve ilgiyi koparacaktır. Öğrenci bunun farkına varır varmaz hemen yeniden bu ilgiyi ve dikkati sağlamaya çalışmalıdır.
Çok önemli bir konuda (örneğin depremle ilgili önemli bir açıklama yapılacağı söylense) konuşma yapılsa nasıl dikkat kesilirsiniz öyle değil mi? Acaba anlatılan konular sizin için çok mu önemsiz ki yeterli ilgiyi göstermiyorsunuz? Öğreneceğiniz bir konudan gelen soruyu doğru cevapladığınızda size bunun puan avantajı olarak döneceğinin hepiniz farkında olmalısınız.

  Alıntı yaparak cevapla
Eski 14.03.2007   #2 (permalink)
The Answer
Ziyaretçi
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan

Etkin okuma

Etkili öğrenmenin gerçekleşebilmesi için etkili ve hızlı okuma, tekrar yapma, iç disiplin, etkili dinleme, bilinçli not alma ve hafızaya kalıcı şekilde yerleştirme çok önemlidir. Bunları sırasıyla irdeleyeceğiz. Acaba etkili ve hızlı okuma ne demek?
Bilgilerimizin yaklaşık % 80'ini okuma yoluyla (gözle) elde ederiz. O halde göz, bilginin elde edilmesinde en etkili organ niteliği taşıyor. Fakat çoğu öğrencimiz bunun farkında değil. Okumaya başladığımız ilk yıllardan itibaren etkili ve hızlı okuma konusunda ne yazık ki gerekli olan alışkanlıklar bize kazandırılmamış. Bu nedenle hızlı okuyamıyor ve okuduğumuzu da anlayamıyoruz.
Bu konudaki genel yargılardan birisi konunun yavaş okunduğunda daha iyi öğrenildiğidir. Halbuki bu kanaat yanlıştır. Çünkü yavaş okuyan ağır ve sıçramalı okuduğu için sıkılır ve dikkati kolay dağılır. Ayrıca dikkat süresinin kısa olduğu (20 25 dakika) düşünülürse, hızlı okuma sayesinde daha çok kelime okunduğundan zaman verimli kullanılmış olur. Çoğu öğrencinin ders çalışırken karşılaştığı temel sorunlardan birisi de zamanın yetmemesidir. Aynı şey sınav için de geçerlidir. Sınav süresi, yavaş okumayı alışkanlık haline getiren öğrencilere yeterli olmamaktadır. Sınav süresinin bitmesiyle beraber, bir kısım sorulara öğrenci hiç bakamama problemiyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu durum hızlı okumanın önemini belirgin bir şekilde ortaya çıkarıyor. Hızlı okuyan, okuduğunu daha iyi anladığı için, dikkatini daha uzun süre yoğunlaştırabilir ve kendisi için önem taşıyan konulara dönmek için zamanı kalır.
Peki acaba yavaş okuma alışkanlığımızdan nasıl kurtulabiliriz? Okuma hızımızı yavaşlatan en önemli sorunlardan bir tanesi dudakları kıpırdatarak (sesli) okumaktır. Bu durum ister istemez okuma hızımızı konuşma hızımıza göre ayarlama zorunluluğu doğurur. Bu alışkanlığımızdan kurtulabilmenin çeşitli yolları vardır. Bir metni okurken sakız çiğneyerek okuma veya çerez yiyerek okuma bu olumsuzluğu ortadan kaldırır. Zaten belli bir süre sonra ağız kıpırdatmadan okuma alışkanlık haline geleceğinden sakız çiğneme vb. yöntemleri deneme zorunluluğundan kurtulmuş oluruz.
Bunun haricinde okuma hızını artıracak en kolay ve pratik yol , göze bir kalem vasıtasıyla yardımcı olmaktır. Kalemin satır üzerindeki hızlı hareketi, gözün hareketini de hızlandıracağından okuma hızının artmasına neden olacaktır. Bu sayede, dakikada 100 - 150 kelime okuyabilen göz, 500 - 1000 kelime seviyesine ulaşabilir.
Bütün bunlar yapılırken göz egzersizleriyle göz kasları güçlendirilmelidir. Bunun için satırlardaki kelimeleri ikişerli veya üçerli guruplayarak daire içine alabilirsiniz. Bu sayede gözünüz tek bir kelimeye değil, kelime grubuna odaklanmış olur. Eğer sık sık okuduklarınıza geri dönüşler yapıyorsanız, bundan kurtulmak için okuduğunuz satırları beyaz bir sayfayla kapatabilirsiniz. Ayrıca satırın en alt sağ en üst sol, en alt sol - en üst sağ kelimelerine hızlı şekilde gözlerinizi yönlendirerek göz kaslarınızın güçlenmesini sağlayabilirsiniz. Uzak hedeflerden yakın hedeflere, yakın hedeflerden, uzak hedeflere bakarak göz egzersizi yapabilirsiniz. Bütün bu egzersizleri uyguladığınızda zannediyorum okuma hızınız belirgin bir şekilde artacaktır. Ve böylece sınavdaki soruları yetiştirememe ve okuduğunuz paragrafları anlayamama problemi ortadan kalkacaktır.

  Alıntı yaparak cevapla
Eski 14.03.2007   #3 (permalink)
The Answer
Ziyaretçi
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan

Hafıza

Öğrencilerin karşılaştığı temel problemlerden birisi bu kadar bilgiyi hafızasına nasıl yerleştireceğidir. Çünkü sözel derslerde isimler, savaşlar, kavramlar; sayısal derslerde formüller, şemalar çok olduğundan öğrenci bu bilgilerden ürkmektedir. Halbuki, hafızaya yerleştirmede belli teknikleri uygulayan öğrenciler böyle bir sıkıntıyla karşılaşmazlar. Acaba bu teknikler nelerdir?
Bir konuyu okurken veya dinlerken resimli düşünmeye gayret edin. Örneğin tarih dersinde anlatılan savaşları gözünüzde canlandırmaya çalışın. Bunu sağlamaya yönelik olarak son zamanlarda derslerde görsel malzemelere ağırlık verilmiştir. Haritalar, resimler, karikatürler, şemalar daha yoğun olarak kullanılmaktadır. Bu tür kitaplar görsel öğrenme, hafızaya yerleştirme ve bilgilerin kalıcılığını sağlama açısından tercih edilmelidir.
Öğrenme sırasında ne kadar çok kanal kullanılırsa (göz, kulak, dokunma vb.) konu o kadar kolay ve kalıcı öğrenilmiş olur. Bu tür yolla elde edilen bilgiler uzun süre hafızada kalır. Bunun yanında öğrenmek istediğiniz veya kolaylıkla hafızanıza yerleştiremediğiniz kavramları küçük kartlara yazarak otobüslerde, boş kaldığınız zamanlarda tekrar ederek öğrenebilirsiniz. Evde devamlı karşılaştığınız nesnelere (özellikle gençler açısından ayna gibi, masamızın yanında oluşturduğumuz pano gibi) bu kartları yapıştırarak buradaki kavramları hafızamıza yerleştirmiş oluruz.
Hafızaya yerleştirmede dikkat edilecek bir diğer nokta daha önce öğrenilmiş olan konularla bağlantılı şekilde konuya anlamaya çalışmaktır. Çünkü beyin bilgileri kategorize eder. Kurulacak olan bağlantılar beynin işini rahatlatacaktır.
Akrostiş oluşturma da bilgileri hafızaya yerleştirmede önemli bir yoldur. Akrostişin ne olduğunu merak ediyorsunuz değil mi? Akrostiş, kelimelerin başharflerinden oluşturulan ifadelerdir. En tanınmışı ASPAVA'dır (Allah saadet, para, aşk versin, amin). Özellikle coğrafya ve tarih derslerinde akrostişlerden yararlanabilirsiniz. Örneğin Lale devrinde yapılan yenilikleri MİÇ (matbaa, itfaiye, çiçek aşısı) akrostişiyle hafızanıza yerleştirebilirsiniz. Biraz meşakkatli bir iştir ancak hafızada kalma süresi fazladır. Aynı şeyi sayısal derslerde formül ezberleme de de kullanabilirsiniz.
En önemli problemlerden birisi yabancı kelimelerin hafızaya yerleştirilmesidir. Burada uygulanacak yöntem çeşitli benzeşimler kurmaktır. Benzetilenler çağrışımı kolaylaştırıcı rol oynayacaktır.
Konuların hafızada kalmasını sağlayan temel unsurlardan birisi yapılan tekrarlardır. Özellikle gece uyumadan önce yapılan tekrarlar unutmayı büyük oranda engelliyor. Hatta bunu daha ileriye götürerek haftalık ve aylık tekrarları da aynı kategoride ele alabiliriz.

  Alıntı yaparak cevapla
Eski 14.03.2007   #4 (permalink)
The Answer
Ziyaretçi
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan

iç disiplin

Çoğumuzda bugünün işini yarına bırakma hastalığı var. Yarın yaparım, yarın çalışırım, yarın çözerim gibi. Ama bu yarınlar bir gün biter. Bir de bakarsınız sınav gelmiş çatmış. Herhalde bu durumda yarın kazanırım diyemezsiniz. Bu nedenle kendinizi kontrol etme, disiplin altına alma mecburiyetindesiniz. Eğer siz kendinizi kontrol etmezseniz dışarıdan bir güç (otoriter bir baba veya anne) sizi kontrol altına almaya çalışır. Herhalde bu durum hoşunuza gitmez. Bu nedenle otokontrol çok önemlidir. Buna iç disiplin de deniyor. Acaba bu iç disiplin nasıl sağlanabilir?
İnsanoğlu yapı olarak kaytarmaya, yan gelip yatmaya meyillidir. Ne yazık ki bu özellik insanların birçoğunda vardır. Başarılı olan insanlar işte bu özelliklerini törpülemiş olan insanlardır. Tembellik hastalığı da diyebileceğimiz ve bulaşıcı özellik de taşıyan bu rahatsızlığın önüne geçebilmek için neyi niçin yapmanız gerektiğini bilmeniz ve beyninizi buna göre şartlandırmanız gerekiyor. Niçin ders çalışmalıyım? Niçin sabretmeliyim? Kazandığımda beni ne gibi avantajlar bekliyor? Kazanamazsam ne olur? Aileme, çevreme, onun ötesinde milletime olan görevimi nasıl yerine getirebilirim? İşte bütün bu soruların cevabı niçin çalışmamız gerektiğini açık seçik ortaya koymakta. Bu cevaplar beynimizi ve irademizi kamçılayarak bizde bir çalışma isteği ve gücü oluşturur. İsterseniz bu tür soruların cevaplarını bir kağıda yazarak panonuza yerleştirebilirsiniz.
Bunun haricinde slogan türü sözler de iradenizi güçlendirecek ve sizi çalışma yönünde tahrik edecek niteliktedir. Aman yanlış sloganlar yazmayın (Çalışmak insanı yorar, bu da sağlığa zararlıdır gibi).
Bütün bunların dışında kendinizi belli bir süre disiplinli çalışmaya zorlarsanız, iradenizi ayakta tutabilirseniz bu durum sizde zamanla bir alışkanlık haline gelecektir. İster istemez içinizde çalışma arzusu kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Kötü bir örnek olacak ama sigara tiryakileri nasıl ki yemekten sonra veya bir başkasında gördükleri zaman sigara içme arzusu duyarlar, aynen onun gibi sizde de ders çalışma alışkanlığı ortaya çıkacak. Hatta bu özelliği kazanan arkadaşlar sınavdan sonra normal hayata dönmekte biraz zorlanacaklar. Kendilerini boşlukta hissedeceklerdir.
İç disiplini (otokontrol irade gücü) sağlamanın önemli yollarından bir tanesi de kendiniz için uygun modelleri seçmenizdir. Bu nedenle hayatta başarılı olmuş insanların çalışma şeklini kendinize örnek alın.
Bir başka yol kendinizi bir yarış havasına sokma olmalı. Bunun için uygun arkadaşları kendinize grup olarak seçmelisiniz. Onlarla haftalık, aylık ktipleri ben şu üniversitenin şuonu düzeylerinizi, deneme sınavlarındaki net düzeylerinizi karşılaştırmalısınız. Özellikle de gıcık kaptığınız çalışkan bölümüne gireceğim veya şu puan seviyesine ulaşacağım diye tahrik edin. İster istemez siz bu kişiye rezil (!) olmamak, ona, gülme ve sizinle alay etme fırsatı vermemek için kendinizi ders çalışma açısından disiplinli bir konuma getirebilirsiniz. (Biraz tehlikeli bir yol ama denemeye değer).
Çoğu başarılı insanların arkasında onlara yol gösteren ve kılavuzluk yapan insanlar vardır. Bu kişiler yol göstermekle kalmamışlar aynı zamanda bir kontrol işlevini yerine getirmişlerdir. Siz de kendinize bir kılavuz seçin. Bazı kaliteli dersanelerde zaten bu uygulanmakta. Her okulun veya her sınıfın bir danışman öğretmeni var. Bu öğretmen, öğrencilerini motive etmekle kalmıyor, aynı zamanda ders çalışmasını, günlük çözdüğü soru adedini kontrol ederek bir kontrol mekanizması oluşturuyor. Vakit kaybetmeden (eğer yoksa) kendinize bir kılavuz edinin. Bu, okuldaki öğretmeniniz de olabilir. Haftalık çözdüğünüz soru adedini, kaç saat ders çalıştığınızı bir çizelge hazırlayarak öğretmeninize verebilirsiniz.
Duyduğunuz zaman sizi güçlendirecek bir söz, yaptığınızda sizi tetikleyecek bir hareket var mı? Eğer yoksa sizin dikkatinizi toplayacak ve sizde çalışma arzusu uyandıracak bir söz bulun veya bir hareket geliştirin. Bu tip hareketleri sporcuların çoğu kullanır. (Naim Süleymanoğlu 'nun halteri kaldırdıktan sonraki yumruk sallama hareketi gibi). Bu bir başardım sözü olabilir veya yumruk sıkma, derin bir nefes alma olabilir. Ümitsizliğe düştüğünüzde, oto kontrolü yitirdiğinizde veya dikkatiniz dağıldığında bu tip davranışlar sizi yeniden derleyip toparlayacaktır. (Bu hareketleri yaparken çevrenizde çok fazla insan olmamasına dikkat edin. Yoksa sizin hakkınızda insanlar garip şeyler düşünebilir).

  Alıntı yaparak cevapla
Eski 14.03.2007   #5 (permalink)
The Answer
Ziyaretçi
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan


İdeal Ders çalışma
Acaba ideal ders çalışmanın yolu yöntemi nedir? Yapılan araştırmalar göstermiştir ki öğrenmeye zihinsel hazırlık yapıldığında öğrenme daha verimli olmaktadır. Peki nasıl zihinsel hazırlık yapacağız? İlk olarak çalışacağımız konuyu ve onun yan başlıklarını belirlememiz gerekiyor. Konu için gerekli olan çalışma süresini belirleyip ona göre kendimizi ayarlamalıyız. Bunları yapabilmek için bir ön okuma gerçekleştirip zihni konuya hazır hale getirmek önemlidir. Böylece konu bütün olarak gözden geçirilmiş olur. Bu okuma sırasında konunun temel kavramları, ilginç ve önemli yönleri belirlenmelidir.
Daha sonra konunun tam olarak anlaşılması için derin okuma safhasına geçmek öğrenmeyi kalıcı hale getirir. Bu okumada, konunun parçaları üzerinde yoğunlaşarak ayrıntılara dikkat edilmesi gerekir. Yoğun okuma sırasında konunun önemli kısımları, kavramları, size ait olan kodlama yöntemiyle kodlanmalı (önemli kavramların yanına yıldız konulabilir, satırların altı çizilebilir vb.), konu okunurken anlaşılmayan veya bilinmeyen kavramlar bir yere not edilip, bu kavramların anlamları ayrıntılı bir şekilde öğrenilmelidir. Ayrıca bu aşamada soru sorulabilecek kısımlar belirlenip soru haline getirilebilir. Böylece konunun tamamından bir soru listesi hazırlanmış olur.
Üçüncü safhada ise son okuma (tekrar) yapılarak özet çıkarma yoluna gidilmelidir. Bu şekilde okuduğunuz konuyu kendi cümlelerinizle, kendinize maletmiş olursunuz. Kendinize ait örneklerle konuyu zenginleştirmeniz gerekir. Bu, konuyu size daha sıcak gösterecektir.
Bunların dışında bir öğretmen gibi konuyu sesli bir şekilde anlatın. Ufak kardeşleriniz varsa bu yöntemi onlara uygulayabilirsiniz. Eğer yoksa odadaki her hangi bir nesneyi (koltuk gibi) kendinize muhatap alabilirsiniz (Bunu yaparken çevrede insan olmamasına dikkat edin. Yoksa insanlar sizin akıl sağlığınız açısından iyi şeyler düşünmeyebilirler!). Bu sayede konu ile bütünleşmiş olursunuz.
Son safhada yapılması gereken şey ise örnek sorularla öğrenme derecenizi belirlemeniz. Bunun için dergideki, verilen kitaplardaki soruları çözmeniz gerekiyor. Özellikle çalıştığınız konu hakkında geçmiş senelerde sınavlarda gelen soruları mutlaka çözün. Yanlışlarınızı analiz ederek nerede, hangi hatalara düştüğünüzü belirleyin. Eğer bunu yapmazsanız, benzer sorularda aynı yanlışlara düşme olasılığınız olacaktır.

  Alıntı yaparak cevapla
Eski 14.03.2007   #6 (permalink)
The Answer
Ziyaretçi
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan

Not tutma

Not tutmanın faydası derse olan ilgiyi artırmasıdır. Böylece, dinlerken dikkatin uzun süre diri kalması sağlanmış olur. Alınan notlar, yazanın kaleminden çıktığı için bilgi yazanın malı haline gelmiştir. Bu notlar tekrar edilerek yabancılık çekilmeyeceğinden, bir başka deyişle sizin ürününüz olacağından daha kalıcı olacaktır. Unutmayın ki beyniniz size ait olan kavramlara, cümlelere aşinadır.
Not tutarken kağıt konusunda cömert davranın. Ufak kağıtlara, mikroskop yardımıyla okunacak yazılarla not almayın. Bu durum hem ders çalışma arzunuzu yok eder (estetik açıdan) hem de göz sağlığınız açısından sizin için zararlı olur. Ayrıca not tutarken kağıdın alt, üst ve yanlarında boşluk bırakınız. Bunun ne faydası olacak derseniz, not alırken sizin aklınıza gelen örnekleri, cümleleri, soruları buralara yazabilirsiniz. Bütün bunların yanında renkli kağıtlardan, renkli kalemlerden yararlanırsanız, çalıştığınız dersten zevk alabilirsiniz. Kısaca ders çalışmayı bir zevk haline getirebilirsiniz.
Yazdığınız notların belli soruları yanıtlar nitelikte olması oldukça önemlidir. Böylece alınan notlar fonksiyonel olma özelliği taşır. "Kim", "nerede", "ne zaman", "nasıl", "niçin", "ne" gibi sorulara yanıt verecek şekilde olmalıdır alınan notlar.
Kendiniz için kısaltmalar yapın. Bu uygulama zaman kaybını engelleyecek ve hızlı bir şekilde not tutmanızı sağlayacaktır. Kendinize ait şifrelemelere başvurun. Belli kelimeleri anlayacağınız şekilde kısaltarak yazın ("örneğin" yerine "ör.", "bununla birlikte" yerine "+", "aynı anlamda" yerine "=" gibi). Ayrıca önemli olan kavramların, can alıcı noktaların altını çizebilir ya da bunların yanına yıldız gibi çeşitli işaretler koyabilirsiniz. Yazı karakterini farklılaştırarak da (italik yazma ya da büyük harfleri kullanma gibi) dikkati bu cümleler ve kavramlar üzerinde yoğunlaştırabilirsiniz.
Not tutarken karşılaştığınız ve anlamını bilmediğiniz kavramların ne olduğunu öğrenip o kelimeleri sık sık kullanarak hafızanıza yerleştirmeye gayret ediniz. Unutmayın ki her dersin kendine özgü terimleri vardır. Bunları bilmeyen bir öğrencinin konuyu tam olarak kavraması mümkün değildir.
Son olarak derste tuttuğunuz notları, evde temize geçirin. Böylece bir defa dinleyip iki defa not aldığınız bilgiler kalıcı olacaktır. Konunun ana başlıklarını, yan başlıklarını belirleyip düzgün bir kodlama yapınız (Ana başlıkları büyük harfle, yan başlıkları rakamlarla gösterebilirsiniz). Böylece zihninizde konunun şablonu belirmiş olur. Konu karmaşası, zihinsel dağınıklık ortadan kalkar. Konunun en sonuna şematik bir şablon çıkarmanız, konuyu bütün olarak görmenizi ve kolay anlamanızı sağlayacaktır.
Not tutmayan ve bundan hoşlanmayan öğrencilere bir atasözüyle cevap vermiş olayım. "Alim unutur, kalem unutmaz."

  Alıntı yaparak cevapla
Eski 14.03.2007   #7 (permalink)
The Answer
Ziyaretçi
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan

Tekrar

Yapılan araştırmalar göstermiştir ki öğrenilen bilgilerin % 70'i bir saat içinde, % 80'i yirmidört saatte unutuluyor. Altı delinmiş bir kaba devamlı su koyduğumuzu ama dolduramadığımızı düşünürsek bu durumu daha iyi anlarız. Yapmamız gereken şey bu kabı sağlamlaştırmaktır.
Karşımıza unutmayı azaltan en önemli faktör olarak "tekrar" çıkıyor. Peki yapılacak tekrar da dikkat edilmesi gereken noktalar neler? Tekrar yapılırken bunu sürekli ve belli aralıklarla (peryodik) yapmakta fayda var. Bu peryotlar derslik, günlük, haftalık ve aylık olmalıdır. Bunun yanında sınav tarihinden önce kendinize belli bir tekrar dönemi ayırmalısınız.
Her dersin sonunda (45 dakika) yaklaşık beş dakikayı tekrara ayırmanız bilginin kalıcılığını sağlamak açısından oldukça önemli. Bunun ardından on dakika dinlenmek için kendinize zaman ayırın. Her günün sonunda yatmadan önceki son etüdünüzü o gün çalıştığınız dersleri tekrar ederek değerlendirin. Özellikle uykudan önce yapılan bu tekrarın unutmayı engellediği bilimsel olarak ispatlanmıştır. REM uykusu (rüya görülen dönem) döneminde salgılanan bazı hormonların yeni bilgilerin pekişmesine zemin hazırladığı görülmüştür. Yine yapacağınız bir başka önemli iş de sabah kalktığınızda bir gün önceki dersleri tekrar etmektir. Böylece bilgi daha kalıcı bir duruma getirilmiş olur. Haftanın belli saatlerini, ayın belli günlerini tekrar yapmak amacıyla belirleyin.
Tekrar yaparken kendinizin yazdığı özet notları kullanmanız teferruatta boğulmamanız için önemlidir. Bunun yanında bir başkasına anlatarak tekrar yapmanın da büyük faydası vardır. Bu tekrarlar sonucunda konuyu ne derece bildiğinizi ölçmenin yolu bol bol soru çözmektir. Test sorularının yanında önceki ÖSS'lerde çıkmış olan soruların çözülmesi konudaki eksikliklerin belirlenmesi açısından oldukça önemlidir. Yanlış cevaplanan soruların neden yanlış yapıldığı irdelenmelidir. Böylece teorik olarak yaptığınız tekrarı, soru çözerek pratik açıdan da gerçekleştirmiş .
Tekrar yaparken aynı tür dersleri (sayısal veya sözel) çalışmanız sıkıcı olacağı için dikkat dağılmasına neden olacaktır. Sözel ve sayısal derslerin beraber tekrar edilmesi bu açıdan faydalıdır.
Aşırı tekrarın yararından daha çok zararı vardır. Çünkü devamlı aynı uyarıcıya muhatap olan beyin belli bir süre sonra bundan sıkılacak, bu durum da motivasyon bozukluğuna neden olacaktır. O nedenle yukarıda belirttiğim gibi belli periyotlarla bu tekrarın yapılması öğrenciyi konuya daha ilgili kılacaktır.

  Alıntı yaparak cevapla
Eski 07.07.2008   #8 (permalink)
 
Katılma Tarihi: Mayıs 2008
Nereden: istanbul
Mesajlar: 24
Varsayılan

ellerine sağlık. paylaşım için saol.
senanurytjgj Şuanda Forumda Değil   Alıntı yaparak cevapla
Cevap


Şu Anda Konuyu İnceleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
imtehana mı giriceksiniz...işte başarı duası.. The Answer İslamiyet 7 21.09.2008 11:09
ÖSS’de de başarı puanı hatası mı? b.girldilek Öss 0 19.07.2007 21:41
Hile Klavuzu V2.4 Ch1q0 Oyun Hileleri, İpuçları ve Rehberleri 0 23.04.2007 10:55
Başarı İpuçları The Answer Liseler 5 30.03.2007 18:11
2007 OKS Klavuzu The Answer Liseler 0 13.03.2007 19:20


Şu anki forum saati: 09:07.


cnt hizmet sağlayan firma
ForumTi.com'un yapımı ve yayınlanması CNT'ye aittir.
Sitedeki içerikleri foruma ücretsiz şekilde üye olabilen ziyaretçiler oluşturur. Bu içeriklerin sorumluluğu yazana aittir.
Eğer yasak ve aykırı içerik tespit edilirse site yöneticilerine bu konular bildirilir ve kaldırılır. Site yönetimi haberdar edildiğinde sonuç alınamaz ise servis sağlayıcı CNT'ye bildiride bulunabilirsiniz.
vBulletin® v3.7.2, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd. Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265