|
|||||||
| Müzik Paylaşım kendi albümleriniz, müzik haberleri, paylaşımlar, sesler... Full albüm, illegal mp3 paylaşımı kesinlikle yasaktır. |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Sadece Ben.....
![]() Katılma Tarihi: Mar 2006
Nereden: Görmek istediğin yerde :)
Mesajlar: 2,956
|
ALTERNATIVE ( ALTERNATİF ) ROCK
Alternatif Rock, 1980'lerin sonunda hard rock'a bir alternatif sunmak amacıyla ortaya çıkmış, dinleyiciye yeni bir armoni anlayışı sunan müzik türlerinin tümüne verilen isimdir. Tabanı punk-rock'tır. grunge, indie rock, brit pop, indie pop gibi birçok farklı müzik türünü içinde barındırır. REM Sonic Youth, NİRVANA, A Perfect circle , Pixies, cure, Oasis, Placebo gibi gruplar bu türlere örnek verilebilir.
__________________
...Anladım ki;
Kelimelerin bittiği yerde sen başlıyordun |
|
|
|
| Bu mesaj için Duygusuz kişisine teşekkür edenler: |
tasiyici_35 (06.01.2008)
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Sadece Ben.....
![]() Katılma Tarihi: Mar 2006
Nereden: Görmek istediğin yerde :)
Mesajlar: 2,956
|
Grunge Hikayesi Sözlükleri açıp baktığımızda grunge için �pis,kirli,eski püskü,yıpranmış�gibi kelimeler çıkar karşınıza.Müzik sahnesini değiştiren akımı tanımlamak gerektiğinde ise kirli,distortion�lı ve feedback�li gitarlar,güçlü davullar,belki de çoğu zaman �sessizlik-gürültü-sessizlik�trafiğiyle formüle edilebilecek bir müzik olarak nitelemek yerindedir.Ama öfkesini hardcore�dan,vuruculuğunu punk�tan,güçlü sound�unu heavy metal�den beslemiş olan grunge�ı tek bir müzik türünden ziyade belli grupların sahip olduğu veya belli gruplara yakıştırılan bir ruh birliği olarak görmek daha doğrudur.Grunge�a �Seattle sound�u� deriz ama tüm grunge gruıpları Seattle�lı değildir;etkilerini punk�a benzetiriz ama birçok grup punk kadar heavy metal de dinlemiştir;kimileri ağır tempolu,kimileri daha hızlıdır;kimilerinin şarkılarını elinize gitar aldıktan sonraki birkaç hafta içinde çalabilirsiniz,kimilerininki ise enstrüman üzerinde yetkinlik gerektiren partisyonlarla doludur.Ama tüm farklara rağmen grunge grupları birdir gözümüzde,yukarıda �ruh birliği�dediğimiz şey sayesinde.Grupların her birinin şarkı sözlerindeki öfke,korku,keder,yalnızlık sıkıntı temaları;fanlarıyla ilişkileri ve müzik endüstrisine karşı tutumları benzerdir.Grunge�ın söylemindeki karamsar ton,X kuşağı�nın umutsuzluğuyla paralel bulunur.1960�lar sonu-1980�ler başı arasında doğan,kültürel aidiyet hissetmeyen,toplumla ilişkileri zayıf,güçlü hedeflerden yoksun bir kuşaktır X kuşağı.Bir önceki kuşağın mensupları olan yuppie�ler para kazanmayı,mevki sahibi olmayı her şeyin üstünde görürken,X kuşağı kararsızdır.İşte grunge hayatlarındaki boşluğu para ve kariyerle doldurmanın mümkün olduğu inancına;markaların,mevkilerin her şeyin üzerinde görüldüğü anlayışa karşı çıkar.Kocaman bir kuşağın umutsuzluğunu paylaşır.İşte her grunge grubunda ortak olan nokta budur.Hair metal�in suya sabuna dokunmayışından da,süslü megastarların steriliğinden de uzaktır.Bu yüzden samimidir,gerçekçidir. Müzikal Kökler Nirvana grunge�ı yerüstüne taşıyan gruptu,hareketi başlatan işaret fişeğiydi.Ama ne ilk grunge grubuydu ne de �grunge� adını ilk kullananlardı Kurt Cobain ve tayfası.Karanlığı ve gitar riff�lerini Black Sabbath önderliğindeki erken 1970�ler metainde,kirliliğini Iggy&The Stooges,MC5 gibi protopunk�larda,gitar riff�leri ve umarsız ruh halini Crayz Horse dönemi Neil Young�ından bulabiliriz.Kuzeybatı Amerika orijinli punk grupları The Fartz,The U-Men,The Fastbacks ile daha ağır ve sert bir sound�a sahip olan TheMelvins grunge�a ilham kaynağı olan,hatta erken grunge grupları sayılan yerek ekiplerdendir.1983�te kurulan Green River ise çoğunluğa göre ilk grunge grubudur.Seattle dışında hiç tanınmamasına,kariyerinde hiçbir ticari başarıya ulaşamamış olmalarına rağmen kent içindeki etkileri ilerleyen yıllarda rock tarihi içinde bir kült olmalarını sağlayacaktı.Grubun lideri Mark Arm,1981 yılındaki bir fanzin röportajında o zamanki grubu Mr. Epp�in müziğini tarif etmek için �katıksız ***,katıksız pislik(grunge)�ifadesini kullanınca grunge teriminin isim babası da olmuş oldu.Erken grunge sahnesinde The Melvins,Malfunkshun ve Soundgarden arasında albümleri ilk yayınlanan grup da Green River�dı.1985 tarihli Green River �n da içinde olduğu bir toplama var ki,bahsetmeden grunge tarihini yazmak imkansız:Seattle bazlı �Deep Six�adlı albümde Melvins,Soundgarden,Malfunkshun,Skin Yard veThe U-Men�den parçalar vardı.Skin Yard basçısı Daniel House �un çabalarıyla bir araya getirilen gruplar,Seattle sound�unun kayıtlı ilk örneğine imza atmış oluyorlardı böylece.Aynı yıl �Sub Pop 100�adında bir toplama ve 1987�de Green River�ın �Dry As A Bone�ve�Rehab Doll� isimli EP�lerini yayınlamak,daha sonra da Sub Pop Singles Club adında bir kulüp kurarak üyelerine her ay bir single yollamak da firmanın eylemleri arasında yer aldı.İnsanlar �ne punk,ne de metal�olan bu müzik türüne karşı hayranlık duymaya başlamışlardı. Seattle Sound�u Oluşurken 1988,Seattle için önemli bir yıl oldu.Öncelikle Green River,iç dinamikleri itibariyle devam etmesinin imkansızlaştığı bir noktaya geldi.Glam ve Punk�ı harmanlayan Mother Love Bone�un temelleri atıldı.Yılın 2.önemli hareketi de efsanevi toplama �Sup Pop 200�in yayınlanmasıydı.Birçoğu �90�larda ya yıldız,ya da kült olacak birçok grubun bir araya geldiğiçok mühim bir kayıttı bu;Nirvana,Soundgarden,Mudhoney,Green River,Screaming Trees,Tad ve Fastbacks gibi.1980�lerin sonuna gelindiğinde Alice İn Chains ilk albümünü yayınladı.1989�da yayınlanan Nirvana albümü �Bleach� 1970�lerin Black Sabbath ve Led Zeppelin sound�unu yansıtan bir yapıdaydı. Grunge�in zirvesi: �Nevermind� 24 Eylül 1991�de �Nevermind� albümü yayınlandı.İlk single �Smell Like Teen Spirit� ise bundan iki hafta önce gün yüzü gördü.�Smell Like Teen Spirit�in umutsuz 90�lar gençliğinin sesi olduğu inancı hakimdi artık.Sadece birkaç ay yetmişti her şeyi değiştirmeye.İşte bu,post-punk döneminde özellikle Amerika�da hep halının altına süpürülen alternatif hareketin patladığı noktaydı.Artık popstarlar için başarı garanti olmayacak,plak şirketleri ayrıksı seslere de şans tanıyacak,sosyal ve politik duyarlılık sahibi gruplar da dinleyiciye ulaşabilecekti.Bu hareketin bayrağı grunge,en önde giden temsilcisi Nirvana�ydı.Sonraki iki yıl boyunca tüm dünya Amerika�nın Kuızeybatısından gelen bu uzun saçlı çocukların sesine kulak verecekti. Andrew Wood�un ölümünden sonra biten Mother Love Bone�un elemanlarınca toparlanan Pearl Jam ,Nevermind�dan birkaç ay önce çıkardıkları �Ten�in patlamasıyla akımın en popüler iki grubundan biri olacaktı.Üçüncü albümü �Badmotorfinger�la yerüstüne çıkan Soundgarden ,dördüncü albümü �Superunknown�la grunge çağının en önemli albümlerinden birine imza atacacaktı.�Grunge�ın dört büyükleri arasındaki en depresif ekip olan Alive İn Chain dahi �Dirt� albümüyle 3milyondan fazla satacaktı.San diego�dan Stone Temple Pilots da Seattle çıkışlı olmamasına rağmen grunge�ın yıldız yaptığı beşinci grup olacaktı. Mainstream�den Kopuş Doğa kanunlarının bir gereği olarak grunge akımı da mainstream�deki hakim konumunu yitirdi,hem de tıpkı yükselişi gibi çabuk bir şekilde .Bunu farklı birçok sebebe bağlamak mümkün ama ilk akla geleni tabiî ki Nisan 94�te aramızdan ayrılmasıydı.nasıl hippie kuşağı Jimi Hendrix ve Janis Joplin�in ölümleriyle derin bir umutsuzluğa kapılmışsa,grunge da öyle kaybetti yolunu;rehberi saydığı adam kimseden bir farkı olmadığını iddia etse de�Evet,grunge�ın mainstrean�de kalması bu açıdan paradoksaldı belki de;Kurt Cobain,Layne Staley,Andrew Wood gibi adamların genç yaşta bu dünyadan göçüp gitmeleri,sistemle asla barışamayacaklarını ortaya koyuyordu bir bakıma.Mother Love Bone zamanında kariyerist idealleri olan Jeff Ament ve Stone Gossard dahi,�Ten� 12milyon sattıktan sonra gruplarının şan-şöhret meselesine dayalı bir çizgide var olmasının imkansız olduğuna karar verdiler;yıllar geçtikçe Pearl Jam�i klip çekmeyen ,albümlerini bilinçli olarak az sattıran,endüstrinin kurallarına karşı koyan bir grup haline getirdiler.İşte bu yüzden değerliydi grunge,o ruha sahip gruplardan hiçbirisi baştaki isyanına ters düşecek bir noktaya gelmedi.Kimisi için böyle bir şekilde ihanet etmemenin karşılığı ölmek,kimis için de ortadan kaybolmak olsa bile� Post-Grunge Grunge belki bitti ama etkisinin hala var olmadığını söylemek mümkün değil.Alternatif sound�u mainstream�e taşıyan,punk�ı günümüz dinleyicisine taşıyan grunge,Amerika�da Green Day ve Offspring�in başını çektiği yeni kuşak punkların global ölçekte başarılı olmasına imkan sağladı.Grunge İngiltere�de de gitara düşkün bir müzik sever kuşağı oluşturdu.Blur,Pulp gibi yıllanmış gruplar yerüstüne çıkmayı başarırken Oasis,Ash,Supergrass gibi gruplar yüksek tirajlar yakaladılar.90�lar ortasından itibaren Amerika dışında Silverchair(Avustralya),Bush(İngiltere) gibi gruplar Seattle sound�unu yaşatmaya çalıştılar.İlerleyen yıllarda Amerika�da Creed, Nickelback gibi gruplar daha da yüzeysel birer grunge yorumuyla daha da başarılı oldular ancak eleştirel açıdan hiç ciddiye alınmadılar ve endüstride herhangi bir etki de yaratmadılar.Ancak 2000�ler rock�ını yeniden heyecanlı kılan,The Strokes�la başlayan retro akımın birçok temsilcisinin ellerine gitar aldıran,punk denen şeyin ne olduğunu anlamalarını sağlayan grubun da Nirvana olduğunu düşündükçe,grunge�ın silinmesi imkansız etkisini daha net anlıyoruz,Ama şaşırmıyoruz;1991,yıl 0.Sadece bir müzik türüne değil,milyonlarca kişiye hayat öpücüğü verdi grunge;kimbilir daha kaç hayatı değiştirecek!
__________________
...Anladım ki;
Kelimelerin bittiği yerde sen başlıyordun |
|
|
|
| Bu mesaj için Duygusuz kişisine teşekkür edenler: |
Layne (01.10.2008), tasiyici_35 (06.01.2008)
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Sadece Ben.....
![]() Katılma Tarihi: Mar 2006
Nereden: Görmek istediğin yerde :)
Mesajlar: 2,956
|
Hard rock, kökenleri 1960 başları garaj rock'ı ve psychedelic rock'a dayanan bir rock and roll tarzıdır. Elekro gitar, bas gitar ve davulların sert şekilde kullanılması tipik özelliğidir. Hard Rock terimi, genellikle punk rock, grunge, alternatif metal ve heavy metal gibi Pop rock radyo müziklerinden daha sert olan rock tarzlarını tek bir çatı altında toplayan ana kategorilerdendir.Günümüzde Nickelback,Sevendust,Silverchair,Lostprophest,Pudd le of Mudd ,Saliva,Scars of Life gibi guruplar bu müziği icra etmektedirler.
__________________
...Anladım ki;
Kelimelerin bittiği yerde sen başlıyordun |
|
|
|
| Bu mesaj için Duygusuz kişisine teşekkür edenler: |
tasiyici_35 (06.01.2008)
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Sadece Ben.....
![]() Katılma Tarihi: Mar 2006
Nereden: Görmek istediğin yerde :)
Mesajlar: 2,956
|
Industrial recordstan gelir adi.Throbbing gristle, Einstürzende Neubauten,Coil,Laibach,Merzbow..vs. diye gider öle işte.. En güzelini fear factory replica`nın girişinde söylemiş zaten: `there is no love`... endüstriyel müziğin derdi kısaca bununla özetlenebilir, sevgisiz, insanların birbirinden kopuk, ben-merkezcil hayatlar sürdüğü şehir ortamında varolmaya çalışan çocukların müziği. bu durumda öfke ve isyan çok şaşırtıcı olmasa gerek... Ministry`i bu türü icad etmekle itham ederler. Hatta bazıları Nine Inch Nails`e bilen Industrial Rock der. Ben ise onlarla tartışmam, kafama iş makineleri gibi inen ritmleri, kulağımda fabrika uğultusu gibi cızırdayan gitarları dinler, "haklısın abi" derim.Makinalaşan insanın makinalaşmama çabası gibi bir şey, ayrıca illa müzikte dijitallik olacaksa böyle olsun.
__________________
...Anladım ki;
Kelimelerin bittiği yerde sen başlıyordun |
|
|
|
| Bu mesaj için Duygusuz kişisine teşekkür edenler: |
tasiyici_35 (06.01.2008)
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Sadece Ben.....
![]() Katılma Tarihi: Mar 2006
Nereden: Görmek istediğin yerde :)
Mesajlar: 2,956
|
Progressive Rock müzikteki en gizemli türlerden biridir. Anlayanı azdır. Doğal olarak da az sevilir. Ancak sevenleri de bir ömür boyu vazgeçemez ondan. Öyleyse nedir bu PR (Progressive Rock)? PR birçok farklı müzik türünün harmanlanıp bir araya gelmesinden ortaya çıkmıştır. Rockla birlikte caz, folk ve klasik müziğin karışımıyla ortaya çıkmıştır. Bir diğer karakteristik özellik de deneyselliktir. Bir grup yada sanatçı bir konuyu, bir kişiliği veya bir olayı ele alıp onu kendi müziği doğrultusunda dinleyenlerine sunar. Bunun sonucunda da her grubun yaptığı müzik kendi ismiyle anılıp, diğerlerinden farklı bir konumda olur. Yani müziği dinlediğinizde "bu X grubun soundu" diyebilirsiniz.
PROGRESSIVE ROCK'IN KÖKLERİ PR'ın tohumlarının ilk olarak efsanevi grup BEATLES tarafından atıldığı öngörülüyor. Grubun 1967 tarihli "Sgt. Pepper's Lonely Hearts Club Band" albümü herşeyin başlangıcı kabul ediliyor ve sayısız grubu etkileyip onların bu müzik türünde büyük başarılar elde etmesinin başlıca sebebi sayılıyor. Bununla birlikte klasik PR konusunda en büyük öncülüğü yapan grup MOODY BLUES'dur. Grubun 1967 tarihli "Days Of Future Passed" albümü ilk senfonik rock ve konsept albümüdür. Yaşamdaki bir günü anlatır. Şafakta başlar ve geceyi anlatan ünlü parçaları Night In White Satin ile sona erer. Moody Blues'un 1967 ve 1973 tarihleri arasında ürettiği 7 albüm de tam bir PR şölenidir. Bu da PR'ın temelini 2 önemli grup BEATLES ve MOODY BLUES'un attığını gösteriyor. KLASİK PROGESSIVE ROCK'IN DOĞUŞU 60'lı yılların sonunda oldukça yeni ve fazla anlaşılmayan bir müzik türü olan PR ile özdeşmiş bir grup da KING CRIMSON'dı. Grubun ilk albümleri 1969 tarihli "IN THE COURT OF THE CRIMSON KING" senfoni, caz, R&B ve hard rock türlerinin bir karışımı olarak dinleyenleri hayrete düşüren bir şekilde ortaya çıktı. Grup 1974 yılına kadar çıkardığı yedi uçuk albümle dinleyenlerini oldukça nevrotik ve karamsar, zaman zaman duygusal bir boşlukta bırakmıştı. PR arenasında bir başka çok önemli grup da PINK FLOYD'tu. Özellikle Roger Waters'ın yazdığı inanılmaz üst düzey liriklerle ve deneysel müziklerle PINK FLOYD bu türde tam bir devrim yaratmıştı. 1971 tarihli " Meddle " albümleri bir yüzüyle hoş,dugusal caz ezgileriyle insanı rahatlatırken, diğer tarafı (23 dakikalık tek bir parça) Echoes ile "Ne oluyor burada dedirten?" bir ziyafet sunuyordu hayranlarına. Billboard listelerinden bir türlü inmek bilmeyen grubun efsanevi albümü "The Dark Side of The Moon", Syd Barret'a adanan David Gilmour'un hüzünlü gitar sololarıyla bezeli emsalsiz "Wish You Were Here" ve karanlık, içine kapanık ama asla hakkı tam olarak verilmemiş "Animals ile Pink Floyd 1971-77 tarihleri arasında PR türünün eşsiz örneklerini vermişti. Dönemin bir diğer süper grubu da bünyesinde Rick Wakeman, Steve Howe ve Jon Anderson gibi müzik dehalarını barındıran YES'ti. Grubun başyapıtı kabul edilen 1972 tarihli "Close To The Edge" albümü senfonik, karmaşık,tinsel, dokunaklı ve Chris Squire'ın sert ama ritmik bas gitar tınılarıyla dolu gerçekten eşi bulunmaz bir albümdü. Grubun, diğer "Fraglie(1971)", "Tales From Topograghic Oceans(1973), "Relayer(1974)" ve "Going For The One(1977)" gibi albümleri PR tutkunları için her zaman demirbaş listesindeydi. PR tarihinin en karmaşık, anlaşılması zor gruplarından biri de GENESIS'ti. Aynı grubun 80'lerde yaptığı "Invisible Touch" gibi art-pop albümler PR tutkunlarına elem ve keder verse de benim bahsettiğim GENESIS 1970-74 arası solistleri Peter Gabriel liderliğindeki gruptur. "Tresspas(1970)"," Nursery Crime(1971)", Foxtrot(1972)", "Selling England By Pound(1973)" ve "The Lamb Lies Down Broadway(1974) gibi albümler senfonik, üzerinde çok uğraşılmış ve insanı uçuran lirikleriyle tam bir başyapıttılar. PR serisinin en teknik ve aynı zamanda en abartılı grubu Emerson,Lake and Palmer'dı. Nice grubundan gelen Keith Emerson King Crimson'dan gelen Grek Lake ve Atomic Rooster'dan gelen Carl Palmer'ın oluşturduğu ELP oldukça cesur, yaratıcı, gösterişli ve agresif taraflarıyla dönemin en çok ses getiren gruplarındandı."Tarkus(1971)", "Pictures At Exhibition(1971)", "Trilogy(1972)" ve başyapıtları "Brain Salad Surgery(1973)" albümleriyle tanınmışlardı. Zaman zaman PR kulvarlarına giren ünlü İngiliz grup Uriah Heep'ide unutmamak gerekiyor. Ken Hensley'in liderliğindeki grup "Salisbury(1971)", "Magician's Birthday(1972)" ve "Demons and Wizards(1972)" gibi hepsi gerçek bir PR örneği olan çok kaliteli albümler üretmişti. Alan Parsons Project de yaptığı konsept albümlerle PR'ın hakkını veren gruplarındandı. Ayrıca Van Der Graaf Generator, Gentle Giant ve Renaissance gibi ülkemizde pek tanınmayan gruplar da dönemin oldukça ses getiren topluluklarıydı. Ayrıca Macar grup Omega ve Almanların dev grubu Eloy da 70'li yıllarda PR alanında iz bırakan birçok albüm üretmişlerdi. Benim bu dönemden bahsedeceğim son grup gerçekten çok sevdiğim ancak rock dünyasında bir türlü hak ettiği başarıyı yakalayamamış İngiliz grup Camel olacaktır. 1972 yılında Surrey İngiltere'de Andy Latimer, Peter Bardens, Doug Ferguson ve Andy Ward tarafından kurulan Camel aradan geçen 30 yıla rağmen kalan tek orjinal üye gitarist Andy Latimer sayesinde yoluna devam ediyor. "Snow Goose(1975)", Moonmadness(1976)", Rain Dances(1977)" ve "Stationary Traveller(1984)" gibi PR tarihinin en başarılı albümlerini üretmiş olan Camel Andy Latimer'ın insanı başka alemlere götüren naif flüt ve gitar ezgileriyle, Andy Ward'un başarılı davul tekniği ve geçtiğimiz Aralık ayında yaşama veda eden Peter Bardens'ın kendine has klavye çalışı ile gerçekten bu alanın en başarılı gruplarından biriydi. 70'Lİ YILLARIN PROGRESSIVE HARD ROCK GRUPLARI Bu kategoride 3 önemli grup göze çarpıyor. QUEEN, RUSH ve KANSAS. Bu üç grupta klavyeden ziyade klasik heavy metal sınırlarını zorlayan gitar soundlarıyla ve sıkı, özenilmiş düzenlemeleriyle türün gözdeleriydiler. Ancak kayda değer bir olgu da, bu grupların birkaç başarılı radyo hitleri dışında PR tutkunları tarafından fazla dikkate alınmamalarıydı. Bu da anılan grupların az fakat kendilerine aşırı bağlı fanatik hayran kitlelerine sahip olmasına neden oldu. Odukça fenomen olan QUEEN opera, metal,klasik ve görsel öğeleri fazla kullanan ve bu karışımlardan oluşan farklı müziği ile kendine bağlı bir hayran kitlesi oluşturmuştu. Freddie Mercury ve Brian May'in liderliğindeki grup, anlaşılması zor "QueenII(1973), farklı ancak sanatsal"Sheer Heart Attack(1974)", gösterişli, ses getiren "A Night At The Opera(1975)", oldukça sert "A Day At The Races (1976)" ve daha az progressive"News Of The World(1977)" gibi albümleriyle rock tarihinin unutulmazları arasındaki yerini alıyordu. Kanada'nın bir numaralı grubu Rush ise oldukça sert, Alex Lifeson'ın gitarına ve baterist Neil Peart'ın uçuk şarkı sözlerine dayalı müzikleriyle bu alanda önemli bir yer tutuyordu. Grup "2112(1976)" ve "Hemispheres(1978)" gibi enstrümanların hakkının verildiği "Permanent Waves(1980)" ve "Moving Pictures(1981)" gibi daha dingin ve dengeli albümleri ile dikkat çekiyorlardı. PR alanında pek fazla önemli grup çıkarmayan Amerika'nın başarılı temsilcisi Kansas gitarist Kerry Livgren liderliğinde önemli başarılara imza atmıştı. Zaman zaman çok sert, zaman zaman da klasiğe yakın daha dingin, naif parçalarıyla Kansas bu alanın hatırı sayılır gruplarındandı. "Leftoverture(1974)" ve "Point Of Known Return(1977)" grubun en seçkin albümlerindendi. GÜNÜMÜZDE PROGRESSIVE ROCK......HALA VAR MI? Evet. Bazı başarılı rock grupları eskileri gibi olmasalar da hala bu müzik türünü günümüzde de sürdürmeye çalışıyorlar. 80'li yılların ortalarında kurulan İngiliz grup Marillion hem Fish ile birlikte hem de Fish'ten sonra yaptıkları kaliteli müzik ile 70'li yıllar sonrası bu alanda bayrağı taşıyan önemli bir gruptu. "Fugazi(1984)", "Misplaced Chidhood(1985)" ve "Brave(1994) gibi albümler grubun oldukça önemli yapıtları arasındaydı. Her biri kendi enstrümanında tam bir uzman olan Dream theather 'da progressive metal tarzı parçalarıyla türü devam ettirmeye çalışan gruplardan. Grubun 1999 tarihli "Metropolis Part2 Scenes From A Memory " albümü oldukça dikkat çekici. Bu alanda bahsedeceğim son iki grup Tool ve Radıohead Her iki grup da alternatif rock tarzı görüntüleriyle daha çok modern PR grupları olarak adlandırılabilirler. TOOL'un oldukça karanlık, düşündüren metal albümleri "Aenima(1996)" ve Lateralus(2001)" ile daha gözde bir grup olan RADIOHEAD'in " ok competer (1997) ve kid A (200)" gibi oldukça nevrotik, insanı bozan albümleri günümüzdeki PR müziğinin en etkili örnekleri sayılabilir. Umarım verdiğim bu bilgiler bu türün tutkunlarına ve PR ile tanışmak isteyen diğer dinleyenlere biraz yardımcı olmuştur. Hangi dönem daha iyi diye soracak olursanız, benim gibi bu konuda tutucu olan biri olarak 70'li yıllardan şaşmayın derim.
__________________
...Anladım ki;
Kelimelerin bittiği yerde sen başlıyordun |
|
|
|
| Bu mesaj için Duygusuz kişisine teşekkür edenler: |
tasiyici_35 (06.01.2008)
|
|
|
#6 (permalink) |
|
Sadece Ben.....
![]() Katılma Tarihi: Mar 2006
Nereden: Görmek istediğin yerde :)
Mesajlar: 2,956
|
Punk; kültür politika ve estetiği ile kurumsallaşmış sanat teorileri ve bunu yaratan topluma, toplumsal sisteme karşı doğmuş bir reddediştir. Punk, sanatçıyı devrimci olarak görür, geleneksel ve kalıplaşmış davranış ve yaşam biçimine karşı yıkıcı bir tavır geliştirir. Bireyin kişisel gelişimini yönlendiren, yaşam biçimini şekillendiren toplumsal organizmayı herşeyin suçlusu olarak görür ve saldırmaktan çekinmez. Punk'a göre herşey alt üst olmalıdır; aykırı, ayrıksı giyim tarzı, ve gündelik yaşamda sınırlann belirsizleştirilmesi, bilinçli kışkırtıcılık, kabul görmüş ve tekdüzeleşmiş yaşam biçiminin yeniden düzenlenmesi (ya da düzensizleştirilmesi) punk yaşam biçiminin devrimci taktikleridir.
Punk'ın kendini var ettiği sahne; ekonomik ve toplumsal buhranın yaşamın her alanını cenderede tuttuğu 1970'lerin son dönemlerindeki İngiltere'dir. Punk akımı; İngiltere'deki ekonomik bunalımdan büyük zarar gören işçi sınıfı gençleri arasında doğdu. "Geleceğin olmadığı'" hayatlarının ve politik güç sahibi kişilerce yönetilen bir toplum tarafından önceden belirlendiği gerçeği, toplumsal dinamiği oluşturan gençlerin en büyük buhranıydı. Bu buhranın köklerinin fütürizm, dadaizm, nihilizm ve anarşizm Punklar içinde bulunduklan durumu protesto etmek için ellerindeki her malzeme ile bedenleri de dahil, kendilerini ironik bir biçimde "toplumsal atık" olarak sundular: Köle kıyafetleri, zincirler, deriler, dayatılan cinsiyetçi modaya karşı androjenlik, parçalanmış giysiler, rengarenk ve dikleştirilmiş rahatsız edici saç biçimleri ve punk sembollerinden bedene iliştirilmiş çengelli iğne... Punk antimodadır. Amacı geleneksel kalıplar içinde yaşayan topluma karşı algıyı bozmaya yönelik açık bir saldındır. Punk estetiğinin yaratıcısı olarak kabul edilen Londralı modacı Vivienne Westwood (Sex Pistols'in doğuşunda da nedenlerinden olan 'Sex' adlı dükkanın ortaklanndan) şu sözleri ile punk esetetiğinin "nedenini" açıklıyor: "...Onun giysilerini giyrnek için cesur olmanız gerekir. sokakta yürürken tüm dikkatleri üzerinize çekeceksiniz. Bu tepkileri davet eden bir güç gösterisidir. Giysiler genellikle fikirleri sözlerden daha iyi anlatabilir. Bir kitap, bir poster ya da broşür kadar yıkıcı bir silah olabilir: Otobüste yanınızda 'Anarchy in the UK' (Birleşik Krallıkta Anarşi) tişörtü ile oturan biri sizi anıda rahatsız eder."
__________________
...Anladım ki;
Kelimelerin bittiği yerde sen başlıyordun |
|
|
|
| Bu mesaj için Duygusuz kişisine teşekkür edenler: |
tasiyici_35 (06.01.2008)
|
|
|
#7 (permalink) |
|
Sadece Ben.....
![]() Katılma Tarihi: Mar 2006
Nereden: Görmek istediğin yerde :)
Mesajlar: 2,956
|
Black metal heavy metal'in alt-türü olan bir müzik türüdür. Black metal�in ilk temsilcileri �türe isim babalığı yapan �Black Metal� adlı albümünün yapımcısı da olan- Venom, Mayhem, Hellhammer, Mercyful Fate, Bathory ve Celtic frost gibi gruplardır. Black metal günümüzdeki biçimini ise büyük oranda Darkthrone, Enslaved, Burzum, Mayhem, Immortal ve Emperor gibi Norveçli grupların etkisiyle almıştır.
Özellikleri Şarkı sözleri genelde satanizmle ilgili ve paganizm gibi diğer okült konulardan oluşur. Gitarlar yoğun olarak bozunmuştur (distortion�lanmıştır). Davullar hızlı ve agresif bir tonda olup, �blast beat� olarak adlandırılan aynı parçaya (zil, trampet vb�) defalarca üst üste hızlıca vurulması biçiminde yapılan yöntemle çalınmıştır. Gitarlar hızlı ve yinelemeli çalınmıştır (gitarın tıpkı ud gibi çalındığı tremolo yöntemi olarak adlandırılır). �Scream vocal� olarak adlandırılan, seslerin derin ve içten bir böğürtü olarak duyulmasını sağlayan, ses tellerini titreştirmekle gerçekleştirilen vokal yöntemi kullanılmıştır. Hızlı perküsyon yapılmıştır. Müzikte yinelemeler yoğundur ve soğuk ve hüzünlü bir atmosfer hissedilir. Black metal gruplarını diğerlerinden ayıran bir diğer özellik ise eskiden daha yoğun olarak kullanılan �corpse paint� adlı, yapanın çürümekte olan bir ceset ya da bir veba kurbanı gibi gözükmesini sağlayan özel bir tür siyah ve beyaz makyajdır. Bu makyaj ve black metal müzisyenlerinin tüm Dünya�da yaygın olarak takma sahne adları kullanması müzisyenlerin kimliklerinin saklanmasına yardımcı olur. Türkiye'de Başlıca tanınmış Türk black metal grupları arasında Ehrimen, Episode 13, Moribund Oblivion, Nord av Snafells, Ominous Grief, Raven Woods, Sadistic Spell, Sagu, Satanic Verses ve Witchtrap sayılabilir.
__________________
...Anladım ki;
Kelimelerin bittiği yerde sen başlıyordun |
|
|
|
| Bu mesaj için Duygusuz kişisine teşekkür edenler: |
tasiyici_35 (06.01.2008)
|
|
|
#8 (permalink) |
|
Sadece Ben.....
![]() Katılma Tarihi: Mar 2006
Nereden: Görmek istediğin yerde :)
Mesajlar: 2,956
|
�Kötü kader, yazgı� anlamına gelen iç karartan metal... Acelesi olmayan, uyuşmuş, durgun, sıkkın metal... Thrash Metal �hız�a odaklanırken, Doom Metal için tek bir kelime söylenebilir: �yavaşlık�. Oldukça ağır gitar riffleri ve melodik vokal bu metal türünü etkileyen öğelerdir. Black Sabbath, yeryüzünün en ve ilk baba metal grubu, ilk dönemlerinde ağır ve yavaş rifflere odaklanmıştır. O yüzden Black Sabbath, ilk Doom Metal grubu olarak gösterilebilir. Doom Metal�in önemli bir alt kolu olan �DoomDeath� ise Doom�un yavaşlığını vokaliyle birleştirir. Bu türün mucitleri ve krallarıysa (Doom�un üç babası olarak bilinen) üç İngiliz Doom grubudur: Paradise Lost, Death metal My dying bride ve Anathema ... Sırf bu üç gruba bakarak bile Doom�un metal müzikte nasıl bir yere sahip olduğunu görmek hayli mümkündür... Black Sabbath�ın ilk günlerinden günümüzün modern Doom�una..
70�lerin ilk Doom grupları Çoğu insan, Black sabbath �ın tüm Heavy metal ve alt gruplarını en çok etkileyen grup olduğuna katılır. Doom Metal grupları da bunun içindedir. İlk albümleri �Black Sabbath�, �Paranoid�, �Master of Reality�, �Vol.4�, �Sabbath Bloody Sabbath� ve �Sabotage� şüphesiz ki birer başyapıttır. Ve bu albümler olmasa da belki şu anda Doom Metal de (hatta genel anlamıyla metal) olmayabilirdi. Black Sabbath�ın çağdaşlarından çok ayrı bir müzik yaptığı ve metali bugünlere kadar getirdiği açık. Ama onlardan da önce, 60�ların sonları ve 70�lerin başlarında bazı Doom-Metal prototipleri bulmak ta mümkün. Bunlar tabiki gerçek anlamıyla Doom değildi, ama sonradan Doom Metal�i şekillendirecek sayısız riffler barındırıyorlardı. Bu tip şarkılardan biri de Iron Butterfly�ın �Inna Gadda Da Vida�sıydı. Black Sabbath�la aynı dönemde bulunan gruplardan biri, Pentagram ilk Doom grupları arasında sayılır. Pentagram�ın ikizi olarak gösterilen diğer bir grup Bodemon da �erken Doom Metal� için ilk ve en iyilerden biridir. Bu gruplar doğal olarak Black Sabbath�ın bir hayli etkisindeydi ama onlar daha çok müziğin �durağan ve kasvetli� kısmına odaklanmışlardı. Böylelikle de dünyanın ilk Doom Metal kayıtlarını oluşturmuşlardı.. 80�ler... 1980�ler gerçek anlamda ilk Doom Metal hareketlerini barındırır. Bu dönemler Def Leppard, Warrant ve Bon Jovi gibi grupların öne çıktığı ve �Heavy Metal� ustaları olduğu, bunların yanında Thrash, Speed ve Death Metal�in de metal camiasını kasıp kavurduğu yıllardır. Bu dönemlerde basın, deri ceket giyen ve saçını uzatan herkese pis ve aşağılayıcı bir tavırla �Heavy metalci� damgasını yapıştırıveriyordu. Ama bu yıllarda �Doom-Metal�in kralını yapan� ama basının tavrı yüzünden hep gölgede kalan pek çok ta kıyıda köşede kalmış grup vardı. 80�ler ayrıca bir diğer yarı-hızlı metal türü olan N.W.B.H.M, açmak gerekirse �Yeni Dalga İngiliz Heavy Metal�in de son demlerini yaşadığı yıllardı. Kısacası Speed ve Thrash Metal�in alıp başını yürüdüğü bu yıllarda, Doom Metal hep gölgede kaldı, dışlandı. Ama bu yıllar aynı zamanda Doom Metal�in kendini gizli gizli de olsa çok iyi geliştirdiği yıllardı. 80�lerin Doom�u en çok geliştiren gruplarından birisi Trouble�dı. Aslen Chicago�lu olan bu grup 1979�da kurulmuş ama 1984�de adını duyurmayı başarabilmişti. Trouble, Heavy metalin yavaş çekimine benzeyen ve Black Sabbath�dan hayli öğe barındıran bir müziğe sahipti. Ama grup aşırı dinci (Hristiyan) olduğu ve bunu da sözlerine yansıttığı için sonraları White Metal (namı diğer: Christian Metal) olarak anılmaya başlandı. Bir başka Doom grubu Saint Vitus ise belki de (Candlemass ile birlikte) Doom Metal�e en büyük etkiyi bırakan gruptur. İlk çalışmaları Black Flag�i (hardcore grubu) andırsa da, sonraları yarı-Doom bir müziğe sahip olmuşlardır. Grubun lideri Wino ise şu anda dahi Doom Metal�in en efsane adamlarından biri olarak gösterilir. Hem ilk grubu The Obsessed, hem de sonraları Saint Vitus�ta Doom Metal�e katkısı çok büyük olmuştur. 1986 senesinde İsveç�li grup Candlemass �Epicus Doomicus Metallicus� albümünü çıkardı ve bu albüm erken dönem Doom Metal için bir başyapıt sayıldı. Bu albüm Black Sabbath�ın (ve Ozzy�nin) eski tarzına sahip olsa da modern etkilere de sahipti. Candlemass�in en iyi yıllarıysa temiz, derin ve çok özel bir vokale sahip olan vokalist Messiah Marcolin�li dönemi oldu. �Doom Metal nedir?� diye merak eden yeni heveslilerin " As It Is, As It Was: The Best Of Candlemass� (1994) albümünü dinlemeleri bu bakımdan hayli faydalı olacaktır.. 80�lerin sonlarına damgasını vuran bir diğer Doom grubuysa Cathedral�dir. Grubun lideri Lee Dorrian, 1989 yılında Napalm Death�den ayrıldığında kimse ondan böylesi bir "u" dönüşü beklemiyordu. (Çünkü Napalm Death bir Grindcore grubudur, yani Doom�a belki de en uzak metal türüdür.) Napalm Death�in ultra hızlı müziğine zıt bir biçimde Cathedral�in ilk albümü ultra yavaş oldu. Ama grup, seneler geçtikçe Doom Metal�den yavaş yavaş sıyrılıp 70�lerin rock müziğine heves sardı.. ve 90�lar..... 90�ların başlarında Doom Metal bazı değişikliklere uğradı. Death Metal�in meşaleyi ele almasıyla Doom Metal de rahat bir nefes aldı ve adeta tekrar dirildi. Böylece bu yıllarda pek çok Doom-Death yapan grup kuruldu. Ve yazının girişinde de belirtildiği gibi bu gruplar arasında aynı müzik şirketine (Peaceville) ve aynı ülkeye (İngiltere) sahip üç grup döneme damgasını vurdu. Şa anki Doom-Death türünü yarattı. 1990 senesinde ilk atağı Paradise Lost yaptı, kendi adlarını taşıyan ilk albümlerini çıkardı. İlk albümlerinde Death Metal daha ağır bassa da ikinci albümleri �Gothic� (1991) ile neredeyse modern Doom�u tek başlarına yeniden oluşturdular. Aynı sene My Dying Bride ise �Symphonaire Infernus Et Spera Empyrium� isimli ilk resmi albümünü çıkarmıştı. İkinci albümleri �Turn Loose the Swans� (1993) ile de Doom Metal�in en iyileri ve özellikle 90 sonrası Doom Metal�in geliştiriceleri arasına girmeyi başardılar. Albümleriyle tüm dünyaya Doom Metal�i tekrar tanıttılar. Aynı misyona sahip bir diğer grupsa Liverpool�lu Anathema�ydı. (Sonraları gruptan ayrılıp �The Blood Divine�ı kuran) Darren White�ın vokaliyle Anathema, sadece Doom değil, genel anlamda metal seven tüm 90 sonrası gençliğinin en sevdiği gruplardan biri oldu. Sıkılgan, kasvetli ve hüzün dolu müziğiyle döneme damgasını vurdu. Ayrıca bu yıllarda Doom�un bir diğer önemli temsilci de Earth grubuydu. (Yanlış anlaşılmasın, Black Sabbath değil) Sabbath�dan en çok etkilenen gruplardan biri olan Earth, Doom�un üzerinde öyle etkili oldu ki yaptıkları müziğe �Drone-Doom� adı verildi. Bu müzik, Doom�un daha aşırısıydı. 90�ların ortalarında metal müziğin �deneysel� bir çabaya girişimi Doom Metal�i de etkiledi. The 3rd and the Mortal gibi gruplar Doom�a daha atmosferik bir tarz kattılar ve tüm albümleri boyunca (belki de ilk kez) bir bayan vokal kullandılar. Bu deneysel girişimler şu anda var olan pek çok Doom Metal türünün ortaya çıkmasına sebep oldu; Esoteric, Evoken, Skepticism gruplarının yavaş ve �duygusuz� müziğinden, Theatre of Tragedy ve benzer grupların Gothic-Doom Metal türü melez karışımlarına kadar.. Doom Metal�i vuran bu deneyselcilik sayesinde türler arasındaki sınırlar ortadan kalktı ve doğrusunu söylemek gerekirse Doom-Metal önüne gelen her türle çiftleştirilip orijinalliğini yitirdi. Doom Metal�in dev grupları dahi kendi yarattıkları bu türden uzaklaştı. Ama unutmayalım ki tüm bu yeni tarzların yanında halen 80�lerin klasik Doom Metal�ini yapan pek çok grupta mevcut...
__________________
...Anladım ki;
Kelimelerin bittiği yerde sen başlıyordun |
|
|
|
| Bu mesaj için Duygusuz kişisine teşekkür edenler: |
tasiyici_35 (06.01.2008)
|
|
|
#9 (permalink) |
|
Sadece Ben.....
![]() Katılma Tarihi: Mar 2006
Nereden: Görmek istediğin yerde :)
Mesajlar: 2,956
|
Death Metal, heavy metal in alt türüdür. Daha çok thrash metal esintili bir müzik tarzıdır. ABD menşeilidir ve 80 lerin sonunda ortaya çıkmıştır. Brutal vokaller sert gitar riffleriyle desteklenir. Death, Cannibal Corpse türün tanınmış gruplarıdır.
Death Metal Disiplini Death metal çok hızlı ve tempolu gitar ve bateri ile desteklenir. Bazı gruplar gitarı tek tutarken bazı gruplar daha tonlu ve sert gitar tonları için çift gitar (rhythm ve lead) kullanırlar. Bass gitar da bazı zamanlar distorted kullanılır (distortion gitar tonunun daha sert ve bozulmuş olduğunu anlatan bir terimdir. Çeşitli efektörlerle gitarın sesleri değiştirilir)türün ilk grupları morbid angel death gibi amerikan kökenli gruplardır zamanla avrupayada yayılmıştır Gelişimi Death metal diğer janrlarda olduğu gibi zaman içinde değişime uğramıştır. Daha hızlı ve sert vokallerle metalcore alt türü ortaya çıkmıştır. Killswitch Engage, Trivium, Slipknot tanınan metalcore gruplarıdır. Bir diğer değişim ise synthesizers destekli death metaldir. Bu destekle progressive death metal alt janrı ortaya çıkmıştır. Into Eternity, Opeth, Necrophagist'i bu grupta sayabiliriz. .
__________________
...Anladım ki;
Kelimelerin bittiği yerde sen başlıyordun |
|
|
|
| Bu mesaj için Duygusuz kişisine teşekkür edenler: |
tasiyici_35 (06.01.2008)
|
|
|
#10 (permalink) |
|
Sadece Ben.....
![]() Katılma Tarihi: Mar 2006
Nereden: Görmek istediğin yerde :)
Mesajlar: 2,956
|
Goth Metal (Gothic Metal de denir) doom metal, heavy metal ve orjinal gothic tarzının arasındaki geçiş gibidir. 1990'ların sonunda Avrupa ve A.B.D. topraklarında ortaya çıkan bu tarzı aslında kategorize etmek çok zordur. Bazı dinleyiciler ve müzisyenler, metalin konsepti hakkında çok katıdırlar; onlar için belli bir tür ve o türlerin alt kolları vardır. Fakat bazı dinleyiciler ve müzisyenler de böyle ayrımlara sonuna kadar karşı çıkarlar. Metal ezgileri barındırmayan türlerden etkilenip, onları metal ile harmanlayan bir türdür gothic metal.
Aslında Gothic metal; Celtic Frost, bir kaç yıl sonra Paradise Lost ve Theatre Of Tragedy gibi, bayan vokal, melodik klavye ve ağır doom riffleri kullanan gruplardan evrimleşmiştir. Type O Negative, My Dying Bride ve Anathema gibi gruplar da temel olarak insanı ürperten klavye ezgileri ve ağır hüzünlü havasıyla dikkat çeker. Bayan vokalleri ve death metal gırtlağıyla metal tarihinin ilk gothic şarkısı olarak Paradise Lost'un gothic albümündeki aynı isimli "Gothic" gösterilir. Albüm, The Gathering gibi gruplara hatta Paradise Lost'un kendisine bile ilham kaynağı olmuştur. Theatre of Tragedy, Tristania ve Sins Of Thy Beloved gibi Norveçli gruplar, zaten müziğin var olan karanlık ve iç acıtan havasına eşsiz vokaller ekleyerek goth metali bambaşka boyutlara taşıdılar. Ortaçağa ait klasik öğelerin de - Gregorian İlahi koroları, kilise orgları, yan flütler, viyolonlar ve operatik bayan vokaller- eklenmesiyle doom metal riffleriyle bezenmiş olan müzik, kendi sağlam yapısının üzerine bir kat daha çıkarak büyüleyici bir tarza dönüştü. İskandinav Goth Metal olarak bilinen tarz sık sık black metale kaymasıyla birkaç tür dinleyicilerinin dikkatini çekti. 1990'ların sonlarına doğru gelirken ortaya daha yumuşak bir goth metal tarzı çıktı. Bu tarzı benimseyen gruplar da temel olarak kendilerine bayan vokali belirlediler ama doom metal öğelerinden ve erkek death vokallerden uzak durdular. The Gathering, Within Temptation, Lacuna Coil ve Lacrimosa gibi gruplar bu tanıma uyan soft gothic gruplarıdır. Bu gruplardan bazıları aynı zamanda müziğe elektronik sesler veya klasik rock müziğini ekleyerek daha geniş kitlelere yayılma amacı güttüler. Genel olarak Gothic Metal'in sözleri de belirli konular üzerine sabitlenmişti; din ve Tanrı, cennet-cehennem, romantizm, korku, depresyon, matem, boşluk ve ölüm. Dünyayı baz alacak olursak, Gothic Metal genel olarak Kuzey Avrupa'da özellikle de Norveç'te metal türleri arasınada en yaygın olanıdır.
__________________
...Anladım ki;
Kelimelerin bittiği yerde sen başlıyordun |
|
|
|
| Bu mesaj için Duygusuz kişisine teşekkür edenler: |
askisi16 (22.03.2008), tasiyici_35 (06.01.2008)
|
![]() |
| Şu Anda Konuyu İnceleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| köpek türleri | cRaZy MaX | Resim, Grafik, Tasarım | 1 | 17.07.2007 15:19 |
| aile türleri | reis_19 | Ödev | 0 | 10.04.2007 18:52 |
| Cümle Türleri | The Answer | Ödev | 0 | 24.03.2007 13:49 |
| Fobi TürLeri | EnwerAble | Sağlık | 0 | 15.07.2006 15:12 |