|
|
#1 (permalink) |
![]() Katılma Tarihi: Eyl 2006
Nereden: Türkiye
Mesajlar: 120
|
![]() Beynimizin en büyük hatalarından birisidir kendini anlamaya çalışmak...Sürekli sorular üretir boşluklarda... Bu nedenledir ki insanoğlu her zaman kendini anlamaya çalışmakta başarısız olmuştur. "Balık denizi göremez!" derler. Doğrudur. Tüm balıklar, birbirlerini uçuyor görür. Beynimizin algıladığı kadarıyla hayatımız... Bir sineği düşünün... Perdesi açık ama penceresi kapalı bir odada, sürekli cama vurup durur. Her ne kadar çarpsa da, bir türlü anlayamaz orada cam olmadığını. Çünkü beyni algılamaz... Bir düya var. Üzerinde birçok canlı yaşıyor. Her canlı da kendini, kendi algısıyla görüyor. Sizce insan beyni ne derece başarılı olabilir kendisini anlamada.Yeteneklerini,potansiyelini,yapabilecekle rini,özelliklerini...Gerçekten beynimiz, yalnızca düşünce gücü ile cisimleri hareket ettirebilir mi? İşitme ve görme özelliklerini kullanmasa da başka beyinlerle irtibat kurabilir mi? Bazı olayları önceden sezebilir mi? Bir rüya kurulduğunuda, onu kontrol edebilir mi? Tüm bunları anlayabilir mi? Bugün Telepati,6 His,Biyoenerji gibi terimlerle adlandırdığımız bu olayları ve çok daha fazlasını gerçekleştiren birçok insan var. Gerçekten de beynimizin böyle özellikleri olabilir mi? Dahasını sayacak olursak; Astral Seyehat(Fiziki beden kullanılmadan yapılan seyehat),Durugörü(Hipnozdaki gibi gözler kapalıyken, görme durumu ama beta dalgaları boyutunda),Auro Katmanını Görme(Vücudumuzun yaydığı metafiziksel enerjiyi, çıplak gözle görme),Biyokinesis(Düşünce gücüyle göz rengi değiştirme vb.) Audokinez(Düşünce gücüyle ses frekanslarını kontrol etme) vs. vs. vs. Çok daha fazlası var... Hem de çok fazla. Evet.Beynimizin muhteşem özellikleri var. Ancak tüm işlerimizi makinalarla yaptığımız, 5-6 katlı apartmanlarda asansör kullandığımız bir çağda yaşıyoruz. Üstelik hayata dahir tüm negatif düşüncelerimiz de beynimizi giderek köreltiyor. Beynimizi anlayamadığımız çin, kendimizi anlayamıyoruz. Kendimizi anlayamadığımız için, insanları anlayamıyoruz.İnsanları anlayamadığımız için dünyayı, dünyayı anlayamadığımız için de dünya ötesini anlayamıyoruz/algılayamıyoruz. Kısacası, bugün bilimin ve teknolojinin geldiği son nokta,belki de beynimizi biraz olsun tanımaya başlama dönemimizdir. Belki de biraz olsun beynimizi gerçekten kullanmaya başladığımız dönemdir... -Yazan: by Parazit-
__________________
|
|
|
|
| Bu mesaj için parazit kişisine teşekkür edenler: |
|
|
#3 (permalink) |
![]() Katılma Tarihi: Kas 2006
Nereden: ANKARA
Yaş: 20
Mesajlar: 198
|
bu işin bilim ve teknoloji ile çözülecegını sanmam bilakis şamanlar bu konuda ilerideler ve onlar eski ögretilere gore yetıstırılıyor
__________________
İKİMİZE BİR DÜNYA YETMİYOR MU HI? http://img227.imageshack.us/img227/6189/adszsn0.png |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Katılma Tarihi: Tem 2008
Nereden: istanbul
Yaş: 18
Mesajlar: 2
|
Ben inanmıyorum böyle birşey olduğuna. İnsan beyni gerçekten dört dörtlük bir organ ama burda bahsedilenleri yapabilecek yeteneği olduğunu hiç sanmıyorum..Biraz bilimkurgu olmuş bu
![]() paylaşm için teşk;) Bu mesajı en son improgressve düzenledi . Düzenleme zamanı: 25.07.2008... 15:21. |
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
![]() Katılma Tarihi: Eyl 2006
Nereden: Türkiye
Mesajlar: 120
|
Tasavvufa da mı inan mıyorsunuz? İnsanın sürekli kötülük yapmasını emreden nefsin ve nefsin vücuda bağlantı noktaları olan, Uzak doğu Felsefesi'nde "Çakra" diye tabir edilen alanların açılması ile kişi kerametler göstermeye başlıyor...Yogilerde namaz olayı olmadığından, bunu meditasyonla kapatmaya çalışıyorlar. Bu yol ibadetten daha kolay olduğundan, nefis noktaları daha hızlı açıyorlar... Ancak tabi ki bu onların nefislerini terbiye ettikleri anlamına gelmiyor. Sadece, bu noktalardaki enerjiyi kullanıyorlar...
__________________
|
|
|
|
|
|
#7 (permalink) |
|
Katılma Tarihi: Mar 2007
Nereden: ANKARA
Yaş: 29
Mesajlar: 1
|
Parazit kardeş merhaba öncelikle yazıtın mükemme. izin verirsen bende birkaç şey eklemek istiyorum. ben kendimden örnek versem daha doğru olur. biraz derin bir konu olacak ama bakalım beni anlayabilirmisiniz
ben kendimi anlayabiliryorum körelmiyorumda aksine eksikliklerimi yapmak isteyipte elimin kolumun bağlı olduğu anlar oluyor mesela bir yanlış; yalan söylemek hepimiz yalan söylemeyiz deriz ama söyleriz öyle değilmi ben bazı noktada kaçamak yalan söylerim bunun cevabının kılıfını nefsim hükmediyor buda cazip geliyor. ve nasıl olup bittiğini bile anlamıyorum yalan söyleme hem günah hemde insanlık açısında güvençsizlik. emin bir kişi olmayı çok denedim ama bakın çevremin bakış açısından bahsetmiyorum onalara yansıttığım pozitif elektrik ve aldığımda o ama ben içimde yanlış yaptığımı biliyorum ha şunuda belirteyim hayatım yalan üzerine kurulu değil tabiiki bu benim hastalığm hobimde değil palavra gibi bu benim nadiren ama sevmediğim bir huyum bunu engellemenin yolu ise kendim ile başbaşa kalmak kendimi anlamak oluyo beynim bana asıl cevabı veriyor elbet. aslın konu beyinde bitmiyor bir ruh var birde nefis birbirine zıt iki metafizik cenalı bunlar birbirleri ile hiç anşamadılar benim için söylüyorum beyin bir bilgisayar düşününki işlemcisi ekran kartı önbelleği aslında beyin o. program yazılmış geri kalanını bizim irademize bırakılmış ne güzel birşey aslında ruhumuz güzel şeylerle donatmak istiyo nefis ise kendi arzularına göre kılıf uyduruyor. beyin vucudumuza hükmeden ne verdiysek onu alırız düşünce yeteneğide öyle aslında bir madde görmeden onu hafızamıza almadan bize bir veri kaynağı veremez. biraz dşünün ben beyni bir gilgisayara benzetiyorum azda olsa çünkü çalışma prensibi aynı. şuan yazıyı yazan benim cümleleri dökmemi sağlayan beyin düşüncemi içtenlikle yazdıran ise ruhum umarım sıkmamışımdır sizi hakkınızı helal edin lütfen kalın sağlıcakla... |
|
|
|
|
|
#8 (permalink) | |
|
Katılma Tarihi: Tem 2008
Nereden: istanbul
Yaş: 18
Mesajlar: 2
|
Alıntı:
tasavvufla anlattıkların arasında nası bi bağlantı var anlamadım? |
|
|
|
|
|
|
#9 (permalink) | |
![]() Katılma Tarihi: Eyl 2006
Nereden: Türkiye
Mesajlar: 120
|
Alıntı:
![]()
__________________
|
|
|
|
|
|
|
#10 (permalink) |
![]() Katılma Tarihi: Eyl 2006
Nereden: Türkiye
Mesajlar: 120
|
Tasavvufta amaç, nefsi terbiye etmek. Nefis terbiye oldukça, Uzak Doğu'da çakra adı verilen ve bize göre, nefsin vücuda bağlantı noktaları olan yerler açılıp, kişi mucizeler göstermeye başlıyor. Aynı anda birçok yerde görülen alimlerden bahsederiz... Buna karşılık, nefis bölgelerini meditasyon ve düşünce gücü ile harekete geçirip, çeşitli yetenekleri sergileyen insanlar var.
FENOMEN YARIŞMASI'NI SEYRETMEDİNİZ Mİ YAVVV ![]()
__________________
|
|
|
|
![]() |
| Şu Anda Konuyu İnceleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|