Geri Dön   Forum Ti > Eğitim > Ödev
Üye Ol Üye Listesi Takvim Forumları Okundu İşaretle

Ödev Her türlü ödev paylaşımı ve yardımı

Cevap
 
Konu Araçları
Eski 05.05.2007   #1 (permalink)
FB TeaM
 
Katılma Tarihi: Tem 2006
Nereden: Türkiye
Mesajlar: 8
Arrow tarih dönem ödevi

yardım edin lütfen tarihden dönem ödevi aldım ama bulanmıyorum ödevim mısır hakkında bilgi işde piremitler mumyalar filan yardım edin lütfen
__________________

nako.17 Şuanda Forumda Değil   Alıntı yaparak cevapla
Eski 05.05.2007   #2 (permalink)
Bölüm Editörü
 
Black Daisy  Görüntü Resmi
 
Katılma Tarihi: Nis 2007
Nereden: smyrna
Yaş: 20
Mesajlar: 896
Varsayılan

Nilin Hediyesi

Nil'in ve Oğuz'un hediyesi demeli aslında galiba. : Nil Mısır'ı yarattı ve ben rehberiniz Oğuz Kösebalaban bu sayfalarda sunuyorum. İnsanımız bu kadar yakınındaki Mısır'ın değerini yeni yeni kavrarken bu ilgilerine katkıda bulunmayı görev edindim. Ülkemizde İstanbul Arkeoloji Müzesi ziyaretlerimize başlamamız gereken yer aslında. Mısır'dan ne kadar çok şey bulunduğuna şaşırmamak ve koleksiyonun zenginliğinden etkilenmemek elde değil. Öte yandan Ege Antik kentlerimizden Miletos'lu filozof ;Thales'i de ( Lisede gördüğümüz Tales teoreminin yaratıcısı oluyor zat-ı muhterem ) burada anmak istiyorum : Piramitlerin yüksekliğini de hesaplamış dahi filozof : "Ne zaman ki bi insanın gölgesi uzunluğuna eşit "demiş Thales; " o zaman , piramidin gölgesi de yüksekliğine eşit olurrr! " Bu arada ilaç firması Bayer'in websitesini anmadan geçemeyeceğim. Aspirin'le ilgili bir Msır bağlantısına yer vermiş. Bildiğimiz üzere Aspirin kutularında aktif madde adı "salisilik asit" olarak belirtilmiştir. Bu, Latince "salix" - söğüt kelimesinden gelir. Yunan'lılar söğütten (Hipokrat , M.Ö. 5. yy.), Mısır'lılar Defne?den elde ettikleri kremi ağrı kesici olarak kullanmışlar, bu bilgi de bir papirüsteki bir kaç yüz ilaç bilgisiyle birlikte günümüze gelmiş!!! ( Amma velakin, Hipokratın ve hatta kızılderililerin de hakkını yemeyelimm - onlar da kullanmışlar ). Yani Eski Mısır, bir kısmımızın antioksidan veya kan inceltici vs diye her gün aldığımız aspirinin de mucidi.

Nil Nehri, dev bir yılan gibi, dünyanın en kurak çöllerinden birinin koynunda ilerleyerek çevresini yeşil bir vadiye dönüştürmüştür. (en alttaki mumya biraz kuru görünüyor gerçi; ancak mumyalama sayfalarımızda ayrıntılarını ve ayrıca aşağıda Mısır'ın yeşilliklerini de bulacaksınız.) Günümüzde bu dünyanın en uzun nehrinin kıyılarında yaklaşık 60 milyon insan yaşar. Nil aynı zamanda dünyanın en eski uygarlıklarından birine evsahipliği yapmıştır.

Bu büyük nehir olmaksızın Mısır varolamazdı.Her yıl doğu Afrika dağlarının karları eriyerek nehrin kıyılarını taşıracak kadar bol miktarda suyu yine içinde bol miktarda toprak ve bitki kalıntısı bulunduran alüvyonlar taşıyarak Nile ulaşır. Taşmış nehir yatağına çekilirken geride dünyanın en verimli topraklarından birini bırakır ki bu topraklardan yılda 2 -3 kez ürün almak mümkün olabilmektedir. Dolayısıyla, Eski Yunanlıların Mısır'a atfen söyledikleri meşhur " Nil'in Hediyesi" sözünün ( ... ki sayfamızın adı burdan kaynaklanıyor... ) arkasındaki kıskançlığı anlamak kolaydır.

Eski Mısır'ı doğal sınırlar koruyordu :
Nil platosunun ötesi çöllerle kaplıdır.
Nil üzerinden Mısır'a güneyden ulaşmayı büyük şelaleler imkansız kılar.
M.Ö. 1500'den önce deniz yolları pek kullanılmadığından Akdeniz doğal bir korunak olmuştur ( Mısır deniz üzerinden 19. yyda Napolyon gelene kadar taarruza uğramamıştır. )
Düşmanın Mısır'a taarruzu için günümüzde Süveyş kanalının bulunduğu yerdeki dar bir toprak parçası üzerinden ilerlemek dışında fazla bir seçeneği yoktu.




Nil'in Hediyesi | mısırın gizemi | Firavunlar
__________________
Ne Mutlu Türk'üm Diyene!!
Dalımızı Kıranın Ağacını Kökünden Sökeriz.
Black Daisy Şuanda Forumda Değil   Alıntı yaparak cevapla
Bu mesaj için Black Daisy kişisine teşekkür edenler:
Y@K@MOZ (05.05.2007)
Eski 05.05.2007   #3 (permalink)
Bölüm Editörü
 
Black Daisy  Görüntü Resmi
 
Katılma Tarihi: Nis 2007
Nereden: smyrna
Yaş: 20
Mesajlar: 896
Varsayılan

Apollo Heykeli, Zeus Heykeli, Iskenderiye Feneri, Artemis Tapinagi, Babil’in Asma Bahçeleri, Karya Krali Mozoleus’un Mezari ve Piramitler, iste dünyanin yedi harikasi... IÖ 200’lerde yasamis Sidon’lu Antipater, o dönemde dünyanin yedi görkemli yapitini böyle belirlemis. Bu yedi yapit kavramsallamis biçimde günümüzde de varligini sürdürüyor. Nemrut Dagi’ni da “sekizinci harika” olarak dizelgeye eklemek isteyenler çok ama henüz kabul görmüs degil.



Günümüzde bu yedi “harika”dan, birinin disinda tümünün varligi, kalinti, kirinti ya da kitaplardaki resimlerden ibaret. Piramitler ise, yani Misir’in baskenti Kahire’nin güneybatisindaki Gize kenti yakinlarinda, kayalik bir düzlük üzerinde yer alan üç tas yapi, zamana meydan okuyarak, kimilerine göre binlerce, kimilerince de onbinlerce yildir ayakta duruyorlar.


Yeryüzünün bilinen tarihinde, çevresinde bu denli çok iddia, gizem, söylence dolanan; adina bu denli çok kitap yayimlanmis, belgesel film çekilmis piramitler gibi ikinci bir yapi yoktur. Üstelik bunca çabaya, bilimdeki tüm ilerleme ve gelismelere karsin, Misir piramitlerinin barindirdigi gizemi çözmek, açik ve net bilgiler ortaya koymak hâlâ olasi degil. Bir kez, herseyden önce piramitlerin ne zaman yapildigina iliskin farkli bilgiler var.



En kuzeyde yer alan ve üçü içinde en büyügü oldugu için “Büyük Piramit” ya da “Keops Piramiti” adiyla anilan piramitin, eski Misir’da 4. Sülale’nin ikinci firavunu Keops’un; ortadakini 4. Sülale’nin dördüncü firavunu Kefren’in; en son yapilan güneydekini ise 4. Sülale’nin altinci firavunu Mikerinos’un yaptirdigi öne sürülür. Resmî tarihe göre, bu firavunlarin yasadiklari dönemlerden, piramitlerin yapim yillarini belirlemek olasidir, günümüzden yaklasik 2500, 2600 yil önceleri... Ancak, bir Arap tarihçisi Ebu Zeyd el Balkî, çok eski bir yazili kaynaga dayanarak sunlari öne sürüyor: “Büyük Piramit, Çalgi Takimyildizi (Lyra), Yengeç Burcu’ndayken, yani Hicret’ten iki kez 36 bin yil önce insa edildi.” Balkî’nin ileri sürdügü tarih, günümüzden yaklasik 73 bin yil öncesine karsilik geliyor.


Ondokuzuncu yüzyilda, teozof Helena Petrovna Blavatksy, Misir’daki Danderah Tapinagi’nin Burçlar Kusagi’ndaki bilgilere dayanarak piramitlerin yapim tarihini IÖ 78 bin yillarina kadar götürüyordu.


Misir’daki tapinaklarda ya da eski yazili metinlerde, piramitlerin yapim tarihinin hep takimyildizlarin konumlariyla açiklanmasindan yola çikan Iskoç gökbilimci Prof. Piazzi Smyth ise 19’uncu yüzyilda piramitlerin yapim tarihine iliskin gökbilimsel hesaplamalar yapmisti. Smyth’in, Dünya’nin “presesyon” hareketine, yani ekseni çevresindeki bir turu tamamlama süresi olan 25.827 yildan yola çikarak vardigi sonuçlara göre piramitler 53.824 yil önce yapilmisti.


Aslinda, Isviçreli otelci Erich von Däniken, 1968 yilinda yayimladigi “Tanrilarin Arabalari” adli kitabinda piramitlere, özellikle de Büyük Piramit’e iliskin, resmî tarihi alt üst eden bir dizi soru ortaya atmasaydi, piramitler bugün bu denli büyük boyutlarda bir gizemi barindirmiyor olacakti. Piramit sözcügü, olasilikla mimari bir kavram, geometrik bir biçim ve firavun mezari olarak yasamlarimizdaki varligini sürdürüyor olacakti.


Ama daha öncesi de var: 1929’da, ABD’de, Cinninnati Üniversitesi’nde, fizik profesörü Samuel J. McIntosh Allen, ögrencilerine geometrik piramit biçiminin olagandisi özelliklerinden söz ediyordu.


Ayni yillarda, Antonie Bovis adli bir Fransiz arastirmaci, turist olarak gittigi Misir’da, Büyük Piramit’i gezerken olagandisi bir olaya tanik olmustu. Kral Odasi’nda bir kenara toplanmis çöplerin arasinda ölmüs kediler vardi. Ama ne çöplerden ne de ölü kedi bedenlerinden hiçbir kötü koku yayilmiyordu. Durumdan kuskulanan Bovis, bir kedi ölüsünü yanina alarak ülkesine döndü. Yaptigi incelemede kedi bedeninin sanki mumyalasmis oldugunu saptadi. Bu “kendiliginden” mumyalanma olayinin piramidin yapisiyla baglantisi olacagi üzerinde duran Bovis hemen Büyük Piramit’in küçük bir modelini yapmaya giristi. 75 cm. yüksekliginde bir model yapti. Tam tepe noktasinin altina gelecek biçimde ve Kral Odasi’nin piramitteki yerine karsilik gelecek bir düzeye, yani piramidin yüksekliginin tabandan itibaren üçte birlik yüksekligine yeni ölmüs bir hayvanin cesedini yerlestirdi. Bir süre sonra cesedin kendiliginden mumlayalasmis oldugunu gördü.


Bovis’in 1930’larin basinda yayimladigi, “Organik Maddeler Üzerindeki Piramit Etkisi” baslikli rapordan yola çikan Çekoslovak radyo ve televizyon mühendisi Karel Drbal piramit modelleri üzerinde birçok deneyler yapti ve su sonuca ulasti: “Piramidin içindeki mekanin biçimi ile, bu mekan içinde yer alan fiziksel, kimyasal ve biyolojik olusumlar arasinda bir iliski vardir. Uygun biçimler kullanarak bu olusumlari hizlandirabilmemiz ya da yavaslatabilmemiz olanaklidir.”



Sonraki yillarda minyatür Büyük Piramit’lerle, su aritmaktan tiras biçagi bilemeye, yiyecekleri saklamaktan bitki yetistirmeye dek öyle deneyler yapildi ki, piramit modelciligi bir ticari alana dönüstü. Örnegin Kaliforniya’da seri olarak piramit modeli üreten bir firmanin kayitlarina göre, yalnizca ABD’de 1970-75 yillari 100 bin kisi model piramit satin aldi.

Yine 1930’lara dönersek; 1935’de Chicagolu John Hall da piramit modelleri üzerinde ilginç deneyler yapmisti. Hall, bakir bir halka ve çok uzun iki bakir tel kullandiginda piramidin tepesinden elektriksel bir akimin çiktigini gözlemlemisti.

Yillar sonra 1960’larin sonunda, Kahire’deki Ayn Sems Üniversitesi, ABD Atom Enerjisi Komisyonu ve Smithsonian Enstitüsü’nce desteklenen bir proje kapsaminda 1 milyon dolara malolan bir deney yapildi. 1968 Nobel Fizik Ödülü’nü kazanan Dr. Luis Alvarez ve Dr. Amr Godeh’in sorumlulugunda Kefren piramidinde yürütülen deneyin asil amaci piramidin “röntgenini çekmek”, içerideki gizli odalari saptamakti. Bunun için, 1 yil boyunca, günde 24 saat süreyle, piramidin iç bölümlerine ulasan kozmik isinlarin desenleri, piramidin tabanina yerlestirilen bir dedektör araciligiyla manyetik bantlara kaydedildi. Bir yilin sonunda bantlar bilgisayara yüklendiginde hiç beklenmedik sonuçlar elde edildi. Bilgisayarin çizdigi farkli desenleri Dr. Godeh, “Bu bilimsel olarak olanaksiz” diye açikliyordu. Insanoglunun Ay’a ayak basmasindan yalnizca 6 gün önce, 14 Temmuz 1969’da The London Times’de yayimlanan bir söyleside Dr. Godeh kendisine sorulan, “Bu bilimsel bilgi ve beceri birikimi, dünyasal anlayisin ötesindeki belirli bir güç tarafindan ise yaramaz bir duruma mi getirilmistir” sorusuna söyle yanit veriyordu:



“Ya piramidin geometrisinde önemli bir yanlis vardi, ki bu da kayitlarimizi etkileyecekti; ya da ister gizemcilik deyin, ister firavunlarin laneti, burada açiklanamayan bir gizem vardir. Piramitlerin içinde etkin durumda olan ve bilimin yasalarini hiçe sayan belirli bir güç vardir.”


Büyük Piramit’i bilim dünyasi için degil de, belirli bir kültür düzeyindeki siradan insanlar için asil çekici kilan nokta ise; piramidin en boy, yükseklik gibi sayisal verilerinin, türlü türlü çarpma bölme islemleri sonucunda Pi sayisini, Günes’le Dünya arasindaki uzakligi, çiplak gözle görülmesi olanaksiz kimi yildizlara iliskin bilgileri vermesidir.


Durumu biraz daha zorlayan Fransiz Georges Barbarin ise, 1936’da yayimlanan, “Büyük Piramitin Sirri” adli yapitinda Büyük Piramit’in sayisal verilerinin, Birinci ve Ikinci Dünya savaslari da içinde olmak üzere, dünyanin geçmisindeki ve gelecegindeki önemli olaylarinin tarihlerini barindirdigini ileri sürmektedir.


Bu arada, dünyanin geçmisine iliskin karsit tarih tezleriyle ortaligi alt üst eden Däniken’in, Büyük Piramit’in yapimina iliskin sorulari hâlâ yanitsiz: “Bu yapay dag, en küçügü 10 ton agirliginda olan 2.600.000 tas bloktan olusur. Harç kullanilmayan taslarin arasina bir saç teli ya da bir igne bile sokmak olanaksizdir. Çaliskan Misirli isçiler günde 10 adet tas blogu kaldirip yerine koysalar, 2.600.000 tasin üst üste konulmasi ve Keops Piramidi’nin ortaya çikmasi için tam 692 yil geçmesi gerekecekti. Oysa bizim arkeologlarimiz bu süreyi 20-30 yila sigdirmakmaktadirlar.”



Bu dev tas bloklarin kaldirilmasina iliskin, bugünkü bilimin asla kabul edemeyecegi ve kimilerine göre oldukça “uçuk” görüsler öne sürüldü. Bunlarin en etkileyicisi, isçilerin “meçhul yol göstericiler” sayesinde, bilinmeyen enerjileri kullanarak taslari “tüy gibi” havaya kaldirdiklari sonra “kus gibi” yerine koyduklari iddiasiydi.


Daniken’in ünlü kitabinin yayimlanmasindan yillar önce, sevgili “Balikçi”miz (Cevat Sakir Kabaagaç) bir yapitinda, piramit yapimiyla ilgili degil ama duvar yapimina iliskin bir söylenceyi aktariyordu: “Izmirli Tantalas’in kizi Niobe, Teb Krali Amphion’la evliydi. Bir gün gelir, Teb sehrini duvarlarla çevirmek gerekir. Pehlivanlar koca taslari birer birer, ihlaya puflaya tasimaya baslar ama Amphion eline flütü alip siçraya hoplaya flütünü üfleyince, taslar da tek sira olarak müzigin temposuna göre ziplaya ziplaya birbirinin pesisira düserler. Ve yine müzige uyarak birbirinin üstüne siçrayip yerlesirler. Böylece sehrin duvarlari yapilmis olur.”


Prof. Piazzi Smyth, 19. yüzyilda Büyük Piramit’in dünya üzerindeki yerine iliskin ilginç bir harita çizmisti. Prof. Smyth’e göre piramitlerin bulundugu Gize bölgesi tam olarak, Ekvator’dan Kuzey Kutbu’na kadar olan uzakligin üçte birini belirleyen 30° kuzey enleminin üzerinde yer aliyordu. Piramit, asagi Misir’daki tüm ovayi çevreleyen dag siralarinin güney ucunda yerlesikti. Kuzey kiyi hatti ise oldukça düzgün bir yay olusturuyordu. Bu yayin ait oldugu dairenin tam merkezinde ise Büyük Piramit bulunuyordu. Dolayisiyla Büyük Piramit, Misir’in tam merkezinde ve üstelik dünyanin da merkezi olarak kabul edilbilecek bir noktada yükseliyordu.


Piramit sözcügü, Grekçe’de “ates” anlamina gelen “piro” ile, “merkezde” anlamina gelen “amid” sözcüklerinden olusur, yani “merkezdeki ates”! Kimbilir belki de Büyük Piramit gerçekten de, dünyanin merkezi oldugu düsünülen ya da saptanan bir noktaya dikilmistir. Ve binlerce yildir doganin en büyük güçlerinden biri olan “ates”i yaymaya devam ediyordur.
__________________
Ne Mutlu Türk'üm Diyene!!
Dalımızı Kıranın Ağacını Kökünden Sökeriz.
Black Daisy Şuanda Forumda Değil   Alıntı yaparak cevapla
Eski 05.05.2007   #4 (permalink)
Bölüm Editörü
 
Black Daisy  Görüntü Resmi
 
Katılma Tarihi: Nis 2007
Nereden: smyrna
Yaş: 20
Mesajlar: 896
Varsayılan

hadi kolay gelsin
__________________
Ne Mutlu Türk'üm Diyene!!
Dalımızı Kıranın Ağacını Kökünden Sökeriz.
Black Daisy Şuanda Forumda Değil   Alıntı yaparak cevapla
Eski 19.05.2007   #5 (permalink)
 
lord1994  Görüntü Resmi
 
Katılma Tarihi: Mayıs 2006
Nereden: Türkiye
Mesajlar: 99
Varsayılan

valla benim ödev de buydu saol
__________________
YOURBOYS
Tek Namağlup Şampiyon BEŞİKTAŞ
lord1994 Şuanda Forumda Değil   Alıntı yaparak cevapla
Eski 06.03.2008   #6 (permalink)
 
Katılma Tarihi: Mar 2008
Nereden: İSTANBUL
Yaş: 19
Mesajlar: 1
Varsayılan Tarih Dönem ödevi

Slm Arkadaşlar Ya Ben Bu Siteye Yeni üye Odum Ya Tarihten Dönem ödevi Aldım Yaklaşık Olarak 1 Aydan Berli Arıyorum Ama Bi Türlü Bulamıyorum.eyer Bana Yardımcı Olursanız çok Sevinirim
Konu:saray Devrimi Acilen Bulmam Lazım Yardımcı Olursnız Sevinirim

Ya Elinde Oalan Msn Yasak:::::::::::::::::

Bu mesajı en son CoolmanJr düzenledi . Düzenleme zamanı: 20.04.2008... 12:37.
aynur_34 Şuanda Forumda Değil   Alıntı yaparak cevapla
Eski 20.04.2008   #7 (permalink)
 
hLL_saqO  Görüntü Resmi
 
Katılma Tarihi: Nis 2008
Nereden: maRs xD
Mesajlar: 2
Varsayılan

bnmde yardıma ıhtıyacım wa x( tarhden donm odewı aLdm we hıcbıyerde buLamıyorm!! konum ortaçağda katoLik kiLisesinin hayata eğitime biLime feLan etkiLeri :/
yardm edersenıızzz chooook sebınırm
hLL_saqO Şuanda Forumda Değil   Alıntı yaparak cevapla
Eski 20.04.2008   #8 (permalink)
 
Katılma Tarihi: Nis 2008
Nereden: kayseri
Yaş: 24
Mesajlar: 26
Varsayılan

uygarlık tarihi kitaplarına bak orada aradığını bulabilrsin..
tevfik38 Şuanda Forumda Değil   Alıntı yaparak cevapla
Eski 20.04.2008   #9 (permalink)
Hαkkıм∂α ßiLqin Yoxα.. Fikяinde OLмαsıη!
 
CoolmanJr  Görüntü Resmi
 
Katılma Tarihi: Şub 2007
Nereden: Yüreğinin Çağırdığı Yerden..!
Yaş: 20
Mesajlar: 3,158
Varsayılan

Alıntı:
hLL_saqO Demişki : Mesajı Göster
bnmde yardıma ıhtıyacım wa x( tarhden donm odewı aLdm we hıcbıyerde buLamıyorm!! konum ortaçağda katoLik kiLisesinin hayata eğitime biLime feLan etkiLeri :/
yardm edersenıızzz chooook sebınırm

ORTAÇAĞ AVRUPASI
Kilise ve Papalık
Ortaçağ’da Katolik Kilisesi siyasal, dinsel ve ekonomik alanlarda güçlenmiştir.
Katolik Kilisesi’nin güçlenmesinde;
• Papa’nın Avrupa krallarına taç giydirerek krallıklarını onaylaması
• Siyasal yapının parçalanması
• Skolastik düşüncenin yaygınlaşması
• Kilisenin kişileri dinden çıkarma (aforoz), bir bölgede yaşayanları dinsel faaliyetlerden men etme (enterdi) ve para karşılığında günah çıkarma, cennetten yer satma (endülüjans) yetkileri bulunması
etkili olmuştur.
Ortaçağ’da kurulan devletlerin bir çoğunda hükümdarlar egemenliklerini dine dayandırmışlardır. Ortaya çıkan laik olmayan devlet anlayışında din adamları devlet yönetiminde etkili olmuşlardır.


Fedoalite
Siyasal ve askeri gücü elinde bulunduran, toprağın mülkiyetine veya imtiyazına sahip olan bir senyörler (derebeyler) sınıfı ile bu sınıfa bağımlı köleler sınıfının oluşturduğu idari düzene feodalite denir.
Feodalite Rejiminin Özellikleri
• Feodalite rejimin kurulmasından sonra Avrupa’da siyasal birlik bozulmuş, küçük yönetim birimleri ortaya çıkmıştır. Derebeylik yönetimi, IX. yüzyılda Fransa’dan bütün Avrupa’ya yayılmış ve bütün Ortaçağ boyunca devam etmiştir.
• Feodalite rejiminde, halk arasında eşitlik yoktu. Avrupa’da halk; soylular, rahipler, burjuvalar ve köylüler diye sınıflara ayrılmıştır. Bu nedenle Ortaçağ’da Avrupa’da sosyal adalet sağlanamamıştır.
• Toprakların mülkiyeti soyluların elinde toplanmıştır. Ortaçağ’da kapalı bir ekonomik politika izlendiği için halk sermaye birikimine sahip olamamıştır.
Feodalite Rejiminin Zayıflaması
Derebeylerinin zayıflamasında;
• Haçlı Seferleri sırasında derebeylerin ölmesi veya ordularını kaybetmesi
• Barutun ateşli silahlarda kullanılmaya başlanması
• Avrupa’da sürekli orduların kurulması
• Yeniçağ başlarında Coğrafi Keşiflerin yapılmasından sonra ticaretin gelişmesi ve tarımsal faaliyetlerin gerilemesi
• Papa ile krallar arasındaki mücadelenin krallar lehine sonuçlanması
• gibi gelişmeler etkili olmuştur.
Haçlı Seferleri (1096 – 1270)
Hristiyan Avrupalıların birleşerek XI. yüzyılın sonlarından itibaren Anadolu, Suriye ve Filistin’e düzenledikleri seferlere “Haçlı Seferleri” denir.
1. Haçlı Seferlerinin Nedenleri
a. Dinsel Nedenler
• Hristiyanların, Müslümanların elinde bulunan kutsal yerleri (Kudüs) geri almak istemeleri
– X. yüzyılda Fransa’da ortaya çıkan Kluni tarikatının Hristiyanları Müslümanlarla savaşmak için kışkırtması
• Katolik Kilisesi’nin Ortodoks Kilisesi’ne hakim olmak istemesi
b. Ekonomik Nedenler
• Açlık ve yoksulluk içinde bulunan Avrupalıların, ekonomik düzeyi yüksek olan Türk ve İslâm ülkelerini ele geçirerek zengin olmak istemeleri
• Avrupalıların doğudan gelen ticaret yollarına hakim olmak istemeleri
• Toprak sahibi olamayan soyluların toprak kazanmak için yaptığı çalışmalar
c. Siyasal Nedenler
• Malazgirt Savaşı’ndan sonra kısa zamanda Anadolu’yu ele geçiren Türkleri durduramayan Bizans İmparatorluğu’nun Avrupalılardan yardım istemesi
• Avrupalıların doğu ülkelerinde derebeylik sistemini kurmak istemeleri
• Avrupalıların Türkleri denizlerden ve Ön Asya’dan uzaklaştırmak istemeleri
2. Haçlı Seferlerinin Sonuçları
a. Dinsel Sonuçları
• Katolik Kilisesi zayıflamış ve din adamlarına olan güven sarsılmıştır.
• Papa ve kilisenin baskısı kalkınca bilim, edebiyat ve sanat alanlarındaki gelişmeler hızlanmış, skolastik düşünce zayıflamıştır.
• Avrupa dışında misyonerlikler kurularak Hristiyanlık dini Asya ve Afrika’da yayılmaya çalışılmıştır.
b. Ekonomik Sonuçları
• Doğu – Batı arasındaki ticaret faaliyetleri gelişmiş ve Akdeniz limanlarının önemi artmıştır.
• Seferler sırasında gerekli mali desteğin sağlanması için krallıkların İtalya bankerlerinden borç para almaları, bankacılığın gelişmesine ortam hazırlamıştır.
• Haçlıların deniz yoluyla taşınması gereği gemiciliğin gelişmesinde etkili olmuştur. Ayrıca Avrupalılar kağıt, cam, deri işleme ve dokuma sanayisini öğrenmişlerdir.
• Anadolu, Suriye ve Filistin’deki şehirler zarara uğramış ve bölgedeki Türk devletleri ekonomik yönden olumsuz etkilenmişlerdir.
c. Siyasal Sonuçları
• Seferlere katılan derebeylerinin bir kısmı öldü, bir kısmı da ordularını ve eski topraklarını kaybettiler. Bu durum derebeylerinin zayıflamasına, mutlak krallıkların güçlenmesine yol açmıştır.
• Türklerin batı yönündeki ilerleyişleri bir süre durmuştur. Dolayısıyla Haçlı Seferleri Türklerin Balkanlara geçişini geciktirmiştir.
• Türklerin elinde bulunan toprakların bir kısmı istilaya uğramış, Batı Anadolu Bizans’ın eline geçmiştir. Türkiye Selçukluları Orta Anadolu’ya çekilmiştir.
• Türkler, Haçlı saldırılarına karşı İslâm dünyasını korumuşlar, bu durum Türklerin Müslümanların yaşadığı bölgelerde önemini artırmıştır.
d. Sosyal Alandaki Sonuçları
Feodalite rejiminin zayıflaması sonucunda Avrupa’da köylüler yeni haklar elde ettiler. Çiftçilerin sosyal etkinliği artmıştır. Ayrıca ticaret ve sanatla uğraşan burjuva sınıfı zenginleşmiş ve önem kazanmıştır.
e. Bilim ve Teknik Alandaki Sonuçları
• Avrupalılar Türk ve İslâm dünyasını daha yakından tanıma olanağı bulmuşlardır.
• Avrupalılar, Müslümanlardan pusula, barut, kağıt, matbaa, şeker, tarçın ve ipek işlemeciliğini öğrenmişlerdir. Avrupalıların bu teknolojik buluşları öğrenmeleri, hayatlarında önemli değişikliklere neden olmuş, Yeniçağ’da Avrupa’nın her alanda ilerlemesine ortam hazırlamıştır.
• Skolastik düşüncenin yerini özgür düşünce almaya başlamış, halk okulları açılmış, Müslüman bilginlerin eserleri tercüme edilmiştir. Dolayısıyla Avrupa’da kültürel ve bilimsel hayat canlanmıştır.
Magna Charta (Büyük Şart) (1215)
İngiltere’de halkın kişisel haklarının tanındığını belirten ilk siyasal belgedir. 1215 yılında İngiltere Kralı Jan (John) ile soylular arasında imzalanmıştır.
İngiliz demokrasisinin temeli sayılan Magna Charta (Büyük Şart) krala zorla kabul ettirildi.
Bu ferman ile;
• İngiltere’de kralın yetkileri sınırlandırılmıştır.
• Anayasa niteliğindeki bu ferman bir süre sonra İngiltere’de parlamento yönetiminin kurulmasına ortam hazırlamıştır. İngiltere Mutlak Krallık yönetiminden Meşruti Krallık yönetimine geçmiştir.
• İngiltere’de demokratikleşme süreci başlamıştır.
__________________
CooLmanJR Copyright © 2005-2008
²¹°¹ ³²¹³ °¹²¹³ ¹³

Kimseye bir şey ispatlamak zorunda değilsin yüreğim, şakaklarına bir ömür dayanmış ki büsbütün yalnızlık,
bir yanda yüreğin bir yanda gözlerin karanlığa merhaba derken, artık kıvranmanın alemi yok!
... Dik ol! Sevmek ayıp değil, sevgiyi karalayan utansın…


Ne Mutlu TÜRK'üm Diyene!..
CoolmanJr Şuanda Forumda Değil   Alıntı yaparak cevapla
Eski 21.04.2008   #10 (permalink)
 
hLL_saqO  Görüntü Resmi
 
Katılma Tarihi: Nis 2008
Nereden: maRs xD
Mesajlar: 2
Varsayılan

sevqıLı ogretmenımız bunu kabuL etmıyo x( qenede choq tesekkr ederım (:
__________________
Söz Konusu "GALATASARAY" İsé Gérisi Téferr.uA.ttır..*
hLL_saqO Şuanda Forumda Değil   Alıntı yaparak cevapla
Cevap


Şu Anda Konuyu İnceleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Yardiiiimm!! Dönem ödevi Geometri Alan Bağintilarii TOLGA_26 Liseler 3 04.04.2008 19:20
dönem ödevi yardım TS_ubasa Ödev 0 10.04.2007 22:26
Biyoloji-Dönem Ödevi İçin Karışık ppt Sunumlar eray553 Ödev 0 08.04.2007 13:59
Dönem Ödevi! hellgod Ödev 4 02.04.2007 22:37
dönem ödevi kapakları geldiiiiiii! by_memodelo A-B-C-D-E 0 26.05.2006 17:20


Şu anki forum saati: 04:37.


cnt hizmet sağlayan firma
ForumTi.com'un yapımı ve yayınlanması CNT'ye aittir.
Sitedeki içerikleri foruma ücretsiz şekilde üye olabilen ziyaretçiler oluşturur. Bu içeriklerin sorumluluğu yazana aittir.
Eğer yasak ve aykırı içerik tespit edilirse site yöneticilerine bu konular bildirilir ve kaldırılır. Site yönetimi haberdar edildiğinde sonuç alınamaz ise servis sağlayıcı CNT'ye bildiride bulunabilirsiniz.
vBulletin® v3.7.2, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd. Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259