Geri Dön   Forum Ti > Kültür Sanat > Tarih
Üye Ol Üye Listesi Takvim Forumları Okundu İşaretle

Tarih Tarihimizdeki liderler, yaşadığımız zaferler, vs...

Cevap
 
Konu Araçları
Eski 10.09.2007   #1 (permalink)
Hαkkıм∂α ßiLqin Yoxα.. Fikяinde OLмαsıη!
 
CoolmanJr  Görüntü Resmi
 
Katılma Tarihi: Şub 2007
Nereden: SewnHill =)
Yaş: 20
Mesajlar: 3,203
Varsayılan Türkiye - AB ilişkileri ve Ortadoğu

Türkiye - AB ilişkileri ve Ortadoğu
Parçalanan devletler, iç çatışmalar ve doğal kaynaklar için savaşlar: Ortadoğu"daki tehlikeleri Türkiye ve AB devletleri sadece beraberce etkisiz hale getirebilirler.
Ortadoğu"nun istikrara kavuşması geleceğin Avrupa dış politikasının kendini ispatlamasındaki en büyük sorumluluklardan birisi olacaktır. AB ülkeleri Türk potansiyelini kullanmaya karar verirlerse, AB"nin söz konusu kendini ispatlamasında Türkiye Avrupa"nın en büyük ortağı olabilecektir. Öyleyse Ankara Avrupa Birliği"nin bölgedeki politikalarını mantıklı şekilde nasıl güçlendirebilir?
İlk olarak Türkiye"nin kendisine bir göz atarsak. Türkiye"deki yönetim modern ve yapıcı bir dış politika uyguluyor ve AB"ye entegrasyon konusundaki açık çabaları herkesçe bilinmektedir. Türkiye bölgenin tüm aktörleri ve batılı ülkelerle iyi ilişkiler konusunda tek olma özeliğinde bir ülkedir. Bu ilşkilerin ne kadar faydalı olabileceği 2006 yılındaki Lübnan savaşı örneğinde kendini göstermektedir. O zaman Lübnan Başbakanı Fuad Siniora Başbakan Tayyip Erdoğan"ı telefola aradı ve ondan yardım istedi. Başbakan Erdoğan"da bunun üzerine iki gün içinde Başkan Bush, BM Genel Sekreteri Annan, İngiltere Başbakanı Blair, İsrail Başbakanı Olmert, İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad ve Suriye Devlet başkanı Esad ile telefon görüşmeleri yaptı. Muhtemelen hiç bir ülke hükümet başkanı bütün taraflarla bu nispette iyi bir kontakt kurma imkanına sahip değildir. Türkiye hem Batı"nın hem de İslam dünyasının nabzını hissediyor. Türkiye"nin geleceğe dönük dış politikası Ortadoğu için bir vizyon öngörüyor ve de Türkiye"yi Avrupa Birliği"ne sokacak bir iç politik reform programını takip ediyor. Bu dış politika uygulamasını altı prensip belirliyor.
1) Türkiye"de ve bölgede güvenlik ve özgürlükler arasında bir denge kurulması. Kim güvenlik için özgürlüğü kurban ederse, Saddam Hüseyin"in Irak"taki uygulaması gibi, otokratik bir yapı meydana getirir. Tam tersi olarak, güvenlik yerine sadece özgürlük tercih edilirse, bugünkü Bağdat"ta günlük olarak görüldüğü gibi, bu durum anarşiye götürür. Türkiye bugün AB"ye tam üyelik hedefinde özgürlük ve güvenliği birbiriyle barışık halde bulundurabilmektedir.
2) İhtilafsız bir politika: Komşularla gerginlikler ülkenin kendi güvenliğini tehlikeye sokuyor. Fakat güvenlik olmaksızın vatandaşarın özgürlükleri sadece iç politik reformlarla güçlendirilemez.Türkiye doksanlı yıllarda komşularıyla oldukça değişken ilşkilere sahipti; ancak bugün neredeyse istisnasız şekilde bütün komşularıyla ilşkileri çok iyi durumdadır. Bu iyi ilişiler Ankara"ya içerdeki reformlar konusunda daha geniş bir hareket alanı sağlamaktadır.
3) Komşu ülkelerde kaos ve güvensizlik ortamına karşı bir barış politikasının uygulanması. Bu durum Balkanlar"ı, Kafkasya"yı, Ortadoğu"yu ve Orta Asya"yı içermektedir. Eskiden Türkiye"nin önceliği yalnızca kendi siyasal sınırları içindeki güvenlikti. Ülke sınrları dışında oluşan tehlikeye karşı içerde savunma yapılmaya çalışılırdı. Fakat bugün biz biliyoruz ki, sadece kim soft power ile ülke sınırları dışında bir etkidede bulunursa kendisini gerçekten koruyabilir. Kim bunu yapmazsa komşudaki tehlikeler günün birinde kendi kapısını da çalacaktır. Bosnalı ve Kosovalı mülteciler nereye sığındılar? Başka devletlerle birikte Türiye"ye de. Iraklı Kürtler Saddam Hüseyin"in saldırılarından korunmak için nereye sığındılar? Türkiye"ye.
4) Farklı işbirliği ilişkileri birbirlerine karşı olmak zorunda değildir, bilakis birbirini tamamlayıcı olmalıdır. Bu bağlamda Türkiye"bin ABD ile NATO içinde ve dışındaki ilişkileri AB"ye alternatif ilişkiler değildir. Rusya ile Türkiye arasında tarih boyunca yapılmış bir çok savaş ve mücadele sonrasında Rusya"ya karşı artan iyi ilişkiler AB ve ABD ile ilişkilere zarar vermeyecektir. Avrupa"ya olan bağ Türk dış politikasının temeli olarak kalmaya devam edecektir.
5) Bölgesel değişimlere reaksiyon olarak dinamik bir diplomasi: Eskiden bazıları Türkiye"yi kuvvetli kasları olan, zayıf bir mideye sahip, kalbi hastalıklı ve orta ölçekte bir beyne sahip olarak görürdü. Bununla: Güçlü bir ordu, zayıf bir ekonomi, eksik bir bilinç ve stratejik yetersizlik kastedilirdi. Bugünse bu algılama değişmektedir. Şöyle ki; Türkiye"nin ekonomisi istikrar kazanmaktadır, güvenlik alt yapısı güçlüdür ve diplomasisi kendinden emin ve yapıcı şekilde ortaya çıkmaktadır. Örneğin Papa"nın 2006 Aralık ayındaki Türkiye ziyareti öncesi bir çok kimse muhtemel bir krizi öngörüyordu; ancak buna karşın tam tersi olarak ziyaret büyük bir başarıyla gerçekleştirildi. Veya Kıbrıs meselesinde: Orada Ankara BM planyla ilgili referandum konusunda yapıcı ve yaratıcı davranmıştır. Sonunda planı reddeden Rum tarafı olmuştur. Fakat maalesef AB şimdiye kadar olduğu gibi yine Rum kesimininin oyun bozanlığını ödüllendirmiş, Türk tarafınıysa cezalandırmıştır. Yine örneğin Ortadoğu"da olduğu gibi Arap ülkelerindeki ve İsrail"deki basında Türkiye üzerine yazılan makalelerin yüzde doksanında Türkiye"nin insiyatif kullaması övülüş ve bölgedeki yeni soft power konumu takdir edilmiştir.
6) Uluslararası kuruluşlarda daha güçlü bir temsil: BM insiyatifi dahilinde 2005 yılında oluşturulan "Medeniyetler İttifakı" projesi Türkiye ve İspanya"nın ortak çalışmasına dayanmaktadır. Bu çalışma muhtemelen zamanımızın en büyük meydan okumasına karşı önemli bir katkı sağlayacak ve kültürlerin çatışmasını engellemeye yönelik bir insiyatif olacaktır. Geçtiğimiz yıllarda Türkler uluslararası organizasyonlarda yönetim pozisyonlarında görevler almışlardır. Ekmeleddin İhsanoğlu bugün İslam Konferansı Örgütü"nün ( İKÖ ) Genel Sekreteri"dir. Kemal Derviş BM Kalkınma Programı ( UNDP ) Başkanıdır. Türkiye"nin eski Dışişleri Bakanlarından Hikmet Çetin 2006 yılına kadar Afaganistan"daki BM sivil yönetiminin başında bulunuyordu. Bundan başka Türkiye çok sayıdaki ulslararası organizasyonun üyesi durumundadır. Örneğin NATO, OECD, G-20 devletleri, Karadeniz Ekonomik İşbirliği ( KEİ ), Ekonomik İşbirliği Örgütü ( ECO ) ve Gelişmekte Olan Ülkeler Örgütü D-8 gibi yapılanmalar bunlardan bazılarıdır. Yine Ankara 2005 yılından bu yana Afrika Birliği"nde ( AU ) gözlemci ülke konumundadır. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Afrika Biriliği"nin Addis Abeba"daki sekizinci zirvesinde şeref konuğu olarak bulunmuştur. Çünkü Türkiye Çin"le birlikte Afrika"ya en çok yardımda bulunan ülkelerden biridir. Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Gül"ün 2006 ve 2007"deki ziyaretlerinin kanıtlayacağı gibi Türkiye Arap Ligi ile de sağlam ilişkilere sahiptir.
Öyleyse bu kadar ilişkiler ağı bulunan Türkiye AB"ye Ortadoğu"daki bu devasa problemlerin üstesinden gelmede nasıl yardım edebilir? Ve neden bu bölge AB için hayati bir öneme sahiptir?
Başka bölgelerdeki krizlere nazaran Ortadoğu"daki problemler dünyanın geri kalanından soyutlanamaz. Çünkü Ortadoğu"nun kültürel veve tarihi arka planı bütün dünyanın siyasal durumuyla bağlantılıdır. Çoğu AB ve ABD vatandaşı duygusal anlamda o kadar kuvvetli şekilde Ortadoğu"ya bağlı ki, batılı hükümetler bu durumu görmezden gelemezler. Kim bölgeye ilgi göstermemeyi yeğlerse orada oluşan küresel güvenlik risklerine karşı da seyirci kalmakatan başka şansı kalmayacaktır.
Önümüzdeki 2014-2015 yılları içinde Avrupa, ABD ve Ortadoğu ülkeleri bölgeyi derin değişikliklere sürükleyen Birinci Dünya Savaşı"nın 100. yılını anacaklar. Türkiye de bu dönemde AB"ye tam üye olmuş olacak veya tam üyeliğe çok yakın bir konumda bulunuyor olacaktır. Türk hükümeti şimdiden şu sorunun cevabını arıyor: Biz yakın gelecekte nasıl bir Ortadoğu"yla uğraşmak durumunda kalacağız? Buna yönelik üç ayaklı bir gelecek vizyonu öngörülüyor. Bunlar: Siyaset, kültür ve ekonomi.
Siyasal boyut: 2015 Ortadoğu"su bütün ülkelerin ve güvenlik sistemelerinin 1975 Helsinki anlaşmalarındakine benzer etkili bir siyasal diyaloğa ihtiyaçları bulunmaktadır. Türkiye, KZSE"yi göz önünde bulundurarak, yeni çözüm mekanizmalarını hayata geçirmiştir. Daha Irak Savaşı başlamadan Ankara, Irak"ın komşu ülkelerini konferansa davet etmiştir. Bu konferans çerçevesindeki buluşmalar Irak"ta durum istikrarlı bir hale gelinceye kadar devam edecektir. Bölgede dayanıklı bir strüktürel yapının inşası Türk-Arap Foumu ile Arap Ligi"in beraber hareket etmesiyle kolaylaşmıştır.
Kültürel boyut: Şehirlerin renkliliği ve kent kültürü barışçıl çok kültürlü topluluk için turnusol testi niteliğindedir. Yakındoğu çeşitliliği bize İstanbul, Kahire, Kudüs veya Şam gibi şehirlerde bunun örneklerini sunmaktadır. Zira bu sayılan şehirlerin ana caddelerinde camiler, kiliseler ve sinagoglar yan yana duruyorlar. Bölge kültürel alamda hiç bir zaman yeknesak bir özelliğe sahip olmamıştır ve de olmayacaktır. Bütün şartlarda değişik etnik ve dini grupların Kudüs"te, Beyrut"ta, Kahire"de, Kerkük"te, Bağdat"ta ve Basra"da bir arada yaşamaya devam etmeleri garanti altına alınmalıdır. Dışarıyla bağlantısı kesilmiş şehirler ve semtler bölge için bir kabustur. BM"nin " Medeniyetler İttifakı" bu çeşitlilik vizyonunu desteklemektedir.
Ekonomik boyut: Ekonomi barışın temeli olabilir. AB, Avrupa"ya karşılıklı iktisadi bağımlılıklarla barış ve istikrar getirmiştir. Bu prensipe sadık kalarak Türkiye bilinçli şekilde Irak"a ve Kuzey Irak"a yönelik ilişkilerini sürdürmektedir. Ankara bu yıl Suriye ve Mısır"la serbest ticaret anlaşmaları imzaladı ve körfez ülkelerine yönelik özel ilişkiler inşa etti. Ayrıca İran"la ticaretimiz de karşılıklı olarak artmaktadır.
Siyasal diyalog, kültürel birlikte yaşam ve iktisadi bağlar tehlikeye maruz kalmış Ortadoğu için hayırlı olacaktır. Bunun alternatifiyse korkunçtur. Bu ilkeler başarıya ulaşmazsa bölge öyle bir felaketle karşı karşıyadır ki, bu Birinci Dünya Savaşı"nın tahribatından çok daha fazla olacaktır.
Yukarıda ifade edilen vizyon işte bu yüzden başarıya ulaşmak zorundadır. Ne ihtiraslı politik hesaplar ne de karşılılı yanlış imajlar bunu engellemelidir. Tarihi fırsat önümüzde bulunuyor. Türkiye ve AB ortak bir program geliştirmelidir ve bununla da Avrupa"da ve Ortadoğu"da barış, refah ve istikrarı garanti altına almalıdır.
Kaynak: www.zeit.de
* Ahmet Davutoğlu"nun makalesi Almanya"da Körbe-Stiftung`un (Körbe Vakfi) organize ettiği Bergedorf Konuşmaları (Bergedorfer Gesprächekreis) toplantisinda yapılan "Türkiye, AB"nin Ortadoğu"daki Partneri" adlı sunumuna dayanmaktadır.
__________________
CooLmanJR Copyright © 2005-2008
²¹°¹ ³²¹³ °¹²¹³ ¹³



I'm Not SuperMan, He Is MyBrother!






Gülünç Olmaya Başladı Burası (=






Buyrun Buradan Yakın ;
Destek Yok Köstek War (:
Ne Mutlu TÜRK'üm Diyene!..
CoolmanJr Şuanda Forumda Değil   Alıntı yaparak cevapla
Cevap


Şu Anda Konuyu İnceleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Türkiye Ortadoğu Planı (TOP ! ).. Saymın Genel 0 11.06.2007 00:52
Kanayan Yara : ORTADOĞU CoolmanJr Tarih 0 11.05.2007 07:16
Atatürk'ün Ortadoğu Vasiyeti 4trymebaby Atatürk 0 28.04.2007 01:35
Türkiye - Gana By_DungeoN (FD) Dünya Kupası 2 27.05.2006 12:32
Ortadoğu (BW İSTİHBARAT AÇIK BİLGİLER) BurakWare Haberler & Gündem & Tartışma 4 13.04.2006 23:56


Şu anki forum saati: 20:04.


cnt hizmet sağlayan firma
ForumTi.com'un yapımı ve yayınlanması CNT'ye aittir.
Sitedeki içerikleri foruma ücretsiz şekilde üye olabilen ziyaretçiler oluşturur. Bu içeriklerin sorumluluğu yazana aittir.
Eğer yasak ve aykırı içerik tespit edilirse site yöneticilerine bu konular bildirilir ve kaldırılır. Site yönetimi haberdar edildiğinde sonuç alınamaz ise servis sağlayıcı CNT'ye bildiride bulunabilirsiniz.
vBulletin® v3.7.2, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd. Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265