|
|||||||
| Tarih Tarihimizdeki liderler, yaşadığımız zaferler, vs... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Teknik Ressam
![]() Katılma Tarihi: Tem 2006
Nereden: SAMSUN
Mesajlar: 917
|
SEYİT ONBAŞI (1889 - 1939) Seyit Onbasi, 1889 yilinin Eylül ayinda Havran Ilçesi Çamlik (Manastir) köyünde dünyaya geldi. Babasinin adi Abdurrahman, annesinin ki Emine idi. Seyit, 1909 yilinin Nisan ayi baslarinda askere alindi. 1912'de Balkan Savaslari'na katildi. Savas bitiginde terhis edilmedi ve topçu eri olarak Çanakkale Cephesi'nde görev aldi. Çanakkale Savaslari'nda gösterdigi kahramanlikla adini Türk tarihine yazdirdi. 18 Mart Deniz Savasi sirasinda, Rumeli Mecidiye Tabyasi'nda ayakta kalabilen tek top vardi onun da mermi kaldiran vinci bozulmustu. Seyit Onbasi büyük bir güçle 215 Okkalik mermiyi üç kez kaldirarak namlunun ucuna sürmüs ve bu kahramanligi ile Ocean gemisi büyük bir yara almisti. Seyit Onbasi 1918 sonbaharinda köyüne döndü. Sanati olan ormancilik ve kömürcülüge devam etti. 1934 tarihinde yürürlüge konan soyadi yasasiyla "Çabuk" soyadini aldi. 1939 yilinda akcigerlerindeki rahatsizlik nedeniyle vefat etti. BİR RİVAYET DEĞİL YAŞINMIŞ GERÇEĞİN KENDİSİ ÇANAKKALE Mehmetçiğin Çanakkale savaşını Kazandıran Yüksek Karakteri VATAN SAĞOLSUN Ali Çavuş bir kolu kopmuş bir şekilde içeri girdi.Komutan daha ne olduğunu anlamadan,sadece birkaç et parçasının tuttuğu parçalanmış kolu gördüğü an dehşet içinde kaldı. Ali Çavuş cebinden bir çakı çıkararak "Kumandanım şunu keser misin?"dediği zaman komutanın tüyleri yine diken diken olmuştu.Yapılacak başka bir şeyin olmadığının farkında olan komutan kolu kesti.Ali Çavuş bir süre yere düşen koluna ve kanlar içindeki omuzuna baktı. Şafağa doğru dönerek "Kumandanım feda olsun, VATAN SAĞOLSUN"dedi. Bomba sırtı olayı (14 Mayıs 1915)çok önemli ve dünya tarihinde eşine rastlanması mümkün olmayan bir hadisedir.Karşılıklı siperler arasındaki mesafe 8 metre,yani ölüm muhakkak 1. siperdekilerin hiç birisi kurtulamamacasına hepsi düşüyor.2. siperdekiler yıldırım gibi onların yerine gidiyorve savaşıyor.Fakat şarapnel,kurşun yağmuru altında öleni görüyor,3 dakikaya kadar öleceğini biliyor,en ufak bir çekinme bile göstermiyordu.Okuma bilenler Kur'an-ı Kerim okuyor ve cennete gitmeye hazırlanıyor.Bilmeyenler ise Kelime-i Şahadet getiriyor ve ezan okuyarak yürüyorlar.Sıcak cehennem gibi kaynıyor.Kalabalık düşmana karşı her siperde bir nefer süngü ile savaşıyor,ölüyor,öldürüyor.İşte bu Türk askerinde ruh kuvvetini gösteren dünyanın hiçbir askerinde bulunmayan tebrike değer bir örnektir.emin olasınız ki Çanakkale Muharebelerini kazandıran bu yüksek ruh ve iman gücüdür. İnsanlık DersiAvustralya Genel Valisi Lord CASEY Geliboluda'ki savaşa Teğmen rütbesiyle katılmış bir ANZAK'tır. Birgün Türklerle çok şiddetli bir çarpışmaya girdik, adeta göğüs göğüse idik. Her iki taraf da çok can kaybı vermişti. Aramıza biraz mesafe koymak için siperlerimize dönmek istedik.; büyük bir bölümümüz yerlerinizi almıştık. Bir İngiliz teğmen iki siper arasında nerden atıldığı belli olmayan bir top mermisi ile bacağını kaybetti ve orada yığılıp kaldı... Feryat ediyordu, bizim siperlerden kimse kalkıp onu ordan alımaya cesaret edemedi. Bekliyorduk, Bu arada Türk siperinden bir asker mevziinden ayağa kalktı; elindeki tüfeği ni siperin önüne koydu. Uzun boylu, bıyıklı, yiğit bir asker, ağır adımlarla yaralı subaya yürüdü. Durumu kavradım. Bizim siperlerdeki askerlere kesinlikle ateş etmemelerini söyledim, Türk askeri yaralı subayı kucağına alarak bizim siperlerin önüne getirdi ve yere yavaşca bıraktı... Türk askeri arkasına dönerek, yine ağır adımlar ile mevzinin önüne koyduğu tüfeğini alarak siperine girdi! Yarabbi bu necesaret, bu neasalet, bu ne ruh gücü demekten kendimi alıkoyamadım. Biz çok kahraman bir milletle savaştık. Bizi milletsiz yaptınız.
__________________
Bana Gözlerinle Değil Sözlerinle Anlat...
|
|
|
|
| Bu mesaj için <EFTELYA> kişisine teşekkür edenler: |
and&and (20.04.2007), sena... (19.04.2007), wırusluu (19.04.2007), ykp87 (20.04.2007), ßluet®ojan (19.04.2007)
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Ziyaretçi
Mesajlar: n/a
|
Çok güzel bir konuya değinmişsin bende bir şeyler eklemek istiyorum
alıntıdır. Çanakkale neyin savaşıydı ? Farkına varamadığımız değerlerden biri de Çanakkale gerçeğidir. Çanakkale’yle ilgili bilgiler savaşın şiddeti, ölenlerin çokluğu ve Çanakkale’nin geçilmez olduğuyla sınırlı. Çanakkale’de şehit olan 250 bin insan ve belki de bir o kadar gaziden geriye ne kaldı dersiniz? Çanakkale şehitlerinin geldikleri şehirlere baktığınızda bir Anadolu mozaiğiyle karşılaşıyorsunuz. Yani her vilayetin, her mahallenin neredeyse bir Çanakkale şehidi var. Çanakkale bizim yüreğimize düşen bir ateş. Gidenlerin dönmeyeceklerini bildikleri bir menzil. Gazilerimizin anlattıklarını bir masal gibi dinleyen torunlarız bizler. Aylarca top ve tüfek mermisi altında hayatta kalmanın, yürekle aklın direncinin nasıl bir sinerjiye dönüştüğünü araştırmayan bizler; çocuklarımıza da Çanakkale’yi anlatamıyoruz. Çanakkale’ye yeni evlendiği kocasını gönderen gelini, tek oğlunun sırtını sıvazlayıp gözyaşlarını içine akıtan anayı, bir daha geri gelemeyeceğini bildiği evladının gözünün içine bakarak “Allah’a emanet ol!” diyen babayı anlamadık, anlamaya çalışmadık. Çanakkale, yeni gelinin, ananın, babanın kalbindeki ateşte saklı... Çanakkale, siperlerde nöbet bekleyen Mehmetçiğin gönlünde gizli... Çocuklarımız Çanakkale’yi sadece bir savaş olarak görmemeli. Çanakkale, bir varoluş mücadelesinin yansıması olarak bilinmeli. Ve Anadolu’nun her vilayetinde saklı Çanakkale hikâyeleri unutulmaya yüz tutmadan su yüzüne çıkarılmalı. Çanakkale unutulmamalı. Çanakkale ruhumuzun yeniden ihyası adına önemli bir adım olmalı |
|
| Bu mesaj için kişisine teşekkür edenler: |
ykp87 (20.04.2007)
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Ziyaretçi
Mesajlar: n/a
|
alıntıdır.
Koca Seyid, 1909 yılında, 20 yaşında askere alındı. Balkan savaşlarına katıldı. Cihan Harbi patlayınca terhis edilmedi. Topçu eri olarak Çanakkale’ye gönderildi. İri yarı, çok güçlü olan Koca Seyid, burada Rumeli yakasındaki Kilitbahir’in 28’lik Rumeli Bataryası’nda topçu eri olarak vazifeliydi. 18 Mart günü, bulunduğu bataryaya İngiliz gemisinden atılan büyük bir bombayla birliğimiz toptan imha oldu. İçlerinden yalnızca Seyid Onbaşı ile Niğdeli Ali kurtulmuştu. Bir de Yüzbaşı Hilmi. Rumeli Mecidiye Tabyası’nda tek top ayakta kalabilmiş, fakat onun da vinci kırılmış olduğundan mermileri namluya sürülemiyordu. Yüzbaşı Hilmi Bey, etrafından birilerinden yardım alabilmek düşüncesiyle bataryadan uzaklaştığı sırada Niğdeli Ali ile Koca Seyid ümitsiz ve perişan ne yapacaklarını düşünüyorlardı. “Lâ havle velâ kuvvete illa billah!” (Allah’tan başka kimsede havl ve kuvvet yoktur!) duası Seyid’in ağzından nûr tanesi gibi dökülmeye başladı. Aşk ile kendinden geçmesi ve 257 okkalık top mermisini sırtlaması bir oldu. Demir basamakları ağır ağır tırmandı. Yanında bulunan Niğdeli Ali, Seyid’in göğüs ve omuz kemiklerinin çatırtısını duyuyor, hayret ve dehşet içinde kalıyordu. Topun namlusuna sürülen üçüncü mermi savaşın kaderini değiştiren olayı gerçekleştirmiş ve “Ocean” isimli zırhlı, bu merminin isabetiyle korkunç yara almıştır. Akşama doğru Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa, Seyid’in bataryasına geldi ve bu isimsiz kahramanı kutladı. Cevat Paşa, resminin çekilmesini istedi. Seyid ne kadar zorlandıysa da o mermiyi sırtlayamadı. Bunun üzerine tahtadan bir mermi yapıldı. Koca Seyid o mermiyi sırtına alarak fotoğrafçının karşısına geçti. *** KOCA SEYİD’E NE OLDU? Pek çok isimsiz kahraman gibi Koca Seyid de vefasızlıklar girdabına sürüklendi. Köyüne döndü. Hamallıkla geçinmeye çalıştı. Bu sıralarda üşüttü ve vereme yakalandı. Adı tarihe altın harflerle geçen kahraman, fakirlik içinde yakalandığı veremden kurtulamayarak sessiz sedasız dünya misafirhanesine veda etti. Kızı Ayşe Yıkar, “Gençliğimizde hep aç ve sefil bir hayat yaşadık. Annem de zaten aç ve perişan bir hayattan dolayı hastalıktan öldü. Ondan geriye bir şey kalmadı. Zaten bir şeyi yoktu ki.” diyordu. (Bkz: Çanakkale’nin Ruh Portresi, İbrahim Refik, Albatros Yay. 0212 519 39 33) *** Seyid, (Seyit Çabuk) 1889 yılında Havran ilçesinin Çamlık köyünde dünyaya gelmişti. Yoksul, topraksız bir köylünün çocuğuydu. Ve 1939’da öyle de öldü |
|
| Bu mesaj için kişisine teşekkür edenler: |
ykp87 (20.04.2007)
|
|
|
#6 (permalink) | |
![]() Katılma Tarihi: Mar 2007
Nereden: <==TüRkiyecİ==>
Mesajlar: 137
|
Alıntı:
__________________
Tekrar başlayalım sanal asker!!!!!!!!!!! |
|
|
|
|
|
|
#7 (permalink) |
|
Katılma Tarihi: Nis 2007
Nereden: izmir
Yaş: 24
Mesajlar: 2
|
canakkale ıcın yazılmıs muhtesem bır sıır bu da benden.....
MEHMET TOPRAK OLDU Yokluktu, yoksulluktu Anadolu Bozkırın orta yerinde bir çocuk doğdu. Adı Mehmet oldu O şehit oğluydu. Daha doğmadan yetim oldu. Anası kaptı Mehmet i koştu Tarlada ırgat oldu Eski bir yorgana sardı Mehmeti toprağa koydu Gün oldu meme emdi karnı doydu gözü doydu Gün oldu aç kaldı susuz kaldı Gün oldu toprak Onun yatağı oldu Mehmet toprağın üstünde kırk günlük bebek oldu Yağmur yıkadı yüzünü ayaz kuruttu ellerini Güneş kararttı tenini Mehmetin aklı erer oldu Babasını sordu Dedi, anası şehit oldu Gövdesini toprak yaptı vatana kattı Senin baban toprak oldu Mehmetin aklı ermedi Babası nasıl toprak olurdu Gün geldi Düşman Çanakkaleye geldi Toprak dedi Mehmedin yaşı onyedi Toprak benim babam dedi Vermem dedi Mehmet Mehmetçik oldu Anası onu son kez doyurdu Koştu Çanakkaleye Mustafa Kemalin askeri oldu Gün oldu karnı doydu gözü doydu Gün oldu aç kaldı susuz kaldı Gün oldu toprak onun yatağı oldu Mehmet toprağın üstünde kırk günlük asker oldu Yağmur yıkadı yüzünü ayaz kuruttu ellerini Güneş kararttı tenini Mehmetin aklı erdi Hatırladı Babasının gövdesini toprak yaptığını anladı Babası nasıl toprak oldu Mehmet Mehmetçik oldu Çelik oldu duvar oldu ÇANAKKALE GEÇİLMEZ OLDU Ateş kustu düşman mermi kustu bomba kustu Durdu Mehmet çöktü dizlerinin üstüne Kan vardı göğsünün üstünde Alnını toprağa koydu Toprak kan oldu Yattı toprağın üstüne kırk günlükken yattığı gibi Tuttu toprağı kırk günlükken tutuğu gibi Mehmet toprak oldu Toprağa renk oldu Bitki oldu yaprak oldu Bayrağa kırmızı oldu Gelin kızın halısında boya oldu desen oldu Koyuna kuzuya çimen oldu yün oldu iplik oldu Ustanın elinde çanak oldu çömlek oldu Aşığın dilinde türkü oldu İki yüz elli bin Mehmet şehit oldu İki yüz elli bin Mehmet toprak oldu Toprak bize VATAN oldu Fikret TUNÇ |
|
|
|
![]() |
| Şu Anda Konuyu İnceleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| MÜslÜman ÇocuĞuna Bazi Dİnİ Sualler | and&and | İslamiyet | 3 | 4 Hafta Önce 01:39 |
| ***autocad 2008 Bazi Kişisel Bilgileri*** | <EFTELYA> | Resim, Grafik, Tasarım | 1 | 20.12.2007 15:58 |
| BAZI hileler | yaçhuza | Oyun Hileleri, İpuçları ve Rehberleri | 2 | 05.07.2007 12:35 |
| Samsun Için Bazi Genel Bilgiler Bilmeyenler Için | <EFTELYA> | Genel | 0 | 19.04.2007 10:14 |
| Bazi Bonbar Duman AraÇlari Saygilarimla ...!!!!1 | <EFTELYA> | Tarih | 0 | 04.08.2006 13:02 |