Geri Dön   Forum Ti > Kültür Sanat > Tarih
Üye Ol Üye Listesi Takvim Forumları Okundu İşaretle

Tarih Tarihimizdeki liderler, yaşadığımız zaferler, vs...

Cevap
 
Konu Araçları
Eski 07.06.2007   #1 (permalink)
Hüzün!
 
Ozcank  Görüntü Resmi
 
Katılma Tarihi: Eki 2006
Nereden: İSTANBUL' TR nefes aldığın....
Yaş: 21
Mesajlar: 505
Exclamation tarihin karanlık ve tozlu sayfalarında ... vahşet ... +16

güzel bir arşiv olur bu resimlerden.. bakın nasıl aletlerle işkence yapıyorlarmış













































__________________
BIRAK BOŞ KALSIN ...
Ozcank Şuanda Forumda Değil   Alıntı yaparak cevapla
Eski 07.06.2007   #2 (permalink)
Hüzün!
 
Ozcank  Görüntü Resmi
 
Katılma Tarihi: Eki 2006
Nereden: İSTANBUL' TR nefes aldığın....
Yaş: 21
Mesajlar: 505
Varsayılan

















































Tarihin karanlık sayfaları

Kızgın kerpetenler, çivili sandalyeler, büyük huniler, parmakları sıkıştıran mengeneler, ölüm askıları... Tüm bunlar, 20. yüzyılda siyasi muhaliflerini susturmak ve sindirmek için, totaliter rejimlerin kullandığı zindan aksesuarları değil. Bu işkence aletleri, bir dönem, Katolik Kilisesi'nin vazgeçilmez yardımcılarıydı ve engizisyon mahkemelerinin utanç dolu sayfasını oluşturuyordu.

1633 yılının 22 Haziran günü, Roma, tarihinin en önemli günlerinden birine tanık oluyordu. Engizisyon mahkemesinde yargılanan Galileo Galilei'nin son sözleri merakla bekleniyordu. Ünlü bilgin acaba düşüncelerinde direnecek miydi, yoksa "itiraf" mı edecekti? Yüzlerce izleyici ve jüri sıralarını dolduran onlarca din adamının ortasında, kendisini tarihle hesaplaşmak üzere bir av gibi hisseden Galilei'nin ağzından şu sözler döküldü: "Ben, 'Güneş evrenin merkezindedir' dediğim için yargılanıyorum ve bu tür aykırı görüşleri nefretle kınıyorum, lanetliyorum. Aynı zamanda Kutsal Katolik Kilisesi'ne yapılan tüm yanlışları da..."

69 yaşındaki bilim adamı, kendisi gibi Güneş'i merkez kabul eden görüşü savunanlardan Giordano Bruno'nun kazığa bağlanıp yakılmasından sonra, pek kahramanca davranamamıştı. Ama yine de, bugün engizisyon denince akla "Galileo Gallilei'nin duruşması" geliyor. Nitekim 2000 yılında papa, binyıl kutlamalarını fırsat bilerek, başta büyük bilim adamları olmak üzere, bir zamanlar din adına gerçekleştirilen bu uygulamalardan dolayı özür diledi.


Üç büyük engizisyon... Gerek kararları, gerek siyası ve dini erki nedeniyle üç büyük engizisyon adından çok söz ettirdi. Ortaçağ Engizisyonu, Valdensesler ile Katharlar'ın kurulu düzeni sarsan öğretiler yaymaya balamaları üzerine, 1231'de Papa IX. Gregorius tarafından kuruldu.
İspanyol Engizisyonu ise, Castilla kraliçesi I. Isabella'nın ısrarı üzerine, Papa IV. Sixtus tarafından 1483 yılında onaylandı. Müslümanlar'la Yahudiler'in kendi inançlarına bağlanmalarını sağlamak hedeflenmişti. Bu nedenle, 200.000'e yakın Yahudi, 1492 yılında İspanya'yı terk etti.
Roma Engizisyonu, Roma Katolik Kilisesi'nin savunduğu öğretiyi korumak için III. Paulus tarafından 1542'de kuruldu. Genel olarak Calvin ve Lutherciler'e savaş açtı. Roma Engizisyonu, cadılık ve büyücülükle de uzun yıllar mücadele etti.



Bir manastıra ya da piskoposun sarayına yerleşen engizisyon sorgucusu, daha sonra halkı kilisede toplayıp uzun bir vaaz veriyordu. Amaç, yerel halkla ilişkileri sıcaklaştırmak ve onların güvenini kazanmaktı.

Engizisyon mahkemeleri, çoğunlukla "ihbar" müessesesi üzerine kurulmuştu. Eğer bir kişi kendi günahlarını gelip bir ay içinde itiraf ederse ve "özür dilerse" affedilirdi. Ancak bu süre içinde böyle bir davranışta bulunmazsa, ona karşı dava açılırdı. Davalı, mahkemede kendisini kimin ihbar ettiğini asla öğrenemezdi.

Sorgucunun katedralde verdiği vaaz, daha sonra yazılı olarak kiliselerin kapılarına asılırdı. Böylece hiç kimse "benim, mahkemenin geldiğinden haberim olmadı" diyemezdi. Bu ilandan sonra, sorguculara ihbarlar yağmaya başlardı. Mahkeme bir ay boyunca bu ihbarları okur, değerlendirir ve ihbar edilenlerin kendilerini göstermelerini beklerdi. İhbarların tümü noter tarafından kayda geçirilir ve bir temele dayanıp dayanmadıkları ya da sadece çamur atma olup olmadıkları araştırılırdı.

1593 yılında tutuklanan ünlü bilim adamı Giordano Bruno, önce Venedik Senatosu'na sevgilisi olan bir kadının kocası tarafından zina suçuyla ihbar edilmişti. Halkın tepkisinden korkan Senato, bu ihbarı kendisi değerlendirmek yerine engizisyon mahkemesine havale etmişti.

Mahkeme tutanaklarından, engizisyona gelen ihbarların yüzde ellisinin ciddiye alınmadığı açıkça görülüyor. Öte yandan, bugüne kadar pek bilinmeyen bir nokta, yanlış ihbarlarla suçlamada bulunan kişilerin de işkenceyle cezalandırılmasıydı.

İhbarın üzerinden bir ay geçtikten ve iyice değerlendirildikten sonra, engizisyon bir ön sorgulama yapardı. Bu noktada çok dikkatli davranılır ve suçlanan kişinin saygınlığını yitirmemesine özen gösterilirdi. Çok nadir olarak, ön sorgulamadan önce tutuklama yapılır ve bu durumda mutlaka iki tanık gösterilirdi. Ancak, ön sorgulamadan sonra, suçlanan kişi "tehlikeli" olarak tanımlanırsa, hemen tutuklanır veya piskoposluk sarayının ya da kraliyet mahkemesinin zindanına atılırdı.
Engizisyon kurallarına göre, tutukluların her türlü bakımından ve harcamalarından kilise sorumluydu. Belgeler, bu konuda oldukça ilginç uygulamalara tanıklık ediyor. Örneğin, bazı mahkûmlar pahalı şaraplar sipariş ediyor; hatta bazıları, geceyi eşleriyle birlikte geçirmeyi talep ediyorlardı. 1632 tarihinde engizisyon, mahkeme boyunca Galileo Gallilei'yi üç odalı bir evde ağırlamış ve kendisine bir de hizmetçi tahsis etmişti.

Mahkeme işlemleri basitti. Sanık ya piskoposluk sarayında ya da bir manastırda yargılanırdı. Mahkeme bir sorgucu kurulundan, noterden ve iki hukuk uzmanından oluşurdu. Bu uzmanlardan biri kilise dışından seçilebiliyordu. Mahkemelerde suçlanan kişinin bir avukatı yoktu. Sadece, sorgulamalarda itiraf edip etmediğine tanıklık etmek için bir kraliyet temsilcisi hazır bulunuyordu. Sorgucular, mahkemede suçlamalarını hem Latince hem de suçlunun anadilinde yapmak zorundaydılar. Sorgucular, çoğunlukla suçlu sıralarından çok daha yüksekte bulunan bir kürsüde otururlardı. Sorgucu konuşmasına, önce suçlunun kimliğinden, işinden, ailesinden söz ederek başlar ve daha sonra sözü işlenen suça getirirdi. Sorgucular psikolojik taktik konusunda çok uzmandılar. Suçluyu çelişkiye düşürüp, erken ve acele bir itiraf peşindeydiler. Bazı sorgucular bu konuda öyle uzmanlaşmışlardı ki, suçluyu giyiminden, bakışından ve duruşundan saptayabiliyorlardı. Engizisyon sorgucularının en ünlülerinin başında Bernardo Gui geliyordu. Çeyrek yüzyıl boyunca kendini soruşturmalara adayan bu Dominiken din adamı, sorgulamalarının büyük bir çoğunluğunu, 1324 yılına kadar Fransa'nın Toulouse kentinde sürdürdü. Başpiskopos ilan edildiğinde, o güne kadar tam 930 kişiyi yargılamış ve cezalandırmıştı.

Suçunu itiraf etmekte direnenler için işkence uygulanması, belki de engizisyon adının bu denli tiksinti ve ürperti yaratmasının nedeni...

Aslında, Ortaçağ boyunca bu yönteme çok fazla rağbet edilmemişti. İşkence uygulamasının kurumlaşması 14. yüzyıldan sonra Roma hukukunun kabul edilmesinden sonra gerçekleşti. İşkence, mahkeme boyunca söylediklerinde çok büyük kuşkular ve çelişkiler olan suçlular için, ancak ve ancak başpiskoposun onayıyla yapılırdı. Engizisyon mahkemelerinin uyguladığı işkenceler konusundaki tartışma, günümüzde de tüm hızıyla sürüyor. Bir grup tarihçi, bu işlemlerin acımasızlığını ve zalimliğini dile getiriyor. Onlara göre, bazı yazılı kaynaklarda işkence gören kimi suçluların vücutlarının normalden 30 santim daha uzadığı belirtiliyordu. Yine kurbanın ağzına, büyük hunilerle bir seferde litrelerce su, hatta kimi zaman idrar boşaltılıyordu. Günahkârların kalçaları kızgın kerpetenlerle sıkılıyordu. 1486 yılında Alman engizisyon sorgucuları tarafından kaleme alınan "Cadıların Tokmağı" adlı el kitabı, engizisyon mahkemesinin uyguladığı bazı işkence yöntemlerini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyordu.


Dini doktrinlere karşı çıkanlar...

Katolik kilisesi, Ortaçağ'da gücünü sağlamlaştırdıktan sonra, kabul edilmiş doktrinlere karşı çıkanları toplum düşmanı olarak ilan etmeye başladı. Ancak, pişmanlığı reddedenler de vardı:

Roger Bacon (1220-1292)

Britanya İmparatorluğu'nda yaşayan Kelt bilim adamı, deney yöntemini ilk savunan Ortaçağ aydınlarındandı. Büyüteci bulan ilk olarak tarihe geçti. Fransisken öğretisini eleştirdiği için 15 yıl hapis yattı.

Ockhamlı William (1285-1347)

İngiliz filozof, varlık konusundaki yalınlık ve tutumluluk ilkesiyle ünlü... "Nesneler zorunlu olanlar dışında çoğaltılmamalıdır" sözü, "Ockham'ın usturası" şeklinde adlandırılıyor. Papalığa karşı imparatorluğu desteklemenin İncil'e uygun olduğunu söylediği için mahkum edildi. Ancak, Münih’e kaçarak yaşamını burada sürdürdü.

Giardano Bruno (1548-1600)

Aristotelesçi kapalı evren görüşünden ilk sıyrılanlar arasında yer alan İtalyan filozof, Kopernik'in tezini savundu. Evrende, Dünya'dan başka birçok gezegenin bulunduğunu söyledi. Aykırı görüşler beslediği için Roma'da kazığa bağlanıp, diri diri yakıldı.

daha 2..3 tane daha var ama biraz daha + 20 olmasından dolayı koymadım

alıntı
__________________
BIRAK BOŞ KALSIN ...

Bu mesajı en son Ozcank düzenledi . Düzenleme zamanı: 07.06.2007... 20:16. Sebep: yazım hataları düzeltildi.
Ozcank Şuanda Forumda Değil   Alıntı yaparak cevapla
Bu mesaj için Ozcank kişisine teşekkür edenler:
staticiation (15.06.2007)
Eski 07.06.2007   #3 (permalink)
Genel Yönetici
 
Babacandeniz  Görüntü Resmi
 
Katılma Tarihi: Mayıs 2006
Nereden: Başkent
Mesajlar: 3,658
Varsayılan

Çok acımazsızlarmış gerçekten
__________________

Kavgadan kaçmış militan gibi
İnkarcıyım artık

Sesimi bırak
Öfkem sıtmalı saatlere
Arka sokaklarımda sana yer yok
Suskun içimdeki şehirler

Ağır geliyor aklım
Ayaklarım taşımıyor içimi
Bir kadeh rakı, iki gözyaşı
Seni tüketiyoruz
Şerefe
Şerefe
şerefe


Satın alacağın silahla vuracağın ilk kişi belki o silahı tasarlayandır;

Savaşta öldüreceğin ilk düşman belki hayatında görüp göreceğin en şahane insandır.
Babacandeniz Şuanda Forumda Değil   Alıntı yaparak cevapla
Eski 08.06.2007   #4 (permalink)
 
®sihirb4z®  Görüntü Resmi
 
Katılma Tarihi: Kas 2006
Nereden: Kocaeli/İzmit
Yaş: 20
Mesajlar: 108
Varsayılan

İçim karardı ya. Arkadaş bu ne ya :S Emeğin için sağol ama.
__________________
Ya olduğun gibi görün, yada göründüğün gibi ol. Zor gelmiyorsa adam ol.
®sihirb4z® Şuanda Forumda Değil   Alıntı yaparak cevapla
Eski 15.06.2007   #5 (permalink)
 
Katılma Tarihi: Eyl 2006
Nereden: Türkiye
Mesajlar: 9
Varsayılan

Lanet olsun bunları yapanlara
lavinya85 Şuanda Forumda Değil   Alıntı yaparak cevapla
Eski 16.06.2007   #6 (permalink)
ultrAslan
 
just_me35  Görüntü Resmi
 
Katılma Tarihi: Nis 2007
Nereden: izmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,190
Varsayılan

bu nedir ya hiç işi gücü yok bunlarımı bulmuşlar nasıl bir piskopatlıktıe bu yazık o insanlra
__________________
ultrAslan heryerde !
just_me35 Şuanda Forumda Değil   Alıntı yaparak cevapla
Eski 16.06.2007   #7 (permalink)
 
Katılma Tarihi: Şub 2006
Nereden: Bursa/es-es
Yaş: 23
Mesajlar: 1,780
Varsayılan

çok yaratıcı bi insan şu kazıklı voyvoda
her zaman yenilik peşinde koşmuş...
zaman zaman kendini aşmamış da değil ha
staticiation Şuanda Forumda Değil   Alıntı yaparak cevapla
Eski 19.06.2007   #8 (permalink)
Ne Mutlu Türk'üm Diyene!..
 
cemertem  Görüntü Resmi
 
Katılma Tarihi: Kas 2005
Nereden: Trabzon
Mesajlar: 1,668
Varsayılan

abdullah ocalana hepsini yapmak lazım her saat birini yaparsak ne kadar mutlu olurum
__________________
Ne Mutlu TÜRK'üm Diyene!..

" Türkeş Türk çocuğu, Ecevit Halk çocuğu, Erbakan Müslüman çocuğu da biz o..spu çocuğu muyuz?" Demirel
cemertem Şuanda Forumda Değil   Alıntı yaparak cevapla
Cevap


Şu Anda Konuyu İnceleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
forum sayfalarında forumları doldurmaktanmı sıkıldın madlyxx P-Q-R-S-T 2 07.06.2008 10:03
Ben ve Karanlık Babacandeniz +16 Hikaye 16 01.02.2008 13:12
KaziĞa Oturtma... VahŞet ( +45 ) ÜÇ_HİLAL Video 20 19.07.2007 21:31
forum sayfalarında müzik çalma olayı.. vigor İnternet & Ağ Bağlantıları 2 30.11.2006 06:54


Şu anki forum saati: 00:08.


cnt hizmet sağlayan firma
ForumTi.com'un yapımı ve yayınlanması CNT'ye aittir.
Sitedeki içerikleri foruma ücretsiz şekilde üye olabilen ziyaretçiler oluşturur. Bu içeriklerin sorumluluğu yazana aittir.
Eğer yasak ve aykırı içerik tespit edilirse site yöneticilerine bu konular bildirilir ve kaldırılır. Site yönetimi haberdar edildiğinde sonuç alınamaz ise servis sağlayıcı CNT'ye bildiride bulunabilirsiniz.
vBulletin® v3.7.2, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd. Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265