|
|
#1 (permalink) |
|
Sadece Ben.....
![]() Katılma Tarihi: Mar 2006
Nereden: Görmek istediğin yerde :)
Mesajlar: 2,921
|
![]() Vural Savaş Onursal Yargıtay C. Başsavcısı Vural Savaş'ın, Dip Dalgası'ndan sonra merakla beklenen yeni kitabı. Ermeni sorunundan irtica tehdidine, ABD'nin gerçek yüzünden ekonomik tetikçilere, Atatürk milliyetçiliğinden küresel işgale dek, sokaktaki vatandaşın aklını kurcalayan güncel ve önemli konulara değinen Vural Savaş diyor ki: "Emperyalist devletlerin, yeniden çöküş sürecine sokmayı başardıkları Türkiye Cumhuriyeti'nde 'Kuvayı Milliye Ruhu', başka deyişle 'Atatürk Milliyetçiliği' yeniden canlanıyor. İçimizdeki işbirlikçi hainlerin telaşlanmalarının ve korkuya kapılmalarının, tüm milliyetçilere karşı saldırıya geçmelerinin gerçek nedeni budur." Bir Babanın Notları Hayri Yıldırım ![]() Ne suyun bir karış yüksekten dökülmesi şelâledir; ne bir su birikintisi denizdir! .. insan bir damla bile olamadan kendini deniz zannederse, kendi denizinde boğulmaktan nasıl kurtulabilir? Geçen ömürdür, geçen bir daha gelmeyecek, bir daha yaşanmayacaktır. Çünkü insanın her mevsimi kendi zamanında kalır, her mevsim bir defalıktır. Ve bir defa geçer insan bu havalardan. ikinci deneme çoğu zaman maskaralıktır... ![]() Orhan Tüleylioğlu 1960'ların sonundan başlayarak 1980'lerin başına değin süren bir dönemi yaşayan çocukların sorusudur bu. Hiç kimsenin yaşam garantisinin olmadığı, insanların sokak ortasında öldürüldüğü, kahvelerin tarandığı, bombalandığı; katillerin haberlerde 'kimliği bilinmeyen kişiler' diye anıldığı; kanlı ellerin bulunamadığı, mahkeme önüne çıkarılamadığı bir dönemdir bu. Kapsamlı imha planını adım adım uygulamaktan çekinmeyen bir faşist örgütlenmenin, halkın her kesimini hedef alan, bir ulusu birbirine düşürme tezgâhıydı bu aynı zamanda.. Ülkemizde binlerce kişi bu karanlık planın gerçekleşmesi için acımasızca katledildi. Cinayetlere yıllarca 'faili meçhul' dendi. Yakınları, cinayetlerin ardından gelen aşamaları sonu gelmez bir işkence gibi yaşayacak, kimi zaman gerçeğin bir ucuna yaklaştırılıp, sonra da onlara 'delil yetersizliğinden..' denecek, araştırmalar, soruşturmalar sırasında türlü zorluklarla, engellemelerle karşılaşacaklardı. Orhan Tüleylioğlu bu kitabında saldırıya uğramış, en temel insan hakkı olan yaşama hakları elinden alınmışların izini sürüyor. Dava dosyalarını, gazeteleri, dergileri, arşivleri tarayan Tüleylioğlu, yıllardır havada asılı kalan soruların ardındaki hüzünleri ve acı gerçekleri pek çok fotoğraf ve belgeyle günışığına çıkarıyor. Kitap, yakın tarihimize ışık tutarken ülkemizde işlenen aydın cinayetleri üzerine bir kez daha düşünmeye ve tartışmaya çağırıyor. ![]() Görünmez Adam Nevzat Güngör Nevzat Güngör öykülerinde hayvan masallarıyla, masal ve söylencelerden yararlanarak fantastik bir anlatımla günümüze, yaşadıklarımıza sembolik göndermeler yapıyor. Böylelikle gerçekleri, yaşadığımız ya da yaşatılan gerçeklikleri bütün acılıkları ve gülünçlükleriyle, başka bir deyişle, gerçek yönleriyle ortaya koyuyor. ![]() Bir Osmanlı Askerinin Sıradışı Anıları 1688 - 1700 Temeşvarlı Osman Ağa; Türkçeleştiren: Orhan Sakin Temmuz 1688 Gemide kalanların hepsi güverteye dizilmişler, bize bakıyorlardı. Eğlenceli bir oyun seyrediyormuşçasına neşe içindeydiler. Elinde kılıçla başımda bekleyen adamı teşvik için hep bir ağızdan bağırıyorlardı: 'Öldür! .. Öldür! ..' Ben diz çökmüş bir halde ölümümü beklerken, celladım da başımda yalın kılıç, gemiden kendisine çığlıklarla alkış tutan seyircilerine gösteri yapıyordu. Zaman zaman çevremde dönüyor, elindeki kılıcı havada daireler çizdirecek şekilde sallıyordu. Havada dönen kılıçtan yayılan yankılar, teknedekileri adeta coşturuyor, tezahüratlarının daha da artmasına neden oluyordu. Ancak, bu şamataya katılmayan birisi vardı: Bana tercümanlık eden Macar... YAnımda ayakta suskun duyuordu. Düşünceli bir hali vardı, sanki hasta gibiydi. Bu durum eli kılıçlı adamın dikkatini çekti. 'Niçin böyle susuyor, somurtuyorsun? ' diye sordu... Seri Katiller Nigel Cawthorne; Çeviren: Hatice Durmuş, Selen Çalık ![]() Tarih, siyasi ya da kişisel sebeplerden ötürü işlenmiş kitle cinayetlerinin öyküleriyle doludur. Ne var ki bugün adına 'seri cinayet' denen olgu, diğer cinayet türlerinden farklıdır. Üstelik yirminci yüzyılda artış gösteren bu rahatsız edici olay, varlığını içinde bulunduğumuz çağda da sürdürecek gibi görünüyor. Eskiden kitle cinayetleri ya salt vahşi dürtülerden dolayı ya maddi kazanç elde etmek adına ya da ölüm anında kişinin tecrübe ettiği süreçlere duyulan patolojik bir tür meraktan ötürü işleniyordu. Ama seri katiller kurbanlarını siyasi, kişisel ya da maddi sebeplerden ötürü öldürmez. Bu katiller daha ziyade toplumun belirli bir kesimine duydukları şiddetli bir öfke sebebiyle cinayet işlerler. Ayrıca bunların birilerinin komşusu, babası, arkadaşı olduklarını da unutmamak gerekir. Elinizdeki bu kitap sizi seri katillerin karanlık dünyalarına götürecek, onları normal bir insandan seri katile dönüştüren unsurları tartışacak. Mektup Aşkları Leyla Erbil ![]() Kanat Kitap, Leylâ Erbil'in kitaplarını yayınlamaya, ilk baskısı 1987 tarihinde yapılan Mektup Aşkları'yla başladı... Mektup Aşkları, mektuplardan oluşan, 'modern klasikler' arasına girmiş bir roman: Birbirlerine yazdığı mektuplardan roman kişilerinin aşk için çırpındığı yavaş yavaş ortaya çıkar, ama aşk onlarla alay etmektedir sanki - eğer varsa tabii... Bozguna uğrar ve gülünçleşirken bile kendi yüce potansiyellerini unutturamayan aşklar... Modern edebiyatın ürkütücü doruklarından biri. 'Tek ilkesi ikiyüzlülük olan bir toplumda birey ahlaklı kalabilir mi? Birbirlerine dayanarak ikiyüzlü bir toplum içinde ayakta kalmaya çalışan, dahası onu değiştirmeyi düşünebilen bu genç insanların aşk arayışları sadece küçük bir grubun değil, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonraki yılları yaşayan Türkiye'nin de bir betimini gerçekleştiriyor. Leylâ Erbil, yaşanan bireysel dramların içe işlemesini sağlıyor. [...] kişilere özgü olarak kurduğu anlatım biçimlerinin yetkinliğini özellikle vurgulamalıyım.' - Ahmet Oktay Ayrıca geçen yıl Leylâ Erbil'in edebiyattaki 50. yılı dolayısıyla düzenlenen sempozyumda sunulan bildiriler toplamı da yine Kanat Kitap'tan çıkıyor: Leylâ Erbil'de Etik ve Estetik. Bildirilerde Leylâ Erbil'in öteki yapıtları gibi, Mektup Aşkları da değerlendiriliyor: Aşk mektubu kime yazılır? Bu soru ilkin burada bilineni yinelediğim izlenimini uyandırmış olabilir. Aşk mektubu âşık olunan kimseye yazılmaz mı, bundan daha açık bir şey olabilir mi? Fakat âşık olunan kimse kimdir; mutlak olarak aşk mektubunu yazdığım, adresine gönderdiğim kimse mi? Ya o kimse adresinde yoksa ya da aynı adda iki kişi varsa? Bunlara iletişimin cilveleri denip geçilebilir. Ya da daha da karmaşık bir durum olarak ve Leylâ Erbil'in Mektup Aşkları'nda bize gösterdiği gibi, aşk mektubunu yazan kişi onu neredeyse kopyalayıp iki ayrı kişiye göndermişse, belki de onun asıl amacı buysa? Aşk mektubu bu yoldan amacına ulaşır mı? Bu amaç nedir? [...] 'Aşk mektubu (Erbil'in bize sunduğu örneğe göre) bir ileti olarak doğru alıcısını her zaman bulur mu; istenen etkiyi istenen kişide uyandırarak onda çağrısını yapar mı; bulmaz ve yapmaz ise ne olur; aşk 'aşk' olmaktan çıkar mı? ' (Önay Sözer, Leylâ Erbil'de Etik ve Estetik'ten)
__________________
...Anladım ki;
Kelimelerin bittiği yerde sen başlıyordun |
|
|
|
![]() |
| Şu Anda Konuyu İnceleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Photoshop Türkçe Kitaplar | atilimmedya | P-Q-R-S-T | 1 | 17.03.2008 18:29 |
| Harika Kitaplar | kenanaaa | Edebi Eserler | 0 | 05.07.2007 11:28 |
| Atatürk ün okuduğı kitaplar ... | tc.uctug | Atatürk | 0 | 26.06.2007 00:39 |
| Atatürk ile ilgili e-kitaplar | DrSkull | E-Kitap | 2 | 23.12.2006 21:28 |
| Dini Kitaplar | DrSkull | E-Kitap | 0 | 15.12.2006 17:06 |